Tarih, tekerrürden ibaret olduğu kadar ibret alınmayan derslerin de mezarlığıdır. Bugün İsrail, kendi karanlık geçmişinden zerre kadar ders çıkarmadığını; Lübnan’dan Filistin’e uzanan coğrafyayı kan gölüne çevirerek tüm dünyaya ilan etmektedir. Bombalar sadece binaları değil, masum insanların evlerindeki huzuru, çocukların yarınlarını ve insanlığın onurunu paramparça ediyor. İsrail’in sapkın bir inanç ve işgal hırsıyla yürüttüğü bu saldırganlık, artık sadece Ortadoğu’nun değil, tüm dünyanın başına musallat olmuş küresel bir bela halini almıştır.
Lobilerin Esareti ve Amerikan Zulmü
İsrail lobisinin, Amerika’yı "Epstein dosyaları" gibi karanlık şantaj mekanizmalarıyla esir alarak kendi suçlarına ortak etmesi, küresel adaletin nasıl bir çürüme içinde olduğunu göstermektedir. Ancak unutulmamalıdır ki; mazlumun ahı, zalimin saraylarını yerle bir edecek güçtedir. Bu zulmün hesabı, bugün değilse yarın, mutlaka ama mutlaka "aheste aheste" çıkacaktır.
Bir Aktivistin Uyanışı: Mia Sol Stoelen ve Gerçeğin Ateşi
Gerçeklerin medya eliyle çarpıtıldığı bu çağda, Norveç asıllı aktivist Mia Sol Stoelen’in hikayesi, İsrail’in kurduğu yalan imparatorluğuna indirilmiş ağır bir darbedir. "Her şeyin yolunda olduğunu sanıyordum" diyen Stoelen, Batı Şeria’ya gittiğinde karşılaştığı manzaranın "siyah ve beyaz kadar net" bir apartheid (ırk ayrımcılığı) rejimi olduğunu bizzat tecrübe etmiştir.
Stoelen’in İsrail pasaportunu yakarak bu kirli vatandaşlığı reddetmesi, sadece bir protesto değil; İsrail’in gerçek yüzüne tutulmuş bir aynadır. Kendi sokağında yürüdüğü için vurulan Filistinlileri gören bir vicdanın, bu vahşete ortak kalması imkansızdı.
"Aramızdaki En İnsan Olanlar Filistinlilerdir"
Aktivist Stoelen’in şu sözleri, modern dünyanın içine düştüğü ahlaki çöküntüyü özetlemektedir:
"İnsanların Filistinlileri 'insan gibi göstermemiz gerektiğini' söylediğini duyuyorum. Ama bence onların buna ihtiyacı yok. 80 yıllık ağır işgal boyunca aramızdaki en insan olanın onlar olduğunu gösterdiler. Asıl kendi insanlığını sorgulaması gereken, tüm bunlara izin veren Batı'dır."
Filistinliler; onurlarını, inançlarını ve haysiyetlerini bombaların altında bile korurken; sözde medeni Batı, bu vahşeti sadece izleyerek kendi insani değerlerini çoktan toprağa gömmüştür.
Zulüm Payidar Olmaz
Bugün sadece dünya halkları değil, bizzat İsrail’in içindeki vicdan sahibi vatandaşlar bile bu kanlı yönetime başkaldırıyorsa, sona yaklaşıldığı aşikardır. Ölüm tehditleriyle, silahlı Chabad üyelerinin mesajlarıyla doğruları söyleyenleri susturabileceklerini sananlar yanılıyorlar. Gerçekler, bir kez gün yüzüne çıktığında hiçbir lobi, hiçbir şantaj dosyası ve hiçbir bomba o ışığı söndüremez.
Filistin halkının 80 yıldır sergilediği o sarsılmaz duruş, insanlık dersini kimin verdiğini tüm dünyaya kanıtlamıştır. Şimdi sorma sırası bizde: Batı, bu kanlı mirası daha ne kadar sırtında taşıyacaktır?














Dökülen bu kadar masum kanı elbette çıkacak. Buna sessiz kalan İslam alemi de nasibini alacaktır
Allah razı olsun abicigim