TÜRKİYE ile Çin arasında yük treni seferleri başlayınca, " O tren gidemez, yolda kalır, Gebze'den ileri gidemez" diyerek, bizi öfkelendirerek bir hayli eğlendirmiş ve kendisini rezil etmişti, ancak kendisinde herhangi bir utanma emaresi görülmemişti çok pişkindi.
Bugünlerde TV'de TOGG otomobilin deposunun kaç liralık mazot ile dolacağının hesabını yapmış ütü’nün kablosunu priz de unutmuş olacak ki akıma kapılarak devrelerine zarar vermiş olma ihtimali çok yüksek…
TOGG otomobilin mazot masrafını hangi kafayla hesap ederken, (malum ışıklar içinde bulunan mahalleye) birden bir ışık görmüş olmalı bizim mahalleliyi gazlayalım diye düşünmüş. Bunlar için, TOGG aslında "otomobil" değil, "O bir Maket’ti !
Aslında ülkede çok motor vardı, ne hikmetse bu kadar motorun içinde otomobile motor takmayı unutmuşlardı.
Malum TOGG’un motoru yok Motor koymayı unutmuşlar!. Zaten ülke motor da yapamıyordu.
Motoru olmayınca mazot deposu da koymamışlar, Maket olduğunu zannettiği için de, İtalya sanayisinden bir arabaya reklam giydirme yapıp caddelerde dolaştırıldı diye tahmin etmişti…
Dahası var TB3 , ANKA, BAYRAKTAR, KIZILELMA İHA' lar, DİHA’ lar SİHA' lar bunlarda yerden bir oyun konsolundan kullanarak havada uçuruyorlar, bence bunlar uçurtma, milletin gözünü boyuyorlar ayrıca bunların içine pilot koymayı unutmuşlar bunlar maket uçurtma olarak yayla şenliklerinde kullanılan uçurtmalardı…
Birde yetkililer şunu açıklamıyorlar bu maket araçları Kim sürecek , kim indirecek, kim kaldıracak ? bir sürü soru işareti var işin yoksa, ışıklar içinde olan mahallesine anlat, ışıklar içinde yaşadıklarından gözleri kamaşıyor, etraftaki hiçbir şeyi göremiyorlar sadece kendi sohbet odalarında birbirleriyle konuştuklarından yani kendi gürültülerinden başkalarını duyamıyorlar anlamaya yetenekleri de olmadığından düşünemiyorlardı..
Savunma sanayi için yapılan füze ve diğer mühimmat gibi kavramlara aşina olmadıklarından ne diyeceklerini bilmiyorlar en kısa eleştiriyi yapıyorlar; kesin Maket tir, diyerek içlerindeki kıskançlığın ve kinin bir kısmını mecburen dile getiriyorlardı…
Sinop açıklarında füze atılınca malum mahallenin önde gelenlerinden biri ,balıklar konusunda hassasiyeti tavan yapmış (rakı- balık denkleminde, denklemdeki balık kaybolunca şoka girdiğinden bu kadar hassas olmuş olma ihtimali çok yüksek) çok üzülmüş balıkların ürktüğünü ve çok korktuklarını anlatmış mahallede uzun süre deniz kenarlarına giderek ağlama seansları düzenlemişti….
S-400'leri de uzun süre boru olarak malum mahalleye anlatmaya çalışmışlardı. Anlayacağınız bu garabet yaklaşımlar saymakla bitmez!
Bu anlayış sosyolojik olarak sorunlu bir anlayıştır. Bu eğitim sisteminin ürettiği okuyup anlamadan verilen derslerin yani ezber sisteminin acilen kaldırılması gerekiyor en önemlisi öğretmen nedir; kavramının içinin doldurulması ve öğretmen alım sisteminin değişmesi gerekiyor
















