Yeni Sanayi Hamlesi: Mısır Yatırımcıya Yeni Bir Sayfa Açıyor
İlk üç yazımda Mısır’ın ekonomik dönüşümünü, sanayileşme sürecini ve 2030 vizyonunu ele almaya çalıştım. Bu kez ise son günlerde açıklanan yeni sanayi teşviklerini ve bu kararların yatırım ortamına nasıl yansıyabileceğini değerlendirmek istiyorum.
Mısır’ı sadece ziyaret eden değil; uzun yıllardır bu ülkede yaşayan, üreten, yatırım yapan ve iş dünyasının içinde yer alan bir Türk iş insanı ve yatırımcı olarak, Türkiye ile Mısır arasındaki ekonomik ilişkileri sahadaki gerçekler üzerinden değerlendirme fırsatı buldum. Bugün geldiğim noktada, Mısır’ın üretim ekonomisini güçlendirmek adına önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğine inanıyorum.
Sanayi Bakanı Mühendis Halit Haşim tarafından açıklanan yeni teşvik paketi, bana göre yalnızca bazı idari düzenlemelerden ibaret değil; yatırımcı odaklı yeni bir sanayi anlayışının ortaya konulduğunu gösteriyor.
Özellikle sanayi arsaları için getirilen kiralama yoluyla mülkiyet sistemi, yatırımcıların ilk yatırım maliyetlerini önemli ölçüde azaltabilecek nitelikte. Yatırımcıların arsayı 7 ila 21 yıl arasında kiralayabilmesi, üretime başladıktan sonra satın alma hakkı elde etmesi ve ödedikleri kiraların satış bedelinden mahsup edilmesi, özellikle üretime yeni başlayacak firmalar açısından dikkat çekici bir kolaylık sağlıyor.
Bir diğer önemli gelişme ise yatırım süreçlerinin dijital ortama taşınmasıdır. Üreticileri Destekleyen Birleşik Dijital Platform sayesinde yatırımcılar; arsa başvurularından izin süreçlerine, fizibilite çalışmalarından ihracat desteklerine kadar birçok hizmete tek bir sistem üzerinden ulaşabilecek.
Platformda yapay zekâ destekli ön fizibilite hizmetlerinin sunulacak olması, yerli makine ve hammadde tedarikçilerinin dijital ortamda buluşturulması, sanayi ürünleri için B2B ticaret altyapısının oluşturulması ve yatırımcı şikâyetlerinin belirli sürelerde sonuçlandırılmasının hedeflenmesi, Mısır’ın dijital dönüşümü sanayi politikalarının merkezine yerleştirdiğini gösteriyor.
Açıklanan teşvikler yalnızca büyük sanayi kuruluşlarını değil, kırsal kalkınmayı da kapsıyor. “Üretici Köyler” projesi kapsamında önümüzdeki üç yıl içinde kurulması planlanan 100 küçük fabrika; tarımsal ürün kayıplarını azaltmayı, katma değer oluşturmayı ve kırsal bölgelerde yeni istihdam alanları yaratmayı amaçlıyor.
Bunun yanında sanayi yapılarında esas alınan resmî inşaat birim maliyetlerinin yaklaşık %90 oranında düşürülmesi, yatırımcıların ruhsat ve diğer resmî işlemler sırasında karşılaştıkları maliyetleri önemli ölçüde azaltabilecek bir adım olarak öne çıkıyor.
Elbette hiçbir teşvik paketi tek başına başarıyı garanti etmez. Asıl belirleyici olan, açıklanan politikaların sahada hızlı, şeffaf ve öngörülebilir biçimde uygulanmasıdır. Yatırımcı açısından en büyük teşvik; güven veren bir yatırım ortamı, istikrarlı kurallar ve çözüm üreten kamu yönetimidir.
Bu noktada yatırımcı şikâyetlerini haftalık olarak değerlendirecek yeni komisyonun kurulacak olması da dikkat çekici bir gelişmedir. Çünkü yatırımcının sesini duyan ve sorunlara hızlı çözüm üreten bir yönetim anlayışı, uzun vadeli yatırım kararlarını doğrudan etkileyen unsurlardan biridir.
Türkiye açısından bakıldığında ise bu gelişmeler yeni fırsatların kapısını aralayabilir. Özellikle gıda işleme, tarıma dayalı sanayi, makine imalatı, ambalaj, lojistik ve ihracata yönelik üretim yapan Türk firmaları için Mısır her geçen gün daha cazip bir üretim merkezi hâline geliyor.
Benim sahadaki gözlemim şudur: Mısır artık yalnızca yatırım çağrısı yapan bir ülke değil; yatırımın önündeki engelleri azaltmaya çalışan, üretimi teşvik eden ve sanayisini daha rekabetçi hâle getirmeyi hedefleyen yeni bir yaklaşım benimsiyor.
Önümüzdeki yıllarda bu reformların kararlılıkla uygulanması hâlinde Mısır’ın sadece bölgesel bir pazar değil, Avrupa, Afrika ve Orta Doğu arasında stratejik bir üretim ve ihracat üssü olma hedefine daha da yaklaşacağına inanıyorum.
Çünkü sanayileşme yalnızca fabrika kurmak değildir.
Sanayileşme; yatırımcıya güven vermek, üretimi kolaylaştırmak, teknolojiyi desteklemek ve özel sektörün önünü açmaktır.
Bugün açıklanan yeni teşvikler de bana göre Mısır’ın bu yönde attığı en önemli adımlardan biri olarak tarihe geçecektir.















