Yakışmadı!

Ben bir Fenerbahçeliyim. Eskiden daha sıkı bir taraftar sayılırdım ama "ne olacak bu Fenerin hali?" muhabbetleri çok fazla uzayınca(!) bende ki bu taraftarlık ateşi zamanla azaldı. Ama yine de takip ederim hem işim gereği, hem de vefadan, neler oluyor diye.

Ben bir Fenerbahçeliyim. Eskiden daha sıkı bir taraftar sayılırdım ama "ne olacak bu Fenerin hali?” muhabbetleri çok fazla uzayınca(!) bende ki bu taraftarlık ateşi zamanla azaldı. Ama yine de takip ederim hem işim gereği, hem de vefadan, neler oluyor diye.

Bunu belirtme ihtiyacı hissettim çünkü az sonra yazacağım şeyler Galatasaray’la ilgili. Ve ben ister inanın ister inanmayın ve hatta fanatikler anlamakta zorluk çeksin, Lig içindeki maçlar dışında Galatasaray’ı severim. Rekabet ortamında elbette önce kendi takımımı tutacağım ama rekabetin olmadığı yerde bir Türk takımı olarak Galatasaray’ı da severim, Beşiktaş’ı da, Mersin İdman Yurdunu da… Mesela bu yaklaşımıma hayretler içinde bakanların, ben de Galatasaray bir yabancı takımla karşılaştığında, o takımı tutmasına ve bir Türk takımının yenilmesini istemesine hayretle ve ibretle bakıyorum. Nasıl olabiliyor bu şaşırıp kalıyorum.

Bu anlamda Galatasaray’ın yeni stadına kavuşma heyecanını ben de yaşadım… Cem Yılmaz’lı reklamlarını bayılarak izledim. "Mekân oynatıyo” sözüne epey güldüm, böyle büyük bir takımın güzel bir stada kavuşmasından dolayı onur duydum vs. Açılış heyecanını yaşayan çok yakın tanıdıklarım vardı, onları tebrik ettim… Ama açılıştaki o tutum ve davranışları hiç beğenmedim ve açıkçası Galatasaray taraftarına da yakıştırmadım. O tanıdıklarım da bu durumu hiç beğenmediler ve çok canları sıkıldı. Şaşkın ve üzgündüler, çünkü böyle bir şeyle karşılaşabileceklerini onlar da bilmiyorlardı.

Başbakan Erdoğan son açıklamasında bunun "organize bir tertip” olduğunu söyledi ki ben bunu ilk düşünenlerdenim. Bir kere bunu düşünmem için bir değil bir sürü sebep var. Birincisi, Galatasaray taraftarı her ne olursa olsun böyle tarihi ve mutlu bir gününü bu şekilde bir tutumla gölgelemez. Bu görkemli açılışın, böyle çirkin bir tezahüratla anılması gerçek Galatasaraylıları üzer, zira gerçek bir taraftar, takımının adının bu şekilde gündeme gelmesini istemez. İkincisi, bildiğim kadarıyla Galatasaray en centilmen takımlardan birisi. Ki sporun ruhunda vardır ya da olmalıdır centilmenlik. Öyleyse, endirekt olarak, bir spor olayında siyasetin olmaması gerekir. Zaten Başbakan Erdoğan oraya AK Parti Başkanı olarak değil Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı olarak gitmiştir. Bu unvan da orada "yuh”lanarak ne yapılmaya çalışıldıysa onun dışında değerlendirilip, belli bir saygıyı hak etmeliydi diye düşünüyorum. Üçüncüsü yine orada ne yapılmaya çalışıldıysa, bunun ne yeri ne de zamanıydı…

Organize bir tertip olması yönünde daha bir sürü neden sıralayabiliriz. Bana en çarpıcı gelen nedenin ise az önce yazdıklarımla hiç alakası yok… Farklı bir noktadan bir bakış açısı olacak bu! Bu organizasyonun bana göre tek nedeni, yaklaşan seçimler ve kuyruk acısı içinde kıvrananların egolarını tatmin çabası… (Ergenekon, Balyoz, Sarıkız, Ay Işığı, Yılanların Öcü (pardon bu yoktu)) Ben bu düşünce etrafında dolanırken Haber 7 sitesinde bir haber dikkatimi çekti. Haber şuydu: "Erbakan’a da statta "yuh” çekmişlerdi.” Haberin devamında ise şu ayrıntılar var: " Maçın oynandığı gecenin sabahında ise Türk siyaseti açısından önemli bir gelişme olmuş, Necmettin Erbakan, 28 Şubat’ta alınan ve imzalaması için baskı yapılan MGK kararlarının Hükümet tarafından görüşülmesine karar vererek, ön bildiriye imza atmıştı. Bu imza Refah-Yol Hükümetini düşüren post modern darbeyi organize edenlerin en önemli kazanımı olmuştu” Yeterince şey anlatıyor bu haber! Ergenekon’la beraber bir bir su yüzüne çıkarken planlar (28 Şubat sürecinden önceki taktikler; Fadime Şahinler, Ali Kalkanlar, Müslüm Gündüzler) bu zihniyetin taktiklerinden birini daha anlamış olduk böylece. Kalabalıkları kullan! Özellikle bu bir statsa ve herkesin gözü o stadın üstünde olduğu bir zamansa bu durumu kaçırma!

Deneme bir, öğrenci olayları… Deneme iki; futbol taraftarları… Deneme bir’i Cumhurbaşkanı Gül "gelin bakayım çocuklar sizin derdiniz ne” diyerek çok güzel savuşturdu, deneme iki’de sinirli Başbakanımız bana göre biraz fevri davrandı. Gerek yoktu "bu stadın parasını biz verdik” diye başa kakmaya. (Gerçi haksız da sayılmaz, Galatasaraylıya hediyedir bir anlamda bu ve karşılığı bu olmamalıydı) Bunun yerine, o taraftarları tespit ettikten ve durum polis incelemesinden de geçtikten sonra daha sağlıklı bir açıklama yapabilirdi. Tıpkı yıllar önce Kocatepe’de bir cenaze merasiminde Gül’ün "yuh”lanıp o yuhlayanın kamera kayıtlarıyla ipliğinin pazara çıkması gibi!

Yaklaşan bir seçim var. Ve yaşadığımız süreçleri vatan millet menfaatlerini hiçe sayarak, tamamıyla bir güç savaşına döndürenler var. Tek dertleri az önce ifade ettiğim kuyruk acıları ve güç, kontrol bizde olsun düşüncesi olan bu zihniyet, beni ürküten bir zihniyet açıkçası. Yaptıklarını referans kabul ederek yapacaklarından endişe duyduğum bir zihniyet bu! Seçim öncesi centilmence yarışmayı baltalamak için daha azık torbalarında ne tür planları olduğundan şüphe duyduğum bir zihniyet bu!

Ak Parti Hükümeti ne olursa olsun bu zihniyete kurban edilmemeli! Eğer bu Hükümet gidecekse en demokratiğinden bir yolla, seçimle gitmeli ancak. İktidar savaşında dokümanlar ve planlar ülke yararına olmalı, partiler yapacakları hizmetlere halkı ikna ederek gelmeli iktidara… Seçimi gölgeleyecek ve demokrasiyi baltalayacak planlarla değil!

Ve az önce yazdıklarım her ne kadar benim görüşüm olsa da -velev ki bu düşüncelerim de yanılıyor olsam bile- bir takım, özellikle taraftarı çok olan bir takım, bu tür siyasi konulara alet edilmemeli ve alet olmamalı!

Öyle veya böyle, sebebi ne olursa olsun Galatasaray, Başbakana yönelik bu kaba davranışı yapmamalıydı ve bu takıma bu nahoş tavır hiç yakışmadı!