Seyyar Satıcı
Ortak akıla yakıştıramadım… Kangren haline gelmiş, yıllardır çözülmemiş tablacı ,seyyar satıcılarla mübarek ramazan ayında ortak aklın mücadele şeklini yakıştıramadım. Memleketlerinde terörden dolayı bağlarını, bahçelerini, evlerini bırakıp gelen doğulu vatandaşımız ya inşaatlarda çalışarak,ya da küçük bir sermaye ile aldığı tabla ile seyyar satıcılık yaparak ailesini geçindirmeye çalışıyor,çocuklarını okutuyor.Vatana asker olarak gönderiyor…
Ortak akıla yakıştıramadım…
Kangren haline gelmiş, yıllardır çözülmemiş tablacı ,seyyar satıcılarla mübarek ramazan ayında ortak aklın mücadele şeklini yakıştıramadım.
Memleketlerinde terörden dolayı bağlarını, bahçelerini, evlerini bırakıp gelen doğulu vatandaşımız ya inşaatlarda çalışarak,ya da küçük bir sermaye ile aldığı tabla ile seyyar satıcılık yaparak ailesini geçindirmeye çalışıyor,çocuklarını okutuyor.Vatana asker olarak gönderiyor…
Ben trafiğin engellenmesine, kaldırım işgaline karşıyım.
Yıllar önce benim dükkanımın önüne araba park edilmesin diye konulan tezgahları zabıta almıştı.
İyi yapmış dedim.Kaldırımı bende olsam işgal etmemem lazım diyerek zabıtanın el koyduğu malı bile almadım, personelime ders olsun diye…
Yıllardır şehrimizde seyyar satıcı sorunu var, özellikle valilikle beraber emniyeti de yanına alarak belediye zabıtaları son zamanlarda daha çok mücadele etmeye başladılar.
Bu mücadelede bazen ölçü kaçtı.
Yüzlerce tabla alındı imha edildi, mallara el konuldu.
Ama bu insanların başka yapacakları işleri olmadığından, evine ekmek götürmesi gerektiğinden yine yeni tablalar,yeni tezgahlar kuruldu.
Yine zabıta ile mücadele , arbede, yine tezgahlar alındı ve yine çözümsüzlük…
Sayın Zihni ALDIRMAZ, Ortak akıl, ortak başarı sloganı ile şehrimizde yıllardır yapılmayan, yapılamıyan hizmetleri yapmış, gözle görülür değişiklikler görülmeye başlamıştı.
Ama ortak akıl, seyyar satıcı ile mücadele de sınıfta kalmıştır.
Zulümle abad olunmaz.
Belediye çözümsüzlük makamı değildir.
TOKİ vs. ile yeni kurulan mahallelerde açılacak semt pazarlarına , şehirde belli noktalarda kayıt altına alınıp izin verilerek çözümler üretilebilinir.
Kapalı semt pazarları,Toplu alışveriş mekanları oluşturulup bu çaresiz insanlara yerler verilip uygun satış yapmaları sağlanabilir.
Unutulmaya yüz tutan el sanatları harekete geçirilip onlara iş imkanı bulunabilir.Şehrin tarihi misyonuna uygun küçük tezgahlar oluşturulup bu insanlara uygun şartlarla verilebilir
T.C numaraları alınıp her seyyar satıcının aile fertlerinden birisine istihdam desteği sağlanabilinir.
Binlerce kilometre ötede ki insanlara Altın Koza ile gösterilen filmlerin masrafları ile bir fabrika açılıp istihdam yapılanabilir v.s…
Ortak akıl, ortak başarı herkesin mutluluğu için çalışmalıdır.
Bir kısmın evine gözyaşı ile gitmesi ortak aklı rahatlatmaz.
Mübarek ramazan ayında klimalı arabalarla sigara içen zabıta ile, 40 derece sıcağın altında oruç tuup, ailesinin rızkını çıkartmaya çalışan tablacının tezgahını parçalayarak, malını telef ederek mücadele edilmez.
Tezgahı elinden alınan seyyar satıcının zabıta ve kolluk kuvvetlerine arbede yapmasına da karşıyım.
Tablası elinden alınan ekmek teknesi parçalanan adamın,öfkesinden kaçınmak gerekir.
Valimiz Sayın Hüseyin Avni Coş’un Adana ya atandığından bugüne yaptıklarını;kamu kurumlarının yatırımlarının iyi değerlendirilmesi,bürokrasinin hantal yapısının çözülmesi, özel idaredeki hassasiyetini,Demirspor konusundaki hassasiyeti, eczanelerle ilgili kararı, üniversitenin karşı çıktığı fen lisesi ve bilim teknoloji üniversitesi çabalarını hep destekledim.
Ama kentsel dönüşüm adı altında seyyar satıcılarla çözüm bulmadan mücadeleye,emniyet güçlerini harekete geçirmeye taraf olmadım
Ramazanda dağda ki teröristin bile silah bırakması istenirken şehirde evine ekmek götürmek için başka bir iş bilmeyen seyyar satıcıyla kaba kuvvetle mücadele edilmez.
Seyyar satıcıların arasında bir kısım kandırılmışlar olabilir onları ayırmak devletin işi mazlumla zalimi yetkililer ayırmalı.
Bir gemide binlerce zalim varsa birkaç mazlum varsa o gemi batırılamayacağı gibi birkaç hainin yüzünden çoğunluğunun masum olduğu seyyar satıcıların bindiği gemi batırılmamalı.
Bu şehir de herkesin mutluluğu için ortak çaba sarf etmeliyiz, iş adamı da,ev hanımı da , bürokratı da,belediye çalışanı da,esnafı da,seyyar satıcısı da,mutlu olmalı.
Bu şehirdeki bütün çocuklar bütün aileler ramazan sevincini yaşamalı ve bu sevinç bütün aylarda da devam etmeli.
Zulümle abad olunmaz.
Adana işsizliğin en çok olduğu bir bölge.Kentsel dönüşümde şehrimizin iyi görünmesi trafiğin rahatlaması,kaldırım işgallerinin engellenmesi için yapılan çalışmaları taktir ile karşılıyoruz ama ailesini geçindirmek,çocuklarını okutmak için tablasında bir şeyler satarak alınteri ile evine ekmek götürmek isteyenler ile mücadelede ölçünün dozu kaçmıştır.
Bu insanlara yıllar önce sözler verildi.Belediye yetkilileri tarafından resimler çekilip uygun yerler verileceği taahhüt edildi.Bu taahhütler yerine getirilmeden kentsel dönüşüm için,evine ekmek götürmek isteyenlerin göz yaşına bakmadan eşyasının ve tablasının elinden alınmasını hiçbir vicdan sahibi kabullenemez.
Kentsel dönüşüme evet ekmek ile oynamaya hayır!
Önce çare bul, sonra mücadeleni yap.İşsizliği daha da arttırma!
Evinde ocağı tütmeyen evlerin sayısı artmamalı.Anneler ve çocuklar çaresiz bırakılmamalı,Rızkını kazanmak için çırpınan babalar zabıtalara ile karşı karşıya bırakılmamalı.
.Belediyeler çözümsüzlük değil,çözüm yerleridir.Belediyeler ve yetkililer göz yaşlarını artırmak için değil, azaltmak için çalışmalıdırlar.
Ortak akıl çare olmalı çaresizlik değil.
Vali,devlet baba çare olmalı.
Birilerinin gözyaşı hiç kimseye zafer getirmez.
Bu kavganın kazananı olmaz.