Sen neymişsin be abi!
Yabancımız değil, Kemal Kılıçdaroğlu'na diyorum. Hani şu Cumhuriyetin yılmaz bekçisine ve savunucusuna! Ötekileştirme mimarına, "ben size küsüm, toplarım avanemi, yürürüm" diyen zata.
Yabancımız değil, Kemal Kılıçdaroğlu’na diyorum. Hani şu Cumhuriyetin yılmaz bekçisine ve savunucusuna! Ötekileştirme mimarına, "ben size küsüm, toplarım avanemi, yürürüm” diyen zata.
Bir kere şunda anlaşalım. Yok öyle Sayın Kılıçdaroğlu! Cumhuriyet senin tekelinde değil. Cumhuriyet hepimizin cumhuriyeti, hepimizin sahiplendiği… Öyle toplayıp üçü beşi, geride kalanı cumhuriyet aleyhtarı gibi göstermezsin. Uyanıklık değil bu senin yaptığın. Olsa olsa tribünlere oynama. Ha, o tribünler boş olurmuş pek de umuruna gelmez ama… Atarsın bir taşı bir kuyuya yine, çıkartmak için uğraşan uğraşana.
Daha siz yollara dökülmeden ne kadar akil adam var, başladı çağrıya zira. Bir kere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ki Cumhuriyete ne kadar sahip çıktığından hiçbir şüphemiz yok, ne dedi?
"Cumhuriyet Bayramı'nı her milli ve manevi değer hükümlerinde olduğu gibi tekrar bir krizin başlatılma sebebi haline getirirsek Türkiye çok daha büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalır. Bazı sivil toplum kuruluşlarının Orta Doğu'daki bazı özentilere heveslenerek halk hareketi başlatıyoruz, halk yürüyüşü yapıyoruz derken bir krize Türkiye'yi sokmaları ve bunu da bazı siyasi partilerin çok sıcak sahiplenmeleri doğru değildir."
Sivil toplum kuruluşlarının bu organizasyonu yapması bir yere kadar anlaşılabilir –ki cumhuriyet onların da tekelinde değil- ve pek de kayda alınmaz ama buna ana muhalefet partisi destek veriyorsa ve bir açıdan aba altından ön ayak oluyorsa sıkıntı var demektir.
Muhalefet etmek, sürekli "bana ne, ben oynamıyorum, senin ak dediğine illaki kara diyeceğim” demek midir o da apayrı bir mevzu fakat MHP’nin muhalefet anlayışı, gerçekten özlenen siyasi anlayışa daha çok yaklaştı son zamanlarda. Devlet Bahçeli gerekli eleştirilerini de yapıyor, hakkı da teslim etmesini biliyor. Ya da şöyle diyelim, gerçekten önceliği vatan ve millet. Ne koltuk umurunda –bu anlamda- ne de tribünlere oynamak. Ülkede vatan millet lehinde ne gelişme varsa arkasında duruyor ve gereken desteği esirgemiyor, aleyhine gördüğü gelişmelerde de sesini yükseltiyor. Bu değil midir zaten muhalefet de? Her ne kadar muhalif anlayışı CHP bambaşka bir çizgiye taşısa da!
Siyaset üstü bakmak aydın ve entelektüel kesime ait (iki kavram birbirinden ayrıdır) gibi görünse de aslında bu bakış en çok ve tam da siyasilere lazım diye düşünüyorum. Ve hatta öyle olmalı ki vatan millet menfaatleri noktasında muhalefet zaman zaman MHP bakış açısına yaklaşabilmeli, iktidarda yine siyaset üstü düşünerek eğer bir yerde tıkanmışsa sistem, bırakmayı bilmeli.
Ve fakat kesinlikle iktidar da muhalefet de CHP gibi olmamalı! Cumhuriyet Halk Partisi(!); sadece adından ibaret bu anlayış, ki bu nasıl bir cumhuriyet anlayışı (bakınız egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, dolayısıyla millet özgürlüğü ve eşitliği esastır) nasıl bir halkçılık (Halkçılık ilkesi ulusal egemenliği ön planda tutar ve demokrasiyi benimser; CHP ve başörtüsü konusu, CHP ve sivil anayasa konusu, CHP ve darbe davalarına bakışı konusu, CHP ve özgürlüğe dair atılan adımlar sonunda Anayasa Mahkemesine koşuşturma konusu) ilkesi anlayamadığımız için, yürümeyen diğer kesimi, demokratik tepki vermeye çağırıyorum bende. "Adınızı değiştirin lütfen” diye.
Cumhuriyet, CHP anlayışına kurban edilecek bir kavram değil çünkü. Her ne kadar bir döneme kadar bu zihniyetin kurbanı olsa da…
İş bu sebepten, CHP ve başından bugüne kadar uygulamalarına rağmen, gerçek anlamdaki Cumhuriyetimiz ve Bayramımız kutlu olsun!