Para Mı ? Soy Mu ?

İnsanoğlunun helalinden kazanması kadar güzel ve anlamlı bir şey olabilir mi?

Gün geçmiyor ki bir olumsuz bir şey duymadan.

İnsanoğlunun helalinden kazanması kadar güzel ve anlamlı bir şey olabilir mi?

Kazandıklarından verdikleri hayır ve haseneler ile yetimi, garip gurebayı doyurması, onların ihtiyaçlarını gidermesi kadar anlamlı olan bir şey var mı ?

Yaşamış olduğumuz şu kısacıcık dünya hayatımızda ki….

Buraya gelmemiz bizim elimizde de değil, nasıl doğduğumuz, hangi ana babadan olacağımız, hangi milletten olacağımız, ne kadar varlıklı olacağımız da bizim elimizde değildir.

Değerli dostlarım, kardeşlerim.

Bizim elimizde olmayan fakat RABBİMİZİN bize taktir ettiği bir yaşamın içinde bulduk kendimizi. O ALLAH ki cc. bizlere birde cüzi irade verdi ki hakikatleri görüp yanlış yapmayalım, doğru zamanda, doğru yerde ve doğru kişiler ile beraber olalım diye.

Bakıyorum etrafıma, bazen siyasi gelişmelerden dolayı bir partinin mensubu olan kişileri görüyorum. Mensubu bulunduğu parti iktidara geldiğinde öyle yada böyle, bir şekilde iktidarın nimetlerinden yararlanıp hakikaten hak ettikleri şekilde kazandıkları gibi, haksız ve bir o kadar da zorbalık ve kuvvetli olmanın gereği üzere helal olmayan kazançlar elde etmekte, mal mülk, makam ve para elde etmektedirler.

Öte yandan bakıyorum yine etrafıma.

Bu seferde aynı yeri paylaştığımız, aynı dili konuştuğumuz, dostlarımızın, kardeşlerimizin, komşularımızın, hısımlarımızın, sen şusun ben buyum, benim ırkım daha iyi, senin ırkın kötü, burası bize ait, şurası size ait, sen Kürtsün, ben Türküm, sen alevisin, ben sünniyim, sen Lazsın, ben gürcüyüm, sen Kocaelilisin, ben Diyarbakırlıyım vs. vs. vs. diye uzatabilirim…

Görmüş olduğunuz gibi, yaşıyoruz ya şu dünyada RABBİMİZİN bize bahşettiği hayatı, bize ölçerek verdiği nefesi tüketiyoruz ya…

Ne olurdu ki, bizler yüz yılardır aynı coğrafyayı paylaşanlar olarak, aynı şakalar karşısında güldüğümüz, aynı hüzünlü şeylere ağladığımız gibi bir ve beraber olarak, birbirimizi incitmeden, kırmadan dökmeden aynı anlayış ile yaşayabilsek.

Kim ve kimler bizleri bu hale getirdi ki, yaptıklarımızdan dolayı hep birbirimizi suçlu görür duruma geldik.

Kim ve kimler bizleri bu hale getirdi ki, artık birbirimizi anlamaz olduk.

Kim ve kimler bizleri bu hale getirdi ki, birbirimize düşman olup, öldürür hale geldik.

Değerli dostlarım, değerli kardeşlerim…

Bizlerin tutunacağı, bizleri bir araya getireceği, bizleri doğru ve aklı selim anlaştıracağı tek şey yüce dinimiz İSLAM dinidir.

Eğer din çevresinde,RABBİMİZİN bize bahşettiği şeyleri yapar, onun istediği gibi bir kul olur, yap dediklerini yapar, yapma dediklerini yapmaz isek, işte hem kurtulur hem de hep beraber huzur, mutlu, güzel ve birbirimizi anlayarak yaşamış oluruz.

Geriye doğru bir bakın…

Kim ne bıraktı, kim ne kazandı haksız yere de kendisine bir faydası oldu.

Haksız yere kazandıkları, veya haklı olarak kazandıkları mal, mülk, para, saltanat, makam, mevki kim ne kadarını götürdü. Karun gibi zengin olsan ne fayda…

Hitler gibi alman olma ve dünya ya yayılma isteği ona ve Almanlara ne fayda verdi.

Hangi kürdü hatırlıyorsunuz, iyi bir Kürtçülük yaptı diye, hangi aleviyi hatırlıyorsunuz iyi bir Alevicilik yaptı diye, hangi lazı hatırlıyorsunuz iyi bir Lazcılık yaptı diye….

Ama din üzerine sorulduğunda ilk ezanı kim okudu diye, bütün dünyadaki insanların en az yüzde yetmişi onun ismini biliyordur, burada söylemeyeceğim, bilmeyenler varsa öğrensin diye…

İlk ezanı okuyan bir Habeşistanlı simsiyah köle idi, parası yoktu, makamı yoktu o zaman ki en tanınmış kabile ve üstün ırktan da değildi.

Değerli dostlarım, değerli kardeşlerim…

Şu hatırlatmayı yaparak yazımı bitirmek istiyorum…

 

HİÇ BİR MAL SİZİN DEĞİL, NEYİ BÖLÜŞEMİYORSUNUZ ?

HİÇ BİR CAN SİZİN DEĞİL, NİYE DÖVÜŞÜYORSUNUZ ?

Bu ülke hepimizin, bu ülkeye hep beraber sahip çıkalım, bir makama gelen kişiler de o makamların hakkını versinler…

Sonradan eyvaaaaaaaaaaaaahhhhhhhhhhhhh demenin hiçbir anlamı olmayacaktır…

Vesselam…

 

Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum…

Hayatı gönül gözü ile yorumlayan kardeşiniz…

Mustafa ÇELİK…