Kötü Bir Yönetici Olmak
Efendimiz sav, buyurdular ki…. " İnsanların yönetim işlerinden birinin başına getirilen bir kimse, eğer bu işin başına getirildikten sonra, miskine, zulme uğrayan kimseye karşı, kapısını kapatırsa, ALLAH cc. da ona rahmet kapılarını kapatır. "
Efendimiz sav, buyurdular ki….
" İnsanların yönetim işlerinden birinin başına getirilen bir kimse, eğer bu işin başına getirildikten sonra, miskine, zulme uğrayan kimseye karşı, kapısını kapatırsa, ALLAH cc. da ona rahmet kapılarını kapatır. "
Değerli dostlar, kardeşlerim…
İnsanların yönetim işlerinden birinin başına getirilen bir kimse, bir vali, bir müdür, bir amir, bir vezir, bir bakan, bir başkan veya reisi cumhur; eğer bu görevin başına her hangi bir sebep ile getirdikten sonra….
Miskine karşı, zulme uğrayan kimseye karşı, ihtiyaç sahibi kimseye karşı kapıları kapatırsa, onların yanına gelmesine imkan sağlamazsa, kulaklarını onların feryatlarına tıkarsa, gözlerini onlardan çevirirse, onlarla ilgilenmezse, ihtiyacı olan kimseyi kapıdan döndürürse…
Bu gün git yarın gel, bu gün git yarın gel, müdür evde yok, başkan yok, başkan toplantıda, çok mühim toplantısı var vs. vs. vs…………..
Aslında yalan, içerde çay kahve höpürdetiyorlar, dışarıda adamlar bekleşiyorlar. Haa, böyle kapılarını kaparsa, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyacını görmez, mazlumun ahını dinlemez, miskine fakire yar ve yardımcı olmazsa…
Buda bir idare çeşidi, böyleleri de yaşamış tarih boyunca ve hala günümüzde olabilir. Yani insan bir işin başına geçtikten sonra, ahlakı iyi değilse, sorumluluk duygusu zayıfsa…
Tabi böyle şeyler yapan kimseler de olabilir. Mevkisini, makamını kötüye kullanır, vazifelerini yapmaz, saltanat sürmeye, keyif çatmaya bakar. Mevkisinin, makamın kendisine sağladığı imkanları, yağları, kaymakları, balları, börekleri, çörekleri yutmaya, kesesini doldurmaya, çalıp çırpmaya, rüşvet almaya kalkışabilir.
Dünyanın bir çok yerlerinde böyle kötü yöneticileri gazeteler yazıyor, gözlerimizle görüyor ve kulaklarımız ile işitiyoruz…
Falanca ülkede ihtilal olmuş, falanca adam devrilmiş, oooooo Amerika da şu kadar milyar doları bankalarda falan kişinin duruyormuş vs. vs.
Adam bu kadar parayı, oradaki yöneticiliği zamanında nasıl topladı ?
Çalarak, çırparak, hırsızlıkla, işi kötüye kullanarak…
Buna görevini suistimal etmek deniyor…
Yüklendiği sorumluluğu, makamın kendisine sağladığı imkanları kötüye kullanmak deniyor…
Böyle yaparsa ne olur…….???
ALLAH cc. ona rahmetinin kapılarını kapatır. Yani o adama ALLAH’ın rahmeti yok, ALLAH’ın rahmetine ermez o kimse…
ALLAH ona kapılarını kapatır, duasını kabul etmez, rahmetine mazhar etmez…
İnsan ALLAH’ın azabına, gazabına, kahrına, maruz bir duruma düşer, kötü bir duruma düşer…
Ne zaman ?
En çok muhtaç olduğu zamandaki muhtaçlığında, en çok ihtiyacı olduğu zamanda ALLAH ona kapısını kapatır, ihtiyacını görmez, duasını kabul etmez, muradını vermez……..
Neden ???
O görevdeyken fakirlere, miskinlere, mazlumlara, ihtiyaç sahiplerine kapısını kapatmıştı da işte ondan… ceza olarak böyle oluyor…
Efendim, işte adam çok ağlıyor, çok yalvarıp yakarıyor, kurban kesiyor…
Şimdi hemen gidiyorlar Eyup sultana, kurban kesiyorlar, bilmem adak adıyorlar. Bilmem telli babaya Anadolu da ki, boğazdaki falanca velinin kabrine vs.
İyi ama sen o görevi yapmaya ilk başladığın zamanda, görevin gereğini yerine getirmedin, cezayı hak ettin, ceza kesinleşti…
Şimdi cezanı çekeceğin zamanda pişman oluyorsun, iş işten geçtikten sonra kıymeti yooooooookkkkk…
Neden ?
Vakti geçti, cezayı hak ettin sen…
Onun için; son pişmanlık fayda vermez demişler.
Tabi son pişmanlık fayda vermez.
Değerli dostlar, kardeşlerim…
En son pişmanlık ne zamandır ?
En kötü pişmanlık, kıyamet günündeki pişmanlıktır buyurmadı mı efendimiz…
Çünkü mahşer yerinde
Bütün Mücrimler, bütün kafirler, bütün müşrikler, bütün dalavereciler, zalimler, hırsızlar, arsızlar, yüzsüzler, edepsizler, dinsizler, imansızlar, inançsızlar ateistler azabı görünce, ALLAH’ın kahrını gazabını görünce, cehennemi görünce.. hepsi çok pişman olacak ammaaaaaa iş işten geçti bir kere………
Geri dönüş yok…
Çünkü dünya hayatı bitti imtihan kapandı, ahrette ceza devresi başladı. Ceza geldiği sırada artık yalvarıyorlar, yalvaracaklar. Cehenneme atılan da yalvaracak…
" YA RABBİ, bizi buradan çıkar, bizi tekrar hayata döndür, bizi tekrar dünyaya gönder, eğer sana o zaman isyan edersek, ne yaparsan yap. Bizi şimdi affet de çıkar…
Ama o zaman ALLAHU TEALA HAZRETLERİ onları azarlayacak………
" SUSUN BENİMLE KONUŞMAYIN " diyecek, cehennemde konuşamaz hale getirecek.
Artık feryadı figanları arasında ALLAH’a söz söyleyecek halleri kalmayacak..
İş işten geçmiş olacak…
Onun için değerli dostlarım, kardeşlerim…
İnsan herhangi bir yere bir görevle görevlenmiş ise, hükümette, belediyede, veyahut iktisadi devlet teşekküllerinde veya şurada burada, aklınıza gelen her türlü iş…
Yani kendi şahsi işi değil de başkalarını da ilgilendiren, hakla ilişkili bir işin, görevin, memuriyetin başına gelmiş ise, onu güzel yapması lazım…
Bunun için sadece amirler girmiyor, memurlar da giriyor.
Gidiyorsunuz tapu dairesine veyahut belediye idaresine, sular idaresine, elektrik idaresine, karşınıza bir muhatap çıkıyor.
Hastaneye gidiyorsunuz, postaneye gidiyorsunuz, oradaki görevli size güleç yüzle cevap veriyor ise, sizin işinizi kolaylaştırıyorsa, arzunuzu yerine getiriyorsa, oda sevap kazanır…..
Eğer vazifesini yapmıyorsa…
Arka tarafta bacak bacak üstüne atmış, arkadaşlarıyla masada çay içiyorlar. Sen bankın orada bekliyorsun, senin yüzüne bakmıyor. Bekleeeeeee diyor, bir o arkadaşa havale ediyor, bir öbür arkadaşa havale ediyor, üst kata çık, alt kata git… Siz merdivenlerden inerken, çıkarken mahvoluyorsunuz, yoruluyorsunuz, kahrediyorsunuz, lanet ediyorsunuz…..
Tabii, bu memur da sorumlu, bu da bir çeşit işin başına getirilmiş kişi demek. Onun memuriyeti sahasında o da amir, kendisine yüklenmiş vazifenin sorumlusu, onun da o vazifeyi güzel yapması lazım…
İşte görüyorsunuz değerli dostlarım, kardeşlerim…
İslam çok güzel bir nizam…
İslam’ın bahis konusu etmediği hiçbir konu yok…
Bazıları sanıyorlar ki İslam sadece bir ibadet sistemidir, ibadet edilince tamam, iş bitiyor. Hayır, İslam bir hayat nizamıdır, hayatın her yerinde vardır, olmalıdır. İslam’a göre yaşam hayatın her devresinde vardır. Eğer kişi o anda, o yerde, o zamanda, o çağda o işi İslam’a göre yapıyorsa, sevap kazanır, yapmıyorsa, günaha girer. İslam her şeyi tanzim ediyor. İslam her konuda, her işte güzel olanı öğretiyor…
Bakınız Efendimiz sav, yönetimle ilgili ne kadar güzel tavsiyelerde bulunmuş da, biz binlerce tavsiyesinden bu gün burada bir tanesini ele aldık…
Bu ara devletin işleri intizama girsin…
Mümin insanlar hadisi şerifleri duysunlar, onlara göre kendilerine çeki düzen versinler…
Bu görevler, memurluklar, amirlikler, mebusluklar, bakanlıklar hepsi birer sorumluluktur, bunları öğrensinler, akıllarını başlarına devşirsinler, ALLAH’ın rızasını kazanmaya çalışsınlar, haram ve günah işlere yanaşmasınlar, günahı yapmasınlar, vazifelerini ihmal etmesinler diye, Efendimizin mübarek tavsiyelerini, hadisi şeriflerini aktarmaya çalışıyoruz ki..
Nizamı alem Efendimizin istediği güzellikler ile kurulsun, şekillensin, işlesin…
Her şey güzel olsun, hiçbir şey yanlış olmasın, ahlaka uygun olsun, adaba uygun olsun, hakikate uygun olsun, insan hakları çiğnenmesin, insan özgürlükleri engellenmesin, insanlar insanca yaşasın, mutlu yaşasın…
Bunu sağlayanlara da hayır dualar etsinler, yaşadığı zamanca hayrını görsün. Bu yönetici heybet sahibi olsun, muhabbet sahibi olsun, malı da çok olsun, gücü kuvveti de çok olsun, ömrü de uzun ve bereketli olsun. Güzel davrandığı takdirde böyle olacak. Böyle yapmadığı zaman da, dünya da ahrette belasını bulacak, cezasını çekecek…
İki parlak dünya hayatı için ebedi ahret hayatını berbat etmek, akıllı insana, tahsilli insana yakışmaz diye, güncel olduğu için, önemli olduğu için, hatırlatma olsun diye bu konuyu seçmiş bulunuyoruz…
Biliyorsunuz sözün mekana ve zamana uygun olarak söylenmesi de çok önemli, buna hikmet diyorlar alimler. Her şeyi yerli yerince yapmak, uygun zamanda yapmak, tam zamanında yapmak gerektiği zaman hakkı söylemek. Bu alimlerin vazifesidir…
Bizden hatırlatmak, okuyanlara da üzerine düşen görevi yapmak, yatığı hizmeti de ALLAH rızası için yapmak, bunları kazanmak, mükafatlara ermek…
ALLAHU TEALA HAZRETLERİ cümlemizi rızasına uygun yaşayanlardan, rızasına uygun hareket edenlerden, rızasına uygun güzel huylara sahip olanlardan, ömrünü hayırlı amellerle değerlendirenlerden eylesin.
Cümlemize hayırlı uzun ömürler ihsan eylesin. Efendimizin yolunda yürütsün, ahrette komşu eylesin. Rıdvanı ekberine vasıl eylesin. Cennetiyle cemaliyle cümlemizi müşerref eylesin. Cennetin güzel nimetlerini görüp tatmayı cümlemize nasip eylesin…….
Amin, amin, amin….
Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum…
Hayatı gönül gözü ile yorumlayan