Konya'ya gelenlere ne ikram etmeli?
Konya'da Mevlana bereketi yaşanıyor. Mevlana'nın 739. Vuslat törenleri devam ederken Mevlana Hazretlerinin Konya'ya 'hediyesinin' çok büyük olduğunu şimdi şimdi anlamaya başladık. Aldık kabul ettik. Yok öyle hemen alıp cebe atmak… Hediyedir bu. Sahipleneceksin, benimseyeceksin hediyeyi. Bir de hediyeye hediye ile karşılık vereceksin.
Konya’da Mevlana bereketi yaşanıyor.
Mevlana’nın 739. Vuslat törenleri devam ederken Mevlana Hazretlerinin Konya’ya ‘hediyesinin’ çok büyük olduğunu şimdi şimdi anlamaya başladık.
Aldık kabul ettik.
Yok öyle hemen alıp cebe atmak…
Hediyedir bu.
Sahipleneceksin, benimseyeceksin hediyeyi.
Bir de hediyeye hediye ile karşılık vereceksin.
Ben bu konuda şöyle küçük bir yoklama yaptım. Ve şu soruya cevap aradım; Konya’ya Mevlana’yı ziyarete gelenlere ne hediye etmeliyiz?
Çok ilginç önerilerin yanında ziyaretçilerin Konya’da yaşadığı sıkıntılar da ortaya çıktı.
Yaşanan sıkıntıların başında trafik ve yön levhaları geliyor. Konaklama sıkıntısı takip ediyor.
En önemlisi de tanıma ve tanıtabilme sorunu bu bağlamda çok büyük yer teşkil ediyor.
‘Kaynak eser olmalı’ yani. Mesnevi’den bahsetmiyorum. Hem Konya’yı hem de Mevlana’yı daha iyi tanıtacak bir kaynak eser.
Bakın görüştüğüm kişilerden bir tanesi ne diyor?
‘İlk gelişler zor olur ama Konya’yı tam dolaşamadık, Mevlana’yı ziyaret edip tanımak da ayrı bir problem oldu. Zira kaynak eser yok. Y a da bize takdim edilmedi. Semahaneden birkaç eser alabildik. Onlar da kifayetsiz maalesef’.
Bunları ben demiyorum ha…
Sıkıntıları dinlemek, Konya’yı temsil ederken hiç de hoş değildi. Dile getirmek boynumun borcu.
Madem öyle…
Biz de bir öneri sunalım dedik yetkililere.
Ne kadar başarılı olunur ya da bu yılki Şeb-i Aruz törenlerine yetişir mi bilemem ama Konya ve Mevlana şehri adına yakışır öneriler.
Önce bu bağlamda gelen önerilere bakalım isterseniz.
Konya’ya Mevlana ziyaretine gelen misafirlere ne ikram edelim? sorusuna verilen cevaplar;
-‘Mesnevi’
-‘Mevlana şekeri’
-‘Mevlana’yı anlatan biblolar’
-‘Mevlana’nın felsefesi’… (aslında bütün amaç bu olmalı ama nasıl?)
-‘Sevgi, gülümseyen yüzler…’
-‘Nevşehir’deki gibi balonlarla Şebi Aruz gecesi Konya’yı donatalım.’
‘Mevlana şekerinin yanında Şeb-i Aruz gecesi de Konya’ya has düğün pilavı ikram edelim.’
-‘Konya ve Mevlana’yı tanıtan eserler hediye edelim.’
Bütün bunlar konuşabildiğimiz insanların önerisi. Lakin önerilere baktığımız zaman bir şey ortaya çıkıyor.
Her ne kadar, Konya ile Mevlana özdeşleşmiş desek de yeterince tanımıyor ve tanıtmıyoruz Mevlana ve Konya’yı.
Bütün önerileri dikkatlice okuyunca bunun farkına varıyor insan. Mevlana’yı tanıtırken Konya’yı, Konya’yı tanıtırken de Mevlana’yı eksik bırakıyoruz.
Bunun aksini iddia edenler var ise, Şeb-i Aruz törenlerinin İstanbul2da da kutlanacak olmasını nasıl açıklayacaklar acaba?
O zaman, Mevlana ve Konya’nın tanıtımında daha ciddi organizasyonlar ve çalışmalar yapmalıyız.
Bu konuda yetkililerin yanında vatandaşlara yani bizlere de büyük sorumluluklar düşüyor.
Ama yetkililer, ziyaretçilere hediye olarak ne verebileceğini ciddi olarak düşünmeli ve bu konuda hızlı hareket edip bir an önce bunu hayata geçirmeliler diye düşünüyorum.
Aksi halde bugün Şeb-i Aruz törenlerini başka şehirlere taşımaya çalışanlar ileride daha farklı adımlar atarak Konya’yı biraz daha yalnızlaştırabilirler.
Benden söylemesi.