Kıyamet bereketi
Kıyamette güvenli yer yok da, Kıyametten önceki son savaşta en güvenli yer neresi olacak. Nerede toplanacak insanlar?
Kıyamette güvenli yer yok da, Kıyametten
önceki son savaşta en güvenli yer neresi olacak. Nerede
toplanacak insanlar?
Bizimkilere gore son savaşın adı "Melhame-i Kübra", Hıristiyanlara göre bu savaşın adı "Armagedon" olacak!
Bu işe Mehdi-Mesih inancını da eklerseniz hesaplar çok karışık.
Armagedonculara göre güvenilir belde Kudüs, Hatay ve 7
kiliselerin bulunduğu Ege bölgesi. Basında yer alan
haberlere göre bu bölgede Turizm bereketi yaşanıyormuş..
Tası tarağını toplayan bu bölgeye koşuyor..
Sadece Ephesos, Selçuk, Şirince beldesi değil. İzmir
(Smyrna), Bergama (Pergamon), Salihli (Sart-Sardes) Efes,
Meryemana, Philedelphia, (Alaşehir-Manisa), Laodikeia
(Denizli). Bunlar Yuhanna vahyinde adı geçen 7 kilise.. 7'si
de Hıristiyanlığın yayılması ve kıyametle ilişkili.. Her
kilisenin ayrı bir meleği vardır ve 7 kilise yedi görevin
mührünü taşımaktadır..
Modern hıristiyanlık Hz. İsa'ya nisbet edilse de aslında o Pavlus'un dinidir.
Daha önce bir Roma komutanı olarak İsevilerle savaşan Saul
(Pavlus) Hıristiyanlığı kabul ederek Aziz Pavlus (St.Paul)
adını aldı. Dışarıdan bunu başaramayacağını anlayınca,
baş havari Petrus'a giderek, aralarına katılıp hıristiyan
olmak istediğini söyledi.. Petrus onu bağışladı ama
günahlarının kefareti olarak İncil'i tebliğ etmesi için
Roma, Doğu Avrupa ve Anadolu'ya uzun gezilere yolladı.
Pavlus yaptığı gezilerde Kudüs'ten çok kendisine bağlı
Pavlik kiliseleri oluşturdu, Petrus'a rağmen sünneti ve
domuz yasağını kaldırdı, Tebliğ ettiği toplulukların
geleneklerine dokunmadan, onları Hıristiyanlığa dahil
eden bir yorum geliştirdi. Teslis (üçleme) inancının
yerleşmesini sağladı. Roma'ya yaptığı son gezisinde başı
kesilerek öldürüldü.
Hıristiyanlığı yahudilerin dışındaki milletlere de
yaymak için çıktığı yolculukların ikincisi ve sonrasında
kurduğu ilk kiliseler Anadolu'dadır. Bu kiliseler İncil'de
'7 kilise' olarak geçer.
Sanıldığı gibi, diğer meşhur kiliseler değil, bu 7 kilise
Hıristiyanlık için özel bir anlam taşır ve Kıyametle
ilişkilendirilir.. Ötekilerin çoğu tarihi, turistik
şeyler, ama bu kiliselerin Teolojik bir anlamı var.
Pavlus memleketi olan Tarsus'tan Antalya, üzerinden, Konya ve
Denizli üzerinden de yolculuklar yaptı. İzmir'den onun izinden
gidenler Selanik'e ve bir başka seferde Rodos, Girit
üzerinden Malta ve Roma'ya gittiler.. Rodos şövalyeleri,
Girit ve Malta şövalyeleri de bu izin üzerinde hayat buldu..
Kıyamet öncesi bir de Mudanya'daki Triana kiliselerine
dikkat etmek gerekir. Aya Yorgi, Aya Sotri, Aya Ayani
manastırlarının da İznik'le birlikte özel bir anlamı var..
Tabi Urfa ve Hatay'ı da unutmamak gerek. Özellikle de Gavur
gölü ve Gavur dağı, bu günki adı ile Amik ovasını ve Amanosları
unutmamak gerek.. Oraya Gavur dağı ve Gavur gölü denmesinin
sebebi, o bölgenin Lut kavminin helak olduğu vadinin kuzey
uç noktasında olmasındandır.. ve o ova dünyanın en büyük
çukurlarından birinin üzerindedir..
Buralar toplanma yerleri..
Mehdi inancında Mekke, Medine, Kudüs, Şam, İran ve İstanbul'un
özel bir yeri var.. Yine Fırat vadisi, Urfa ve Hatay tabi..
"Emin beldeler" olarak bu rivayetlerde Mekke, Medine, Kudüs, Hatay, İstanbul, Konya ve Buhara'dan söz edilir..
Batılıların bu bölgeye ilgisi bu tarihi arka plandan
geliyor.. Bu günki ilgi gelecekteki ilginin ilk işaretleri
sayılabilir.. Aralık 2012 sendromu Hıristiyan dünyasının
aklını allak-bullak etmiş gözüküyor.. Bu inanç değişen dünya
şartları, ekonomik ve siyasi belirsizlik, çevresel etkiler,
bilimsel gelişmeler ışığında gelecekte daha güçlü bir
şekilde varolmaya devam edebilir..
Siz bunlara inanabilirsiniz, inanmayabilirsiniz, ama
bunlara inananlar var ve bu inanç onları belli davranışlara
zorlayacaktır. Bunu ciddiye almak zorundasınız..
Bu gün bir çok Hıristiyan Kur'an-ı Kerim'de "Rum suresi"
olduğunu bilmiyor. Ya da bir çok Hıristiyan ve Müslüman, Hz.
İsa'nın Havarilerinden Hz.Yuhanna'nın mezarının
Habibunneccar camiinin içinde olduğunu bilmiyor.. Hani şu
Kur'an-ı Kerim'de Habibünnecar'dan bahseden bölümde "Şehre
iki aziz geldi" diye başlayan bölümde zikredilen havari..
Sahi bizimkiler "Rum" deyince ne anlıyor. Mevlana neden
kendini "Rum" olarak tanımladı ya da "Eşrefoğlu Rumi"..
"Rumi" derken ne demek istemiş oluyoruz. Arz-ı rum, Rumeli
neresi. Ahiyanı Rum, Bacviyani Rum, Gaziyani Rum kimlere
denirdi!? Alparslan'ın ordusu kaç kişiydi ve tamamı
Türklerden mi oluşuyordu. Alparslan'ın askerleri kimlerle
savaştı! Bu insanlar neden kendilerine "Gaziyanırum"
dediler.
Bana göre bu bölge Kudüs'ün mik'ad alanı içinde.. Peygamberler
vadisinde yaşıyoruz, ama bu işin pek de farkında değiliz. Hz.
Musa'nın Hızır aleyhisselamla buluştuğu sahildeki yeri
takdis etmek için Simon dağında inşa edilen kurulan Simon
Manastırına izafeten verilen ad, bu gün "Samandağı" olarak
değiştirilerek tarihi doku yokedilmeye çalışılmış.
Luther, Türkleri Şeytanın çocukları olarak görür. Bir çok
haçlı kafası taşıyan hristiyana göre biz Antikristiz.. Yani
son savaşta onlara göre Deccal'in askerleri olarak onlarla
savaşacağız.. Hem de sığınacakları coğrafya bizim
coğrafyamız.. Ne yaman bir çelişki içindeler ve nasıl bir ruh
burkuntusu yaşıyorlardır kimbilir?
Sanırım bu sancı onları gerçeği araştırmaya, ön yargı ve ön
kabullerden kurtularak geçmişi, bu günü ve geleceği
yeniden okumaya ihtiyaç duyacaklardır. Onun için önce bizim
okumamız ve bu konuda eserler vermemiz ve çalışmamız
gerekiyor..
Dünya sancılı ve büyük bir değişime gebe? Sanırım TİKA'nın ve
Türk Dünyası Başkanlığı'nın bu konuyu ciddiye alması
gerekir.. Çünki Türk dünyası, Kafkaslar ve Balkanlar,
Ortadoğu, Avrupa'da bu inanç sahipleri ile içiçe yaşıyoruz..
Anadolu'nun fethini de, İstanbul'un fethini de, Çanakkale'yi de, Anadolu tarihini de yeniden okumamız gerekiyor.
Selam ve dua ile..