Kıssadan Hisse

Son günlerde ülke gündemimizin ağırlıklı yönünü "TERÖR meselesi işgal ediyordu. 22 Haziran günü, Suriye'nin bir uçağımızı uluslar arası sularda düşürmesiyle gündem tamamen "SURİYE" meselesine döndü.

Son günlerde ülke gündemimizin ağırlıklı yönünü "TERÖR meselesi işgal ediyordu. 22 Haziran günü, Suriye’nin bir uçağımızı uluslar arası sularda düşürmesiyle gündem tamamen "SURİYE” meselesine döndü.

Sayın Başbakan’ın grup toplantısında bahsettiği üzere, birlik ve beraberlik içinde olup, ortak akılla hareket edeceğimiz şu günlerde maalesef bazı köşe yazarları tamamen haklı olduğumuz bu meselede bile hükümeti eleştirme yolunu seçmişlerdir. Sayın Başbakan’da haklı olarak bu duruma sert tepki vermektedir.

Aslında meselenin özü şu kıssadan hisse çıkarmakta yatıyor…

 

Hindistan’da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yapıtlarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş…

Ve onu "Renklerin Ustası” anlamına gelen Ranga Celeri olarak tanısa da, kısaca Ranga Guru derlermiş…

Onun yetiştirdiği bir ressam olan Racici ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini değerlendirmesini istemiş ustası Ranga Guru’dan…

Ranga Guru ise;

-"Sen artık ressam sayılırsın Racici… Bu saatten sonra senin resmini halk değerlendirsin” diyerek yapmış olduğu resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ayrıca en görünen yerine koymasını istemiş öğrencisinden …

 

Yanına da kırmızı bir kalem koyarak, halktan resimde beğenmedikleri bir yer olursa çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş… Dediklerini yapmış Racici ustasının…

Ve birkaç gün geçtikten sonra Racici büyük bir heyecan ve merakla resme bakmaya gittiğinde gördüğü manzaraya çok üzülmüş ve bozulmuş…

Tüm resim kırmızı çarpılar içinde ve neredeyse hiç görünmeyecek durumda. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki…

Resmi alıp götürmüş ustası Ranga Guru’ya ve ne kadar üzgün olduğunu da belirtmiş.

Ranga Guru ise asla üzülmemesini ve pes etmeden resme devam etmesini önermiş öğrencisi Racici’ye…

Racici yeniden yapmış resmi ve tekrar ustası Ranga Guru’ya götürmüş.

Resmi, tekrar şehrin en kalabalık yerine bırakmasını istemiş öğrencisinden Ranga Guru…

Ama bu defa resmin yanına , bir palet dolusu, çeşitli renklerden oluşan yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte…

Ve resmin yanına, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile birlikte bırakmasını istemiş öğrencisinden…

Racici emredersiniz diyip denileni yapmış…

Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış…

Resmin yanına bıraktığı, fırça ve boyalar da hiç kullanılmamış…

Gördüğü duruma çok sevinmiş ve koşarak ustası Ranga Guru’ya gitmiş ve resme hiç dokunulmadığını büyük bir keyif ve mutlulukla anlatmış…

Ranga Guru ise;

Sevgili Racici sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini bizzat yaşayarak gözlerinle gördün…

Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini acımasızca karaladı…

Oysa ikinci konumda onlardan;

Hataları düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin…

Yapıcı olmak eğitim gerektirir… Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, çünkü cesaret edemedi…

Sevgili Racici, mesleğinde yalnız usta olman yetmez, bilge de olmalısın…

Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan asla alamazsın…

Onlara göre senin emeğinin hiçbir değeri yoktur…

Sakın emeğini, bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma… demiş

Art niyetle hareket eden , ülkece birlik beraberlik içinde olmamız gereken günlerde böyle çatlak sesler çıkaranlar fazlasıyla iğreti durmuyor mu? Daha olayın detayları ortaya çıkmadan, hakkında en küçük bir fikir sahibi olmadıkları bir konuyu, araştırmadan, dinlemeden, okumadan, acımasızca/haince eleştirenler Başbakan Erdoğan’ın grup toplantısında dediği gibi milletin kalbinde mahkum olacaklardır!

İthaf Olunur…

ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN