Kentimizin hayırseverlerine çağrı…
Adanamızın ikinci en büyük camisi Turgut Özal Bulvarında Ramazanoğlu Camisi olacaktır. Ama bu caminin inşaatı 2006 yılında başladığı halde halen bitmemiştir. Öğrendiğim bilgiye göre caminin %60'ı bitmiş ve bodrum katta ibadet başlamıştır.
Adanamızın ikinci en büyük camisi Turgut Özal Bulvarında Ramazanoğlu Camisi olacaktır. Ama bu caminin inşaatı 2006 yılında başladığı halde halen bitmemiştir. Öğrendiğim bilgiye göre caminin %60’ı bitmiş ve bodrum katta ibadet başlamıştır.
Yağ cami arkasında hizmet verilmeye çalışılan müftülük il binası Adana gibi bir şehre yakışmamaktadır.
Emekli müftülerden Mehmet Barış Hocamızın zamanında E-5 üzeri Sedef Oteli karşısında alınan arsa ile temel atılan il müftülük binamızın inşaatı Arif Gökce müftümüze nasip olmuştur.
Ramazanoğlu camisi gibi il müftülüğü hizmet binası Sarıçam İlçe müftülüğü hizmet binası inşaatları devam etmektedir.
Bu şehirde İsmet Selim, Mehmet Barış, İsmail Canbolat v.s. müftüler görev yapmışlardır.
Bazıları Hakk’ın rahmetine kavuşmuş bazıları emekli olmuş bazıları da tayinleri çıkıp başka şehirlere gitmişlerdir.
Bu şehre yapılan yatırım Adanalılar ve Adanalıların nesli içindir.
Görev yapan müftülerimiz, bürokratlarımız üzerlerine düşeni yaparlar ama asıl yapmaları gerekenler bu şehirden kazanç elde eden hayırseverlerdir.
İmamlarımız, müftülerimiz din hizmetleri ile daha sıkı ilgilenmeliler.
Din görevlilerimizin camilerin eksik ihtiyaçlarını, inşaatların betonunu, demirini düşünmelerine üzülüyorum.
Geçtiğimiz Cuma bir bürokratla namaz kıldığımız camide imamın hutbedeki güzel ve anlamlı konuşmasından sonra caminin elektrik giderleri için yardım çağrısında bulunması ve geçen hafta toplanan paraların ancak 200 TL olduğunu ama daha önceki haftalar 500 TL olduğunu o yüzden cemaatinden biraz daha cömert olmasını istemesi beni ve yetkili bürokratımızı havanın sıcaklığından daha fazla terletti.
Bizi orada yemeğe davet edenlere yemek parasını caminizin elektrik parasını ödeyin de imamızın bu kadar şitayışle cemaatten para istemesin dedim.
Aslında yaşadığımız hadise Adana’ya atandığı ilk anlarda geçici olarak camilerden yardım toplamayı kaldıran İl müftümüz Sayın Arif Gökce’yi haklı gösteriyordu.
İmamlarımız camiye gelmeyen, gelemeyen cemaatle, Kur’an bilmeyen, öğrenmeyen cemaatle ilgilenmeli.
İl müftülerimiz bu şehirde manevi atmosferi, vatan sevgisini nasıl arttırabilirim, birlik ve beraberliğin nasıl pekiştirebilirim, boşanmaları nasıl azaltabilirim, intiharları nasıl engelleyebilirim, yoksulluk ve yolsuzluğu nasıl yok edebilirim derdinde olmalı, Allah, Resulullah sevgisini, kul hakkını nasıl kalplere yerleştirebilirim sevdasında olmalı.
Camide, Kur’an kursuda, okulda bizim….
Onları yapacak olanlarda bizleriz…
Kur'ân-ı Kerim'de bir ayette, mescitleri yapacak olanlarda dört ana vasfın arandığı görülmektedir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
"Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı gereği üzere kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başka kimseden korkmayanlar imâr eder. İşte bunların doğru yolda olup başarıya ulaşacakları umulur."(Tevbe, 9/8).
Mescitler Allah Teâlâ'ya ibadet amacıyla yapıldığı için büyük bir şerefe sahiptir. Bu yüzden her mescite"Beytullah (Allah'ın evi)"denir.
Sadaka-i câriye,sürekli ecir getiren sadaka anlamına gelir. Bir hadiste sürekli ecir kaynağı olan ameller şöyle belirlenir:
"İnsan öldüğü zaman amel işlemesi kesilir. Ancak üç şey bundan müstesnadır. Sadaka-i cariye, kendisinden yararlanılan ilim veya kendisine hayır dua eden salih çocuk."(Dârimi, Mukaddime, 46).
Bu hadiste zikredilensadaka-i câriye;yol, köprü, çeşme, mescid, yoksullar için aş evi, hastahane ve okul gibi hayır yerlerini kapsamına alır. İnsanlar bu gibi yerlerden yararlandığı sürece, bunları yaptıranlar, yapılmasına sebep olanlar, yol gösterenler ve destek olanlar, gerek sağlıklarında ve gerekse vefatlarından sonra ecir almaya devam ederler.
Hadiste bu konuya şöyle yer verilir:
"Kim iyi bir çığır açarsa, bununla amel edenlerin ecri kadar ecri bu çığırı açan alır. Kötü bir çığır açan da, bununla amel edenlerin günahı kadar günahı yüklenir."(Müslim, İlim, 15; Zekât, 69; Nesâî, Zekât, 64; İbn Mâce, Mukaddime,14; Dârimî, Mukaddime, 44; Ahmed b. Hanbel, IV, 357, 359-361, 362).
İnanıyorum ki bu şehirde onbinlerce hayırsever vardır.
2006 yılında başlayan Ramazanoğlu Camisini, müftülük hizmet binalarını bitirecek hayırseverler çıkacak ve Adana’da Ramazan’da BAYRAM havası esecektir.
Gelecek müjdelerle bayramda Adanalılar iki bayramı birden yaşayacaktır.
Adanamız hayırseverliği ile, misafirperverliği ile, civanmertliği, delikanlılığı ve cömertliği ile örnek bir şehirdir.