Filistin neden böyle?
Bunca senedir sürdürülen haklı bir mücadele, somutsal manada azımsanamayacak kadar büyük oranda -diğer devletlerin verdiği- destek ve fakat bir türlü elde edilemeyen haklar!
Bunca senedir sürdürülen haklı bir mücadele, somutsal manada azımsanamayacak kadar büyük oranda -diğer devletlerin verdiği- destek ve fakat bir türlü elde edilemeyen haklar!
Zaman zaman bu soru aklıma gelmiştir: "Filistin neden böyle?” Ve bakış açım gereği hep şu soruyu sormuşumdur: "Su kaçıran noktalar mı var?” Hepimizi sarsan şok belgelerden sonra bu konuda biraz daha düşünme ihtiyacı hissettim. Şu El- Cezire televizyonunun yayınladığı, Filistin yönetimi ile İsrail arasında yapıldığı iddia edilen gizli anlaşmalardan söz ediyorum. Çünkü bu haklı mücadelenin, bir şekilde elde edilmiş hakları beraberinde getirmesini yıllardır bekliyoruz ve bu beklenti nedense hayali de bir kenara bırakın, hep ütopik kaldı.
(Bir kere şu konuda anlaşalım Filistin halkının kayıtsız şartsız yanındayız! Bu iki iki daha dört kadar net ve pürüzsüz. Ama yönetim derseniz biraz durup düşünürüm. Bu açıdan eleştirilerim ve dile getirdiklerim Filistin Halkınaymış gibi değerlendirilmesin lütfen!)
Sinek mundar değil ama mide bulandırır diye bir söz vardır. O hesap bende bu çelişkili durum neticesi hep bir şüphe vardı. "Neden” sorusunu sorardım hep! Ne zaman öldürülmüş bir bebeğin resmini görsem, ne zaman taş atan çocukların ezilmelerine ve üzerlerine ateş açılmasına şahit olsam, İsrail’e buğz ederdim (elden gelen bu maalesef) fakat hep bu soruyu da sorardım, "neden?” Çünkü verilen destekle, Filistin yönetiminin ortaya koyduğu icraatlar çelişiyor gibi gelirdi. Mesela Filistin Yönetiminin herhangi bir üyesinin (yanılıyorsam düzeltin lütfen) İsrail’e karşı sürdürülen haklı ve şanlı direnişte, bir bebek öldüğünde sesini yükselttiğine şahit olmadım. Ben isterdim ki bırak herhangi bir üyeyi, yönetimin şöyle en baba isimlerinden birisi dünyayı sallasın isyanıyla… Mesela desin ki herkesin içinde "siz öldürmeyi bilirsiniz”… Bunu bizzat kendi halkı için kendisi yapsın! Ülke ülke dolaşsın haklı davası konusunda… Her şeyi, tüm olup biteni, birinci ağızdan anlatsın… Bir ülke yönetimi adına bunları yapmak, çok mu zordur?
Bu anlamda Filistin Yönetiminin dalgakıran vazifesi gördüğünü düşünüyorum. Filistin Halkının şahlanan direnişini dizginlemesi için var edildiğini zannediyorum. O direnişin, verilen muazzam destekle önüne geçilemeyeceğini bilenlerin, bu yönetimden faydalandığı fikrine kapılıyorum. Filistin Halkının önünde bir set gibi engel olduğunu ve içeriden dışarıya, dışarıdan da içeriye ne girmesi gerekiyorsa ya da ne çıkması gerekiyorsa buna karar verip, gerçeklerin üzerini örtmekle vazifeli olduğunu düşünüyorum.
Çünkü benim inancım, hayata bakış açım bu çelişkiyi açıklayamıyor. Yıllardır sürdürülen haklı bir mücadele, başka bazı devletleri ve hemen hemen neredeyse bütün dünya halklarının verdiği destek ama bir adım ilerleyememe! Bu noktada su kaçıran bir noktanın olduğunu düşünmemek aptallık olur.
Velev ki böyle değil, yani İsrail’le herhangi bir anlaşma yok! Ama şunu iddia ve ifade edeyim kâğıtta olmasa bile ben yine de bir anlaşma olduğunu düşünürdüm. Bu anlaşmanın adı da "bir şey yapmayarak” İsrail’e yardım anlaşması olurdu. Söze senede gerek yok, siz bazen hiçbir şey yapmayarak da düşmanınıza yardımda bulunursunuz. Ve yine kızardım Filistin Yönetimine, Filistin Halkının kutlu mücadelesini rant olarak gördüğü ve değerlendirdiği için! Çünkü Filistin Yönetiminin yaptığı bu maalesef! Armut piş ağzıma düş! Somut olarak mücadeleni verme, vereni de tanıma ve hatta biz barış yanlısıyız(!)(neye ve kime karşı barış yanlısı? Bebekleri öldürüp masum halkın evlerini yakıp yıkanlara karşı mı?) diye mücadele verenleri yalnız bırak! Sonra da dünya sahnesinde Filistin Halkının mücadelesinden nemalanıp, izzet ve ikram gör, cılız bir sesle hak arayışına gir!
Sonun başı, "Filistin neden böyle?” Kendimce birkaç fikrimi ifadelendirmeye çalıştım. Haklı mıyım haksız mıyım bunu zaman gösterecek. Ama dediğimiz gibi su kaçıran noktalar ve halka rağmenci politikacılar varsa bu er geç ortaya çıkar ve su akar yatağını bulur. Mısır bu anlamda kaynıyor! Tunus’un yarattığı domino etkisi artarak devam eder mi, yoksa global efendiler B planlarını devreye sokar mı, bekleyip göreceğiz.