Farklı Görme Yani; ''……Olarak Görme''

İnsanoğlunun birbiri ile anlaşma tabiatında görebilme varsa kavgasının ve anlaşamamazlığın kimyasında da görememe vardır. Tabi bu görememe aslında herkesin farklı, farklı görmesinden mütevellit bir olaydır.

İnsanoğlunun birbiri ile anlaşma tabiatında görebilme varsa kavgasının ve anlaşamamazlığın kimyasında da görememe vardır. Tabi bu görememe aslında herkesin farklı, farklı görmesinden mütevellit bir olaydır.

‘’……Olarak Görme’’ ilk bakışta bize garip gelebilir ama nokta, nokta olan yerleri doldurmakla bu gariplik ortan kalkacaktır. Bu konuda getireceğimiz misallerle bu olayı daha da anlaşılır hale getirebiliriz. Mesela; Yağmurun yağışını bir kısım insanlar ‘’....doğal bir hadise…olarak görürken’’, yine bir başka insanlar da ‘’….Allah’ın rahmeti…olarak görürler’’. İlkel insanlar da ‘’ …bir takım büyüsel süreçlerin sonucu yahut tanrıların gazabı… olarak görürler’’. Mitolojide ise yağmurun yağışı ‘’ ….tanrıların gözyaşı…. olarak görülür’’. Misaller o kadar fazladır ki saymakla bitmez. Aynı dünyada yaşayan, aynı kitabı okuyan, aynı hasta çocuğa bakan, aynı gökyüzünü seyreden inanan ve inanmayan insanın farklı ‘’….olarak görmeleri’’ detaylı bir şekilde anlatılabilir.

Bu misallerden de anlaşılacağı gibi, öznelerin farklılaşması olayları anlamlandırmada tek bir fenomenin birbirinden oldukça farklı anlaşılabileceğini ima eder. Peki, bu nasıl mümkün olmaktadır? Acaba bu hadise algıya dayalı bir süreç midir? Bu konuda daha fazla sorular düşünülebilir. Bu soruların cevabını vermek kolay değildir.

‘’……Olarak Görme’’ yeryüzünde var olan her şeyle ilgili farklı bakış açıları sunacağı, dolayısı ile okunulan metinlerin de farklı, farklı anlaşılmasını beraberinde getireceği aşikardır.

Acaba görme olayı farklı farklı mıdır? Bu konuda düşünürlerden farklı görüşler serd edenler vardır. Görme iki şekilde gerçekleşebilir derler:

1-Orada ne görüyorsun? Diyene; orada şunu, şunu görüyorum der. Ev, araba, elma, insan v.b. ( Betimler, çizer, kopyalar v.s)

2-Bu iki yüz arasında benzerlik görüyorum diyen birisinin gördüğü şey nedir acaba?

İki aynı şeye bakan kimsenin benzerliği betimlemesi, çizmesi değişebilir.

‘’ Orada bir taş görüyorum’’ bildirimindeki görme fiili ile ‘’ Bu iki yüz arasında benzerlik görüyorum’’ bildirimindeki görme aynı tarzda kullanılmamaktadır. Sözgelimi, ‘taş gördüğünü’ söyleyen kişi algı nesnesini betimleyebilir, çizebilir, onun bir kopyasını oluşturabilir. Oysa ikinci tür görmede (iki yüz arsında benzerlik), sözü edilen bu şeyleri yapmak mümkün değildir. Buradan şöyle bir sonuca varmak olasıdır: iki yüz arasındaki benzerliği görmek, bütünüyle algısal bir deneyim değildir. Muhakkak bu konu daha detaylı olarak incelenebilir. Okuyucularımız bu konuda daha detaylı bilgi isterlerse kaynaklara bakabilirler.

‘’……Olarak Görme’’ daha fazla beraber yaşama ve aynı kaynaklardan istifade etme, kültürel yakınlaşmaların ve birlikte yaşamanın aynı eğitimlerden geçme ile asgariye indirebilir.

Bu konuda bu kadarlıkla yetinelim…