Ergenekon'unu da al git! Balyozunu da.
Ben vatandaşım. Artık bardağın dolu tarafına bakmak istemiyorum. Her baktığım da hayal kırıklığına uğradım… Adeta şok oldum… Artık bakmıyorum… Şimdi beni asıl ilgilendiren bardağın boş tarafı. Ama oraya bakan, değinen, açıklık getiren yok… Benim bir takım takıntılarım var… Yıllar oldu cevap alamıyorum…
Ben vatandaşım. Artık bardağın dolu tarafına bakmak istemiyorum. Her baktığım da hayal kırıklığına uğradım… Adeta şok oldum… Artık bakmıyorum… Şimdi beni asıl ilgilendiren bardağın boş tarafı. Ama oraya bakan, değinen, açıklık getiren yok… Benim bir takım takıntılarım var… Yıllar oldu cevap alamıyorum…
Açıklayayım mı?
Biir: Türkiye’de, yani benim ülkemde, yani bin yıldır İslam’ın sancaktarlığını yapan bizim ülkemizde ZİNA NİÇİN SERBEST?... Oysa Âlemlere nizam veren Allah Azimüşşan, Kur’an’da "Zinaya yaklaşmayın.” buyuruyor. (İsra/32 vd.)
İkii: Türkiye’de yani benim ülkemde, yani bin yıldır İslam’ın sancaktarlığını yapan bizim ülkemizde DOMUZ, NİÇİN KASAPLIK HAYVANLAR ARASINDA?... Oysa Âlemlere rızık veren Allah Azimüşşan, Kur’an’da Domuz etini haram kılmıştır. (Bakara/173 vd.)
Üüç: Benim ülkemin mazlum, masum, saf insanları %50 oy vererek sizi TC Başbakanı yaptı… Size BOP (Büyük Ortadoğu Projesi)’nin EŞ BAŞKANLIĞINI VERMEDİ Kİ. Bu Milletin Tarihini okumamış hangi haddini bilmez benim bağımsız ülkemin Müslüman başbakanına böylesine yüz kızartıcı bir görev verdi? Ve ya siz hangi geçerli mazeretle bu görevi kabul ettiniz? Doğrusu bu görevle ilgili şimdiye kadar neler yaptınız, hiç açıklık getirmediniz. Gerçi ben bir takım şeyler görüyorum ama sizden hiç duymadım… Ya da ne bileyim duymazlıktan veya görmemezlikten gelmeye çalıştım…
Dört: Benim ülkemin mazlum, masum, saf insanları %50 oy vererek sizi TC Başbakanı yaptı… Size MEDENİYETLER İTTİFAKI EŞ BAŞKANLIĞINI VERMEDİ Kİ. Bu Milletin Tarihini okumamış hangi haddini bilmez benim bağımsız ülkemin Müslüman başbakanına böylesine yüz kızartıcı bir görev verdi? Ve ya siz hangi geçerli mazeretle bu görevi kabul ettiniz? Doğrusu bu görevle ilgili şimdiye kadar neler yaptınız, hiç açıklık getirmediniz. Gerçi ben bir takım şeyler görüyorum ama sizden hiç duymadım… Ya da ne bileyim duymazlıktan veya görmemezlikten gelmeye çalıştım…
Beeş: Bütün Mahlûkat’ın Rabbi olan Allah, cc yüce kitabımız Kur’an’ı Kerim’de bildirdiği ve biz Müslümanlara her gün beş vakit namazda en az kırk defa zorunlu olarak "Yarabbi bizi gazaba uğrayanların ve sapkınların yoluna iletme.” diye dua ettirdiği; birçok ayette de "Ey iman edenler Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin.” diye buyurduğu halde niçin birçok devlet ricali gibi siz de sık sık onlarla dost olduğunuzu beyan edip duruyorsunuz?... Hele ki hem de İslam ülkelerine karşı onlarla müttefik olmanızı anlayamıyorum…
Altıı: Sayın Başbakanım, Lise öğrenimimde ekonomi dersinde şöyle bir bilgi edinmiştim. Bir ülkenin kalkınmışlığının göstergesi şu dört ana sektördür. Tarım, sanayi, turizm ve hizmet. Yani bunlarda kalkınma kaydedilirse ülke kalkınmış olur deniyordu.
Bakalım! Tarım ülkesiyiz, ama tarla ürünlerini ithal ediyoruz. Hayvancılıkta kendi yağımızla kavruluyorken, şimdi dışarıdan et getiriyoruz. Sanayide ise bütün büyük tesislerimiz, satıldı, kapandı, yandı bitti kül oldu. Turizm mi? Al birini vur ötekine… Şimdi, bu üç sektör gelir getirir.
Getiriyor mu?... İthal ettiğimize göre götürüyor… Geriye kaldı hizmet ama oda gelir getirecek bir sektör değil. Sürekli harcama ister. Yani götürür. Ha, onun da bir getirisi var, yok değil. O da oy getirir. Yol yaparsın, hastane yaparsın, okul yaparsın, kitap dağıtırsın, lale dikersin; oy toplarsın. Yanılıyor muyum? Peki, gelir olmayınca harcama nereden yapılır? Kolay, borçlanırsın… Başka? Satarsın… Ama dikkat ederseniz, yukarıda saydığımız sektörler arasında satış ya da borçlanma yok. Ha, onlar olur mu?... Olur tabii ki. Zaten siz de onu yapıyorsunuz. Ama o zaman da batarsınız. Hele alacaklılar bir kapıya dayansın. Sakın ha yalan demeyin. Yalansa, YILDA niçin ELLİ MİLYAR DOLAR BORÇ FAİZİ ÖDÜYORUZ?
…
Diğer yüzlerce takıntılarımdan bazılarını da sayayım…
— Hastaneler randevu sistemiyle çalışıyor. En basitinden bir ‘dâhiliyeden’ dahi bir ay sonrasına randevu alabiliyoruz. Bu gidişle karaborsaya düşecek. Aile hekimlikleri mi? Evlere şenlik. Yani, ne olur bir tebdili kıyafetle şöyle bir denetleseniz diyorum. Ha, haberli denetleyecekseniz, bırakın teklifimi geri alıyorum…
— Toplumun çivisi çıkmışçasına ahlak yapısı bozuldukça bozuldu…
— Helal rızık bulmakta güçlük çekiyoruz. Tükettiğimiz her gıda maddesinde DOMUZ katkısı var mı diye endişe içerisindeyiz. Lokmalarımız ağzımızda büyüyor. Allah rızası için "Merak etmeyin helal gıda tüketiyorsunuz.” diyecek bir yetkili çıkar diye ağızlara bakıyoruz…
— Niçin petrol bizde fahiş fiyatla satılıyor…
— Asgari ücretlinin maaşının yarısı faturalara diğer yarısı da kiraya gidiyor. Ama sizin gözünüz karısına araba alan vatandaşı görüyor…
— Araba dedim de ne olacak şu trafiğin hali? Hiçbir açıklama duymuyorum…
— Taş düşsün CHP’nin MHP’nin başına, hep size çalışıyorlar… Olmaz olsun onların muhalefetlikleri…
— Bir tek "Vatan Millet Sakarya” diyen Saadet Partisi var, herkes de planını onun üstüne yapıyor…
— Yıllardır ne idüğü belli olmayan bir ERGENEKON, bir BALYOZ’a takılmış garibim vatandaş, hala ne getirecek ne götürecek farkında değil. Gerçi yukarıda saydıklarım ve sayamadıklarım götürdükleri de ama vatandaş bunu göremediği gibi, hala güzel bir şeyler getirecek beklentisi içerisinde. Yoksa bunca bedeli boşuna ödemezdi. Kaç kere dedim "Bir şey getirmeyecek, hep götürecek.” diye. Ama o beni hiç dinlemiyor ki, hep sizi dinliyor…
Daha uzatayım mı Sayın Başbakanım? …