Başbakan'ın kararlarında medya etkili mi?

Ak Parti Konya milletvekili Cem Zorlu ile programdayız. Konu döndü dolaştı Mevlana ve Şeb-i Arus kutlamalarına geldi.

Ak Parti Konya milletvekili Cem Zorlu ile programdayız. Konu döndü dolaştı Mevlana ve Şeb-i Arus kutlamalarına geldi.

Şeb-i Arus derken, ‘alternatif kutlamalardan’ bahsediyorum. Hani bu yıl ilk defa bu kutlamaların Konya dışında ‘alternatif’ bir program yapılmasına ve bu bağlamda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Bakanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği kutlamalardan…

Ve on binleri bulan yoğun bir ilgiden…

‘Vuslat gecesi’ olarak bilinen 17 Aralık gecesi adeta Konya’dan kaçarcasına Antalya’da başka bir programa katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın ‘üstünün çizildiğini’ okuyabiliyordum

Bunu da canlı yayında sayın vekile yönelttim; Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay’ın yeni kabinede görev almayacağı basında sıkça yer alıyor. Ne düşünüyorsunuz?’

Zorlu’nun cevabı net ve bir o kadar da ilginçti.

‘Sayın Başbakan’ın böyle bir düşüncesi olduğunu ve hele hele basının üzerine gittiği ismi basına harcatmayacağını düşünüyorum.’

Cevabın metni tam bu şekilde olmamasına karşın mevhum belki de buydu.

Yani ‘sayın Başbakan kararlarında medyadan etkilenmez’ diyordu.

Yanıldı mı sayın vekil?

Bence yanıldı…

Buyurun birlikte bakalım kabinedeki değişikliklere.

İçişleri Bakanlığı’na İdris Naim Şahin’in yerine Muammer Güler, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na Ertuğrul Günay’ın yerine Ömer Dinçer, Milli Eğitim Bakanlığı’na Ömer Dinçer’in yerine Nabi Avcı, Sağlık Bakanlığı’na Recep Akdağ’ın yerine Mehmet Müezzinoğlu getirildi.

Ne var bunda?

Öyle demeyin…

Bakanlıktan alınan ya da yerleri değiştirilen isimlerin ortak özelliği, son günlerde basında sıkça eleştiri konusu olmaları olabilir diye düşünüyorum.

Özellikle iki isim ön plana çıkmıştı belki de.

İdris Naim Şahin ve Ertuğrul Günay.

İdris Naim Şahin gaflarıyla medyaya malzeme olurken, Ertuğrul Günay’ın Konya’dan aldığı ‘Şeb-i Arus tepkisi’ bardağı taşıran son damla oldu.

Daha önceki yazımızda ifade etmiştik; ‘Konya’da iktidar olmadan Türkiye’de iktidar olamazsınız’.

Başbakan bunun bilincinde.

Yine diğer Bakanlıklardaki değişiklikler de medya baskısı etkili midir?

Sağlık alanındaki gelişmelere bakarak bunu söylemek doğru olmayabilir ama medyanın bazen fazlaca etken olduğunu söylemek de yerinde bir ifadedir.

Sayın Zorlu bu konuda yanıldı gibime geliyor. Ama şunu belirtmeliyim ki; medyaya malzeme olmakla malzeme vermek arasında dağlar kadar fark var. Tabi ki malzeme olmaktan kastım yaptığı güzel şeylerle medyada sıkça yer almasıdır.

Kısacası değişen isimler medyaya malzeme olmaktan çok malzeme vermekle yetindiler.

Sağlık Bakanı sayın Akdağ’ı belki uzak tutabiliriz bu durumdan dolayısıyla onun değişikliğini pek anlayabilmiş değilim.

Yeni isimlerin koltuklarında neler yapabileceğini hep birlikte göreceğiz, onun için şimdilik hayırlı olsun demekle yetinelim.

Klasik bir CHP bakışı

CHP yine yaptı yapacağını.

Ve…

Böylece gerçek yüzünü bir kez daha göstermiş oldu. CHP’li Birgül Ayman Güler’in söylediği ‘Kürtlerle Türkler eşit değildir’ sözleri bunun en net örneklerinden.

Ne kadar ırkçı…

Ne kadar tepeden bakan bir zihniyet.

‘Halk plajlara akın etti vatandaş denize giremiyor’ bakışının farklı bir versiyonu.

Yazık…

Bu ülkede güçlü bir iktidar kadar güçlü bir de muhalefete ihtiyaç var derken böyle bir muhalefetten bahsetmedik hiç.

Ülke sorunlarına yapıcı bir eleştiri ve alternatif projelerle katkıda bulunan güçlü bir muhalefet resmiydi bizim çizmeye çalıştığımız.

Hele hele ülkenin hassas bir dönemden geçtiği bu günlerde böyle bir açıklama yapan muhalefet partisine ne denir?

Siz düşünün.

Ne dersiniz?

CHP’de de bir revizyon vakti gelmemiş mi?

İsimlerde değil bakış açısında bir revizyon…