Başbakanımızın Uzattığı El...

Ak partinin büyük kongresi bitti. Herkesin beklediği hatta beklentilerin üzerinde bir kongre oldu. Ak partiye yakışan ve başbakanımıza yakışan bir kongre oldu.

Ak partinin büyük kongresi bitti. Herkesin beklediği hatta beklentilerin üzerinde bir kongre oldu. Ak partiye yakışan ve başbakanımıza yakışan bir kongre oldu.

Başbakanımızın yaptığı konuşma ve vermiş olduğu ileriye dönük hedef ve mesajlarda hakikaten hem bugünkü yönetimlere hem de yarını yönetecek olan gençlere iyi bir hedef oldu kanısındayım.

Sayın başbakanımız bu kongre konuşmasında Türkiye ye olduğu kadar bütün dünyaya da mesajlarını hiç çekinmeden verdi.

Bir ülkeyi 10 yıl yönettikten sonra aynı coşku, aynı heyecan, aynı duygu ve aynı sevgi hala başbakanımız ve ekibinin gözünden okunuyordu.

Başbakanımızın yaptığı konuşma; Kah duygusal bir konuşma yaparak insanların gönül teline dokunup göz yaşlarını akıttı, kah kükreyerek dünya da ki yanlışların ve Türkiye deki bu yanlış uzantılarının gönüllerine de korku saldı.

Başbakanımız yapamayacakların sözünü vermemişti bu güne kadar. Verdiği sözleri yerine getirdiği gibi malum sebeplerden dolayı yerine getiremedikleri de oldu tabiki…

Ak partinin lideri olan sayın başbakanımız Recep Tayyib Erdoğa nın uzattığı el bu konuşmanın bence ön önemli dikkat edilmesi gereken yeriydi.

Başbakanımız bu kongrede ana muhalefet partisi CHP liderine ve partililere olduğu gibi diğer parti liderlerine ve gönül daşlarına da bir el uzattı.

Başbakanımız bu kongrede kürt sorununu kökünden halletmek için kürt halkı olan vatandaşlarına da bir el uzattı.

Başbakanımız bu kongrede bütün dünyada ki ezilen Müslümanlara el uzattığı gibi onlara bu zülmü yapanlara da bir barış eli uzattı…

İşte bir dünya liderinin yapması gereken ne varsa benim başbakanım da aynen onu yaptı.

Kongre konuşmasını dinlerken, herkes gibi bende kendimden bir şeyler buldum, duygulandım, sevindim, üzüldüm, ağladım, kızdım ve ne kadar çok çalışmamız gerektiğini tekrar hatırladım bu konuşmayı dinlerken.

Başbakanımızın uzatmış olduğu bu el çok önemli bir eldi.

Barış ve huzur içinde ki bir Türkiye için.

Güven içinde yaşayan kendi vatandaşları için.

Kan akmayan bir dünya için….

Bu el yeni bir evliliğe uzanan el diye gördüm ben şahsımca…

Bu eli yeni kurulan bir ailede ki doğan çocuk gibi gördüm…

Ve inşallah önümüzdeki dönemlerde ülkemize milletimize ve bütün dünya Müslümanlarına olduğu gibi diğer insanlığa da huzur, mutluluk, sağlık, güven, sulh ve barış getirmesini bekliyor ve ümit ediyorum.

Ve bu konuşmada bu evlilik için uzatılan elin havada kalmaması gerektiğini ve bu evliliğin hakikaten olması gerektiğini de düşünüyorum.

TÜRKİYE BAHTININ YENİ BİR ÇOCUK DOĞURMADIKÇA…

BU AKAN KANLARIN, SÜTE DÖNÜŞECEĞİNE DE İNANMIYORUM…

Alevisi, sünnisi, kürdü, lazı, çerkezi, abazası, çingenesi şucusu, bucusu her ne isek, bu olduklarımız bizden değildi…

Ama biz bu olduklarımız ile aynı ülkede ve aynı dünyada yaşamak zorundayız.

Ve birbirimize tahammül edip, yaşamayı öğrenmeliyiz.

Bu evliliğe uzanan eli havada bırakmamalıyız.

AKAN KANI, MUTLAKA SÜTE ÇEVİRMELİYİZ….

Vesselam….

Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Hayatı gönül gözü ile yorumlayan kardeşiniz…

Mustafa ÇELİK…