Ayrımcılıkla mücadele ve beklentiler

Adalet ve Kalkınma Partisi , 30 Eylül'de büyük coşkuyla gerçekleştirdiği kongresinde, 2023 vizyonu için 63 maddelik , manifesto niteliğinde reform haritası açıklandı. Siyaset ve özgürlük alanının genişletilmesi, başkanlık, yarı başkanlık tartışılması, Kürtçe anadilde kamu hizmeti, YSK ve YÖK reformu, sivil jandarma, ayrımcılıkla mücadele gibi başlıklarda birçok yeniliğin önümüzdeki 10 yıllık süreçte hayata geçirileceği belirtildi. Bu reform paketinin önemli maddelerinden biri de "Ayrımcılıkla Mücadele"

Adalet ve Kalkınma Partisi , 30 Eylül’de büyük coşkuyla gerçekleştirdiği kongresinde, 2023 vizyonu için 63 maddelik , manifesto niteliğinde reform haritası açıklandı. Siyaset ve özgürlük alanının genişletilmesi, başkanlık, yarı başkanlık tartışılması, Kürtçe anadilde kamu hizmeti, YSK ve YÖK reformu, sivil jandarma, ayrımcılıkla mücadele gibi başlıklarda birçok yeniliğin önümüzdeki 10 yıllık süreçte hayata geçirileceği belirtildi.

Bu reform paketinin önemli maddelerinden biri de "Ayrımcılıkla Mücadele”

13 Kasım 2009’da Beşir Atalay’ın Meclis kürsüsünde ,”Herkes İçin Daha Fazla Özgürlük” sloganlı "Demokratik Açılım” kapsamındaki "Milli Birlik Ve Kardeşlik Projesi”ni dile getirirken, "Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu”nun kurulacağını da belirtmişti.

Azınlıkların haklarından, cinsel tercihlere, başörtüsünden, etnik kimliğe kadar her türlü ayrımcılık, bu kanunun etkin kullanımıyla çözüm bulabilir. Dünyada"EşitlikKomisyonu” olarak bilinen bu tür bir komisyonun işlevsel hale gelebilmesi için önce ülkemizde yapılan ayrımcılığın çerçevesini çizip daha sonra gerekli müeyyideleri sağlayabilecek bir” Ayrımcılıkla Mücadele Yasasını” hayata geçirmemiz gerekiyor. Hemen hemen her kesimden insanın hayatının bir döneminde ayrımcılık karşısında mağdur olduğu aşikarken, böyle bir kanunun çıkması son derece yararlı olacaktır.

Bu kanunla görmek istediğimiz beklentilerimizi sıralayacak olursak :

 

1) Ayrımcılık tamamen yasaklanmalıdır!

 

2) Ayrımcılığa maruz kalan şahsın mağduriyeti karşısında yasal yollara başvurması ve bunun sonucunda genellikle hak arayanın hakkında işlem yapılmaktadır (dava açan personelin, iş akdine son verilmesi) Hak ararken , yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilmelidir

 

3) Hemşehricilik de ayrımcılık kapsamında olmalıdır.

4) Ayrımcılığın temelinde yatan her türlü durumun eksiksiz sayılması. Irk, din, dil, etnik köken, cinsiyet, cinsel yönelim, yaş gibi özellikler nedeniyle; istihdam, iletişim, ulaşım, sağlık hizmetleri, eğitim, barınma, kültürel hizmetler, sivil toplum kuruluşlarına üye olabilme, siyasi oluşumlara katılabilme gibi temel hak ve özgürlüklerin kesinlikle kısıtlanamamalıdır.

 

5) Dolaylı ayrımcılığın da tanımı yapılmalı, (Protestanlara yer olmadığı gerekçesiyle ibadethane yapabilmeleri için yer verilmemesi.) etnik kökene ya da engelliliğe karşı yapılan tacizler de bu kapsamda olmalıdır.

 

6)Ayrımcılığın yapıldığının kesin olması sonucunda yapılacak cezai müeyyidenin tanımı açık olarak yapılmalıdır.

 

7)Ayrımcılıktan dolayı ortaya çıkan mağduriyeti ispat zorunluluğu mağdurda değil , mağdur edende olmalıdır.

 

8)Özel veya tüzel şirketlerden, kişilerden gelen ayrımcılıklar da kapsama alınmalıdır.

 

9)Dış ülkelerde dini, dili, rengi nedeniyle iş veya barınabilecek yer verilmemesi de ayrımcılık kapsamında yer bulması gereken maddelerden biridir. Bu duruma en büyük örneklerden biri de maalesef "İslamofobia”dır.

 

Tüm bu sorunların çözümü için "EşitlikKomisyonu”na benzer bağımsız bir kamu komisyonu oluşturulmalı, bireysel şikayetlere kadar müracaatlar alınabilmeli ve ayrımcılığın tespiti durumunda yaptırımını sağlayabilmelidir.

Merkezi iradeden tamamen bağımsız olacak bu komisyonun içinde sivil toplum örgütleri etkin bir şekilde yer almalıdır. Devlet organlarının ayrımcı uygulamalarını tespiti halinde yargıya yönlendirmeden idari ceza verebilme yetkisine de haiz olması elzemdir. Kamu kurumlarını, bilhassa kolluk kuvvetlerini belirli dönemler dahilinde inceleme, rapor isteme ve bu kurumların ayrımcılıkla mücadele stratejilerini hazırlamak gibi yetkiler de verilmelidir.

Bu komisyonun etkin bir şekilde yürürlüğe girmesini sağlayabilecek gerekli anayasal ve yasal düzenlemelerin de bir an önce yapılmalıdır.

İnsan hak ve özgürlüklerini ön planda tutan bu tür kanunların Avrupa Birliği sürecindeki mücadelemize de önemli katkılar sağlayacaktır.

 

ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN.