Ahmaktan dost olmaz!

"Yiğidin biri, bir ayıyı ejderhanın elinden kurtarınca, ayı ona gönül verip bağlanmış. Hastalanınca da başında beklemeye başlamış. Oradan geçen birisi, başında ayının beklediği yiğidi görünce: 'Ayıya güve olur mu?' diye sormuş. 'Ahmakların dostluğu, düşmanlıktan beterdir. Haydi bırak bu ayıyı da peşimden gel" diye de eklemiş.

"Yiğidin biri, bir ayıyı ejderhanın elinden kurtarınca, ayı ona gönül verip bağlanmış. Hastalanınca da başında beklemeye başlamış. Oradan geçen birisi, başında ayının beklediği yiğidi görünce: ‘Ayıya güve olur mu?’ diye sormuş. ‘Ahmakların dostluğu, düşmanlıktan beterdir. Haydi bırak bu ayıyı da peşimden gel” diye de eklemiş.

Bu sözler üzerine çileden çıkan yiğit, ‘galiba’ diye düşünmüş, ‘bu adam, bu ayı ile dostluğumu kıskandı ya da dostluğumu bozmak için iddiaya tutuştu. Yahut katilin biri. Canıma kastetmeye geldi.’

Bunları düşünerek terslemiş adamı. Adam da sözü kâr etmeyince yiğidin yanından uzaklaşmış. Yiğit de uyumaya başlamış. Bu arada yiğidin yüzüne bir sinek konmuş. Ayı yiğidin yüzüne konan sineğe çok kızmış. Sineği kovalıyormuş ama sinek yine gelip yiğidin yüzüne konuyormuş. Sabrı taşan ayı, yiğidi sinekten kurtarmak için eline aldığı taşı, sineğin üzerine indirmiş.

Ne var ki sinek yiğidin alnındaymış ve taş yiğidin suratını dağıtmış.”

Ayıdan dost olur mu? Tartışılır. Asıl üzerinde durulması gereken ahmaktan dost olur mu? Bunun üzerinde durulması ve tartışılması gerekir. Bilge atalarımız, vurgu yapmak istedikleri meseleler üzerine böyle örneklendirmeler yaparak, bizim mevzuya dikkatimizi çekmek istemişler.

Deyimler, atasözleri de böyle doğmamış mıdır zaten? İnsan daha iyi anlasın, idrak etsin diye konuyu hayvanlarla veya başka varlıklarla özdeşleştiren atalarımız, bize ders aldırıcı küçük öyküler sunmuşlar. Öyküyü unutan ya da öğrenmeyen insana miras olarak tek bir cümle kalmış.

"Ayıdan dost olmaz” sözünde olduğu gibi.

Niye durduk yere ayıyla dost olunur ki diye sormamış insan ve gelişigüzel kullanmaya başlamış deyimi. Başka başka şeylere uyarlamış.

Ona keza bu sözü mü baz aldı bilinmez ama başka biri de "bir tane ahmak dosta on tane akıllı düşmanı yeğlerim” demiş. Demek ki ahmakların dostluğundan fersah fersah kaçacaksın. Ki boşu boşuna vakit kaybetmeyesin. Onunla uğraşarak, ona harcadığın zamanı daha faydalı, verimli işlerde kullanabilesin.

Öyle değil midir? Az önceki sözü esas alırsak, düşman açık oynar kartlarını, ona göre alırsın gardını. Oysa dostum dediğin, ahmaksa şayet, ahmaklığı yüzünden senin sonunu da hazırlıyor olabilir ama dost bildiğin için farkına bile varmazsın.

Ta ki alnının ortasına bir taş yiyene kadar!

Çıkış noktasını öğrendikten sonra daha çok hoşuma giden, "ayıdan dost olmaz” sözünü –bir hayvan sever olarak- ben değiştirmek istiyorum. Şöyle kullanılsın bu söz: "Ahmaktan dost olmaz.”

Örneklendirmeler ve teşbihler konusunda da insanın imdadına koşan, kendisine zarar verilmediği müddetçe dost kalan, Allah’ın genlerine nakşettiği güdülerle hareket edip, ekolojik dengede sadece görevlerini ifa eden, tabiata ve diğer canlılara karşı insanlardan daha saygılı ve korumacı bu güzelim yaratılmışlara atfen böyle bir sözün özdeşleştirilmesine karşı çıkıyorum ve "ayıdan dost olur, çok da güzel olur, Allah bizi ayıların değil, ahmakların dostluğundan muhafaza eylesin” diyorum.