1- Suriye bağımsız ulemasıyla ve medreseleriyle iştihar etmiş bir beldemizdir. Allah Suriye ve Suriyelileri bir denklem içinde korumuştur. İnşallah bundan sonra da koruyacaktır. Şam âlimler diyarı ve yatağıdır.
Bundan tam iki yıl kadar önce Şamlı âlimlerden ve müverrihlerden Şevki Ebu Halil'i kaybetmiştik. Şevki Ebu Halil'i önce kitaplarından ve gıyabında tanıdım. Ardından da Yazarlar Birliği ile bir Şam yolculuğunda bu gıyabi tanışıklığımız vicahi yani ruberu hale geldi. O ziyarette Yusuf Kaplan da vardı ve Şevki Ebu Halil hoca ile birlikte derin akademik ve tarihi tartışmalara girdi. Tartışmanın üslubu sanat boyutlarını hatırlatıyordu. Şevki Ebu Halil Suriye'nin ve Arap dünyasının tarihini yazmak için ellerinde Osmanlı kaynaklarının olmadığını ve bu kaynakların Arapçaya çevrilmesi gerektiğini söyledi. Modern Arap tarihinin tek yanlı Batılı kaynaklara veya yerel kaynaklara dayanılarak yazıldığını ve Osmanlı kaynaklarının boyut olarak eksik kaldığını söylemiştir. Hadaret ve medeniyet ayrımı yapmış birisinin fiziki uygarlığı diğerinin ise manevi uygarlığı çağrıştırdığını ifade etmiştir. Yusuf Kaplan burada araya girmiş ve mesele dallanıp budaklanmıştı. Yusuf Kaplan genelde konuşmalarında bu sahneye vurgu yapar ve rahmetli Şevki Ebu Halil'i örnek olarak verir ve çekiştirir. Şevki Ebu Halil'i çekiştiren sadece Yusuf Kaplan olmayıp Kanadalı gazeteci-yazar Fred A. Reed de Parçalanmış İmgeler adlı eserinde maç ve dünya kupası düşkünlüğünden dolayı merhumu eleştirmektedir. Fred A. Reed İslâm'ı seçmiş ve Gizli Türkiye'de Yolculuk Anadolu Kavşağı adlı başka bir eser de kaleme almıştır. Elbette her insanın zaafları olabilir. Şevki Ebu Halil de zaaflardan muaf olmayıp belki ufak tefek zaaflarla maluldür. Keşke herkesin zaafı bu kadarla sınırlı olabilse ve kalabilse.
Şevki Ebu Halil gayur ve velut bir yazardı ve müşteşriklerin İslâm tarihini karalamalarıyla alakalı olarak yazdığı kitaplar imanının bir eseridir. Batılı ve yerli oryantalistlerle alakalı olarak bir dizi eser kaleme almış ve kafada kalan şüpheleri ve tortuları bu yolla izale etmiş ve berraklaştırmaya çalışmıştır.
Carl Brockelmann, Philip Hitti, George Zeydan elekten geçirdiği bazı oryantalistlerdendir. Corci Zeydan şarklı olmasına rağmen Hıristiyan olması ve eserlerini bu nokta-i nazardan yazmasından dolayı yerli oryantalist sayılabilir.
2- Önden gidenlerden bir diğeri de geçen yıl kaybettiğimiz Halep Müftüsü İbrahim Salkini'dir. Fıkıh ve usul-u fıkıh alanlarında temayüz etmiştir. Hafız Alai'nin Tahkik'i Murad adlı kitabını tahkik etmiştir. El Müyesser li usuli'l fıkh adlı eseri de usul alanındaki başka bir çalışmasıdır. El fıkh el İslâmi: Fıkhu'l ibadat adlı eseri de furu-u fıkıhtaki eserlerinden birisidir. El Mer'e fi'l İslâm, İslâm'da en fazla tartışmaya konu olan alanlardan kadına dairdir. Bu çalışmanın alt başlıklarından birisi de değişik ilmi dergilerde yazmış olduğu 'Evdau'l Mer'eti Fi'l İslâm' adlı çalışmasıdır. Kadının İslâm'daki yerine ve ahvaline temas etmiştir. Terbiyetü'l İslâmiye/ İslâmi terbiye gibi eğitim alanında yazmış olduğu kitap da ilmi çalışmalarından biridir. İslâm'a hizmete adanmış bir ömrün sahibidir. Olaylar Halep'e intikal etmeden evvel rejime yönelik bir takım uyarılarından dolayı aşırı dozda narkoz verilerek öldürüldüğü kanaati yaygındır. Son dönemlerini hasta geçiren Salkini hastaneye kaldırıldıktan sonra vefat etmiş ve dostları ve sevenleri rejim tarafından aşırı dozda verilen narkozla öldürüldüğünü söylemişlerdir. Oğlu da El cezire Kanalına yaptığı açıklamada ulema adına Suriye devrimine destek verdiğini açıklamıştır ( El Cezire, 23 15, 6/9/2012).
3- Bu yıl kaybettiğimiz Suriye'nin önemli âlimlerinden birisi de Abdurrezzak Halebi'dir. Şam'ın en büyük Hanefi âlimlerinden birisiydi. 90 yaşını geçkin bir şekilde vefat eden Abdurrezzak Halebi ömrünü okuyarak ve okutarak geçirmiştir. Merhum Halebi arkadaşı Remzi Bezm ile birlikte Salih Ferfur'un sağ koluydu. Annesi tarafından eski Şam müftüsünün de torunudur. 1925 yılında dünyaya gelmiş ve 2012 yılında da hakka yürümüştür. Fethu'l İslâm medresesinin geliştirilmesinde ve istikrarında mühim bir rol oynamıştır. Uzun yıllar bu kurumun müdürlüğünü yapmıştır. Emevi Camii, Kıtat Camii gibi camilerde gayri resmi dersler okutmuş ve halkalarına yediden yetmişe herkes katılmıştır. Kıraattan, hadis ve fıkha kadar her alanda dersler vermiştir. Bir dönem( 1978) de bu fakir Mescid-i Kıtattaki derslerini dinlemiştir. Zannederim en son 2009 yılında yine Emevi Camiinde bir sabah namazı sonrasında kendisini talebeleriyle ders yaparken bulmuş ve talebeleriyle hoş beş etmiştik. Allah, önden gidenlerin yerini doldurmayı nasip etsin ve cümlesine rahmet etsin...
Bundan tam iki yıl kadar önce Şamlı âlimlerden ve müverrihlerden Şevki Ebu Halil'i kaybetmiştik. Şevki Ebu Halil'i önce kitaplarından ve gıyabında tanıdım. Ardından da Yazarlar Birliği ile bir Şam yolculuğunda bu gıyabi tanışıklığımız vicahi yani ruberu hale geldi. O ziyarette Yusuf Kaplan da vardı ve Şevki Ebu Halil hoca ile birlikte derin akademik ve tarihi tartışmalara girdi. Tartışmanın üslubu sanat boyutlarını hatırlatıyordu. Şevki Ebu Halil Suriye'nin ve Arap dünyasının tarihini yazmak için ellerinde Osmanlı kaynaklarının olmadığını ve bu kaynakların Arapçaya çevrilmesi gerektiğini söyledi. Modern Arap tarihinin tek yanlı Batılı kaynaklara veya yerel kaynaklara dayanılarak yazıldığını ve Osmanlı kaynaklarının boyut olarak eksik kaldığını söylemiştir. Hadaret ve medeniyet ayrımı yapmış birisinin fiziki uygarlığı diğerinin ise manevi uygarlığı çağrıştırdığını ifade etmiştir. Yusuf Kaplan burada araya girmiş ve mesele dallanıp budaklanmıştı. Yusuf Kaplan genelde konuşmalarında bu sahneye vurgu yapar ve rahmetli Şevki Ebu Halil'i örnek olarak verir ve çekiştirir. Şevki Ebu Halil'i çekiştiren sadece Yusuf Kaplan olmayıp Kanadalı gazeteci-yazar Fred A. Reed de Parçalanmış İmgeler adlı eserinde maç ve dünya kupası düşkünlüğünden dolayı merhumu eleştirmektedir. Fred A. Reed İslâm'ı seçmiş ve Gizli Türkiye'de Yolculuk Anadolu Kavşağı adlı başka bir eser de kaleme almıştır. Elbette her insanın zaafları olabilir. Şevki Ebu Halil de zaaflardan muaf olmayıp belki ufak tefek zaaflarla maluldür. Keşke herkesin zaafı bu kadarla sınırlı olabilse ve kalabilse.
Şevki Ebu Halil gayur ve velut bir yazardı ve müşteşriklerin İslâm tarihini karalamalarıyla alakalı olarak yazdığı kitaplar imanının bir eseridir. Batılı ve yerli oryantalistlerle alakalı olarak bir dizi eser kaleme almış ve kafada kalan şüpheleri ve tortuları bu yolla izale etmiş ve berraklaştırmaya çalışmıştır.
Carl Brockelmann, Philip Hitti, George Zeydan elekten geçirdiği bazı oryantalistlerdendir. Corci Zeydan şarklı olmasına rağmen Hıristiyan olması ve eserlerini bu nokta-i nazardan yazmasından dolayı yerli oryantalist sayılabilir.
2- Önden gidenlerden bir diğeri de geçen yıl kaybettiğimiz Halep Müftüsü İbrahim Salkini'dir. Fıkıh ve usul-u fıkıh alanlarında temayüz etmiştir. Hafız Alai'nin Tahkik'i Murad adlı kitabını tahkik etmiştir. El Müyesser li usuli'l fıkh adlı eseri de usul alanındaki başka bir çalışmasıdır. El fıkh el İslâmi: Fıkhu'l ibadat adlı eseri de furu-u fıkıhtaki eserlerinden birisidir. El Mer'e fi'l İslâm, İslâm'da en fazla tartışmaya konu olan alanlardan kadına dairdir. Bu çalışmanın alt başlıklarından birisi de değişik ilmi dergilerde yazmış olduğu 'Evdau'l Mer'eti Fi'l İslâm' adlı çalışmasıdır. Kadının İslâm'daki yerine ve ahvaline temas etmiştir. Terbiyetü'l İslâmiye/ İslâmi terbiye gibi eğitim alanında yazmış olduğu kitap da ilmi çalışmalarından biridir. İslâm'a hizmete adanmış bir ömrün sahibidir. Olaylar Halep'e intikal etmeden evvel rejime yönelik bir takım uyarılarından dolayı aşırı dozda narkoz verilerek öldürüldüğü kanaati yaygındır. Son dönemlerini hasta geçiren Salkini hastaneye kaldırıldıktan sonra vefat etmiş ve dostları ve sevenleri rejim tarafından aşırı dozda verilen narkozla öldürüldüğünü söylemişlerdir. Oğlu da El cezire Kanalına yaptığı açıklamada ulema adına Suriye devrimine destek verdiğini açıklamıştır ( El Cezire, 23 15, 6/9/2012).
3- Bu yıl kaybettiğimiz Suriye'nin önemli âlimlerinden birisi de Abdurrezzak Halebi'dir. Şam'ın en büyük Hanefi âlimlerinden birisiydi. 90 yaşını geçkin bir şekilde vefat eden Abdurrezzak Halebi ömrünü okuyarak ve okutarak geçirmiştir. Merhum Halebi arkadaşı Remzi Bezm ile birlikte Salih Ferfur'un sağ koluydu. Annesi tarafından eski Şam müftüsünün de torunudur. 1925 yılında dünyaya gelmiş ve 2012 yılında da hakka yürümüştür. Fethu'l İslâm medresesinin geliştirilmesinde ve istikrarında mühim bir rol oynamıştır. Uzun yıllar bu kurumun müdürlüğünü yapmıştır. Emevi Camii, Kıtat Camii gibi camilerde gayri resmi dersler okutmuş ve halkalarına yediden yetmişe herkes katılmıştır. Kıraattan, hadis ve fıkha kadar her alanda dersler vermiştir. Bir dönem( 1978) de bu fakir Mescid-i Kıtattaki derslerini dinlemiştir. Zannederim en son 2009 yılında yine Emevi Camiinde bir sabah namazı sonrasında kendisini talebeleriyle ders yaparken bulmuş ve talebeleriyle hoş beş etmiştik. Allah, önden gidenlerin yerini doldurmayı nasip etsin ve cümlesine rahmet etsin...













