Guney Sudan'da bagimsizlik referandumu devam ederken, Arap akademisyen ve entelektueller ise Sudan'in parcalanmasinda Israil'in onemli rol aldigi yonundeki yazilar kaleme aliyor. Ahram Politik ve Stratejik Arastirmalar Merkezi Sudan Masasi Baskani Hani Raslan, Israil'in kuruldugu yildan itibaren Guney Sudan'daki ayrilikci hareketlerle isbirligi icinde bulundugunu ve sonunda hedefine ulastigini vurguluyor. Guneyin her yerinde Israil'i gormenin mumkun oldugunun altini cizen Raslan, ancak yilsonuna kalmadan ulkenin buyuk bir ic savasa suruklenme riskiyle karsi karsiya bulundugunu one suruyor.
Misirli sair Faruk Cuveyda ise, "Sudan'in parcalanmasi, Arap dunyasinin 1948 yilinda Israil'in kurulmasindan sonraki karsilastigi en buyuk depremdir." ifadelerini dile getiriyor. Guney Sudan'in kaybedilmesinde uluslararasi gucler kadar Arap ulkelerinin de sorumlu oldugunu vurgulayan Cuveyda bundan sonra da "Darfur da gider mi, Beja da gider mi? Sudan varligini nasil koruyacak?" gibi sorulari sormaya baslayacaklarini ifade ediyor.
Suruk gazetesindeki analizinde Asyut Universitesi profesorlerinden Dr. Halid Abdulkadir de Israil'in Sudan'in parcalanmasini saglamak icin yillardir bolgede faaliyet gosterdigini anlatiyor. Bu sekilde Misir'in en zayif tarafindan yakalandigini one suren Abdulkadir, guneyin kopmasiyla artik Nil'in, hicbir zaman eskisi gibi istikrarli olarak Akdeniz'e akamayacagini da ifade ediyor.
Sudan Devlet Baskani Omer Hasan el Besir'i elestiren yazilarini surduren Misir Sura Meclisi Dis Iliskiler Komisyonu Baskani Mustafa el Fiki Besir-Hasan el Turabi ikilisinin izledigi yanlis siyasetin ulkenin bolunmesine sebep oldugunu one suruyor. Iki liderin illa da guneyde seriat ilan etme derdine dustuklerini yazan Fiki, supheli bir helikopter kazasinda olen ayrilikci lider John Garang'in ulkenin bolunmesini hicbir zaman telaffuz etmedigini, her zaman butun ancak liberal bir yapidan bahsettigini ileri suruyor.
Fiki'nin aksi yonunde fikirlerini ifade eden Misir'in onde gelen gazetecilerinden Fehmi Huveydi ise guneydeki ayrilikci hareketlerin seriat ilaniyla baslamadigini, Sudan'in bagimsizligini kazandigi 1956'dan da oncesine dayandigini yaziyor.
Israil'in Guney Sudan'in yani sira Kurdistan'in bolunmesi icin de yogun bir caba icinde oldugunu vurgulayan Huveydi, aslinda Israil'in Arap dunyasindaki tum azinliklarla bir sekilde ilgilendiginin altini ciziyor.
Suruk gazetesi yazarlarindan Imadettin Huseyin de her ne kadar Israil'in cabalari bulunsa bile asil sorumlulugun kendilerinde olduguna isaret ediyor. Huseyin, birlikte yasadiklari azinliklara gercekten iyi davranip davranmadiklarinin sorgulanmasi gerektigini belirtiyor.
Referandum surecinin bitmesiyle birlikte kuzey ve guney arasinda 'paylasim' muzakereleri baslayacak. Bu surecte suphesiz en buyuk anlasmazlik konusunu sinir hattinda yer alan Abiye bolgesi olusturuyor. Her iki taraf da Abiye uzerinde hak iddia ediyor. Ancak nufusun agirlikli kismini guneylilerin olusturmasindan dolayi, Hartum Yonetimi'nin Abiye'de muhtemel bir referanduma sicak bakmadigi belirtiliyor.
Muzakere surecinde petrol kaynaklarinin paylasimi da hassas konularin basinda yer aliyor. Ayrica Nil sularinda Sudan'in payini olusturan yuzde 17'lik kismin nasil paylasilacagi onemli bir soru isareti.
Gorusmelerin olumlu sonuclanmasi durumunda Guney 9 Temmuz 2011'de bagimsizligini resmen ilan edecek.
Türkiye
12 Ocak 2011 - 13:58
Israil'in son fitnesi Sudan!
Guney Sudan'da bagimsizlik referandumu devam ederken, Arap akademisyen ve entelektueller Sudan'in parcalanmasinda Israil'in onemli rol oynadigini soyledi. Aydinlar, Muslumanlarin ayriligini firsat bilen Israil'in, Sudan'dan Kurdistan'a kadar Islam dunyasindaki her turlu azinlik sorunuyla yakindan ilgilenip olaylari kasidigini ifade etti
Türkiye
12 Ocak 2011 - 13:58
İlginizi Çekebilir

















