TBMM Anayasa Komisyonu Baskani Burhan Kuzu, universitelerdeki basortusu sorunuyla ilgili olarak, bir anayasa ya da yasa degisikligine gerek olmadigini belirterek, "YOK'un bu uygulamasi dogrudur. Uygulamayi fiili olarak desteklemek seklinde butun muhalefet partileri bunu devam ettirebilirler. Mevcut uygulama bence dogrudur" dedi.
AK Parti Grup Baskanvekili Suat Kilic da, "Bu meseleyi Turkiye'de bir demokrasi ve ozgurluk sorunu olarak algiliyoruz. . Bu meselede tek basimiza degil; TBMM'de grubu bulunun butun siyasi partilerle birlikte adimlar atabilmeyi hedefliyoruz" diye konustu.
AK Parti Grup Toplantisi, Basbakan Recep Tayyip Erdogan baskanliginda parti genel merkezinde basina kapali gerceklestiriliyor. Kizilcahamam'daki Istisare ve Degerlendirme Toplantilarinin devami oldugu belirtilen toplanti saat 12.50'de basladi. Toplanti oncesinde parti kurmaylari gazetecilerin sorularini cevaplandirdi. Adalet Bakani Sadullah Ergin, teror orgutu PKK'nin sehir yapilanmasi KCK davasinda yargilananlarin Kurtce savunma taleplerinin reddedilmesiyle ilgili bir soru uzerine, "Mahkemenin yapacagi degerlendirmeyi takip edecegiz. Su anda konu mahkemenin onunde. Bir degerlendirme yapmak olmaz'' yanitini verdi.
AK Parti Grup Baskanvekili Mustafa Elitas ise, AK Parti'nin Meclis'te gurubu bulanan partilerden basortusu konusunda randevu talebi cercevesinde MHP'den bir yanit gelip gelmedigi sorusu uzerine, "Olumsuz cevaplari olmadi henuz simdiye kadar. Ama diger grup baskanvekili arkadaslarla gorustukten sonra cevap vereceklerini soylediler. Prensip olarak kabul ettiklerini soylediler. Henuz bir yanit gelmedi benim bilgim dahilinde. Bir sorun yok gibi" dedi.
Icisleri Bakani Besir Atalay ise KCK davasiyla ilgili sorulara yanit vermedi.
"YOK'UN UYGULAMASI DOGRU"
TBMM Anayasa Komisyonu Baskani Burhan Kuzu da, CHP'nin HSYK'daki secimlere iliskin iktidarin etkisi oldugu yonundeki elestirilerin hatirlatilmasi uzerine, "Hayir o mumkun degil. Adalet Bakanligi'nin kendi burokratlarini aday gostermis olmasinda hukuki bir engel yok" dedi. Bir gazetecinin, 'Yani etik acidan' sozleri uzerine Kuzu, "Etik ayri bir konu. Propaganda da yok; zaten oyle bir imkan da yok, yasak. Dolayisiyla secim yenilgisini ona baglamak dogru degil.12 bin kusur oy kullanilmis. O kadar oyun icerisinde Adalet Bakanligi hangi birini yapacak. Zaten gizli oylama olmustur" dedi.
Blok olarak oy kullandirildigi, mesajlar cekildigi yonundeki iddialarin hatirlatilmasi uzerine de Kuzu, "Ondan haberim yok benim. Ama sanmiyorum. Secim Kurulu o itirazlara bakar oyle bir sey olursa. Yani sonuc olarak bu belli kesimin secime golge dusurmek icin soylemis oldugu bir takim sozler; daha ileri giden seylere degil bence" diye konustu.
Kuzu, basortusu sorunun cozumu icin nasil bir formul ongordugu ve Anayasa degisikligi mi yoksa yasa degisikligi mi gerektigi yonundeki soru uzerine de sunlari kaydetti:
"Ortada bazi kararlar var. Iste malum, yasa var, kararlar var. Aslinda mevzuatta acik bir yasak yok. Kararlar disinda o da somut olay uzerine verilmis olan kararlar. Yani bir olay gelmis, Bu olay uzerine verilmis kararlar. Insan Haklari Mahkemesinin karari da, Danistay'in karari da, Anayasa Mahkemesi'nin kararlari da. Dolayisiyla bu verilen kararlara biz toplu olarak baktigimiz zaman somut olay uzerinden verilen kararlar. Yani bunlari bir kanun maddesi, anayasa maddesi gibi gormek dogru degil. Simdi ayrica, kanun bazinda baktiginiz zaman YOK yasasinin k 17. maddesi var. O da cok acik olarak duruyor orada. Ne diyor o kanunun o maddesi: yururlukteki yasalara aykiri olmayan kilik kiyafet serbesttir diyor. Simdi bu iptal edilmedi.
Anayasa Mahkemesi'nde bu 1989 'da gittik, iptal edilmedi. Boyle olunca zannediyorum YOK bunun uygulanmasini sagliyor su anda. Yani yapmaya calistigi bu. Bir yasal dayanagi o. Deniyorsa ki, muhalefet 'Biz bu sorunu cozecegiz' soyledikleri gibi o zaman yasal dayanakta sorun varsa bu nasil cozulecekse o zaman oturup ortak bir mutabakat olmasi lazim. Madem ki ortak bir cozum araniyor. Anayasa degisikligi mi olur, yasa degisikligi mi olur? Herhangi baska bir sey mi olur. Bana sorarsaniz hic birine gerek kalmadan YOK'un bu uygulamasi dogrudur.
Uygulamayi fiili olarak desteklemek seklinde butun muhalefet partileri bunu devam ettirebilirler. Mevcut uygulama bence dogrudur. Boyle bakmak lazim konuya. Zaten yarin gruplar arasinda gorusecekler biliyorsunuz. Bir mutabakata varilmasi lazim. Bu konuda bizim herhangi bir hazirligimiz o anlamda yok. Yani soyle olursa biz variz gibi yok. Cunku bunu ortak cozmek icin variz. Bakalim nasil formul cikar. Cikacak olan formul ortak bir formul. Bu ise yanasmazsa zaten malum Anayasa Mahkemesi'ne gidip iptal edilme durumu daha once gerceklesti. Anayasa degisikligin zaten sayi olarak guc yetmiyor. Dolayisiyla bekleyecegiz."
LAIKLIGIN TANIMI TARTISMALARI
Bir basin mensubunun "Laikligin tanimi konusunda da sizin tartisilan sozleriniz oldu? Sizce laiklik yeniden tanimlanmali mi?' sorusu uzerine ise Kuzu, "Tanimlama kelimesini kullanmadim ben zaten. Yorumlama kelimesini kullandim. Bunlar cok farkli seyler. Tanimlama olarak algilamak isteyenler belki bunu cikarmistir. O aslinda verilmis olan roportajin icinde sadece bir cumle. Secilen bolume de aynen katiliyorum. Bu su demektir. Yani artik laiklikle alakali tartismalar dunyada nasil oluyorsa oyle olmasi lazim. Fransa'da mesela 13 binden fazla kilise kapatildi, yakildi. Binlerce papaz asildi. Simdi siz hala laiklik boyle dogdu diye herhalde o gunu bugune tasiyamazsiniz. Basortusu konusunun zaten laiklikle bir tezatligi da yok. Sonuc olarak laiklik bir ulkede din ve vicdan ozgurlugunun garantisidir. Eger bunu saglamiyorsa demek ki yorumda bir sorun var demektir. Benim anlatmaya calistigim bu. Bizim hukumet olarak degismez maddelerle zerre kadar sorunumuz yok. Buradaki sorun uygulamadan yorumdan kaynaklanan sorun. Konuya boyle bakmamiz lazim. O zaman normal bir Turkiye gormus oluruz, normallesme gerceklesmis olur. O acidan biraz daha beklememiz lazim. Konuyu baska yere cekmek dogru olmaz. Ilkelerin kendisiyle ilgili bir problem yok. Cunku bu ilkeler zaten bastan beri cozulmus ayiklanmis gelmis ve dunya da insan haklarini en guzel gerceklestiren formuller bunlar aslinda. Laiklik, Sosyal devlet, hukuk devleti ve demokratik devlet. Bu dort ilk konusunda dunya zaten mutabakata varmis. Yani hangi ulkede bunlar uygulanirsa o ulkede mutluluk olur. Insanlar daha rahat eder. Turkiye'de sorun varsa demek uygulamada sorun var. Bunu duzeltmemiz lazim" diye konustu.
"MESELE, DEMOKRASI VE OZGURLUK SORUNU"
AK Parti Grup Baskanvekili Suat Kilic da, muhalefet partileri ile basortusu sorununa iliskin yapilacak gorusmelerle ilgili olarak, su degerlendirmeyi yapti:
"Bu meseleyi Turkiye'de bir demokrasi ve ozgurluk sorunu olarak algiliyoruz. Bu meselede tek basimiza degil; TBMM'de grubu bulunun butun siyasi partilerle birlikte adimlar atabilmeyi hedefliyoruz. Uzlasi ve birliktelik icerisinde bu meselenin cozumune herkes katki saglayabilirse Turkiye'nin demokrasisi adina bundan biz de mutluluk duyacagiz. CHP Genel Baskani Sayin Kilicdaroglu'nun referandum oncesinde verilmis sozleri vardir. Bu sozler hangi cercevede gecerlidir, ne olcude gecerliligini korumaktadir?
Butun bu basliklar altinda muhataplarimizla degerlendirmelerimizi yapacagiz. Birlikte bir cozum uretebilme imkanini gorursek TBMM zemininde ileriye dogru adimlar atabilmenin arayisi icinde olacagiz."
MHP ile yapilacak gorusmenin saatinin belli olup olmadiginin sorulmasi uzerine ise Kilic, "CHP ile saat 11 de basliyoruz. Tum saatler bugun belli olacak ve sizlerle paylasacagiz" dedi.
CHP'NIN TEMINAT TALEBI
Basortusu konusunda CHP'nin ileriye donuk olarak 'turban liseye, ilkokula iner mi? Kamuda da kullanilir mi?' seklinde kaygilari oldugunun ve guvence alirlarsa 29 Ekim resepsiyona katilacaklari yonundeki aciklamalarin hatirlatilmamsi uzerine Kilic, soyle konustu:
"29 Ekim resepsiyonu bizim konumuz degil, siyasetin konusu degil, AK Parti'nin konusu hic degil. 29 Ekim resepsiyonunun ev sahibi Sayin Abdullah Gul'dur. 29 Ekim resepsiyonu cumhuriyet bayraminin icerisinde icra edilen bir etkinlik Cumhurun bayramina cumhuru temsil eden milletvekillerinin her kosulda katilacagi kanaatindeyiz. Bizim bir taahhudumuz de bir sozumuz de Sayin Cumhurbaskaninin cumhuriyet bayrami daveti kiyaslanamaz ilintilenemez."
Bu kaygilari giderecek bir aciklama yapip yapmayacaklarinin sorulmasi uzerine de Kilic, "Turkiye Cumhuriyeti Devleti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Bu ulke tum sorunlarina laik demokrasi icersinde cozumler aramanin cabasi icindedir. Butun bu degerlen cumhuriyetimizin temel nitelikleri, bizlerin atacagi adimlar acisindan da olmazsa olmazlar icinde degerlendirilmelidir. Niyet kesinlikle bir ozgurluk ve demokrasi sorunun cozumune yonelik adimlar atabilmektir. Onun disinda hic kimse hesapta ya da gundemde olmayan bir takim seylerin arayisi icinde girmesin."
Habervakti
















