Amerika Birlesik Devletleri Baskani Barack Obama, ABD'nin Libya'da gerceklestirdigi askeri mudahale nedeniyle elestiri oklarinin ucunda. Bir kesim, mudahalenin mesruiyetini sorgularken, diger bir kesim ise operasyonla ilgili seffaflik sorunundan ve zamanlamanin kotu olmasindan sikayetci. Dis Iliskiler Konseyi (CFR) Arastirma Muduru James M. Lindsay, hava sahasini kapatmanin sivillerin guvenligi konusunda yetersiz kaldigini savunurken, hukumet tarafindan gelen kafa karistirici aciklamalarin, koalisyon gucleri arasindaki anlasmazliklarin ve Arap ulkelerinin girisimlere katkisindaki yetersizligin operasyonun sakat bir sekilde baslamasi anlamina geldigini ekledi. Lindsay, Beyaz Saray'in operasyon kararinin mesruiyetinin sorgulanmasina ragmen, aslinda Savas Yetkisi Karari'nin (Bu karar ABD Baskani'na Kongre'nin onayi aranmaksizin 60 gun sureyle kuvvet kullanma yetkisi taniyor.) uygulandigini belirtti. Lindsay ayrica NATO icindeki ayrismanin, ozellikle de Almanya'nin operasyonda yer almama kararinin ciddi sonuclari olabilecegini, fakat "hukumet amacina ulasabilir ve Kaddafi giderse butun dinamiklerin bir gecede degisecegini" iddia etti. Bernard Gwertzman'in James M. Lindsay'le roportaji:Bernard Gwertzman: ABD'nin Libya'da gerceklestirilen operasyondaki rolu hakkinda genel fikriniz nedir?James M. Lindsay: Bu operasyon kotu tasarlandi cunku hava sahasinin kapatilmasi hic bir zaman sivillerin guvenligi konusunda yeterli degildir. Su anda hava kuvvetleri Libya'nin kara kuvvetlerini hedef aliyor fakat ulkenin buyuk bir cogunlugu Kaddafi yanlilarinin kontrolu altinda. Operasyonu hayata gecirme asamasinda ise koalisyon ortaklari kimin operasyonda yer alacagi ve komuta yapisinin nasil olacagi konusunu tartisiyorlardi ve Arap ulkelerinden beklenen katilim halen somutlasmamisti. Sonucta, hukumet yetkilileri operasyonun amaci konusunda karmasik mesajlar gondererek, muttefik ulkelerde kara karisikliklarina ve ulke icindeki destegin azalmasina yol actilar. Baskan Obama hala gunu kurtarabilir ama Libya Operasyonu'nu sakat bir baslangic yapti.Bu oldukca elestirel bir degerlendirme. Onceleri Obama Libya'da yer almak konusunda oldukca isteksizdi, hatta "Kaddafi gitmeli," derken bile askeri bir mudahaleye sicak bakiyor gibi gozukmuyordu. Sizce ne degisti?Su anda ancak gelen istihbaratin temellerini tahmin edebiliriz. Bu noktada asil onemli gozuken, isyancilarin kontrolundeki Bingazi'ye saldiri duzenlenlenebileceginin ve bunun da Libya'nin ikinci buyuk sehrinde ortaligi kan golune cevirebileceginin ongorulmesi. Baskanin hava sahasinin kapatilmasini destekleyen yaklasimini elestirenler, Bingazi'deki sorunla cok daha once yuzlesilebilicegini iddia ettiler. Bu yuzden, eger baskan hava sahasini kapatacaksa, bunu daha once gerceklestirmeliydi. Bu durumda Kaddafi'nin gucleri buyuk olasilikla durdurulur ve olaylar baska turlu gelisebilirdi. Bingazi'de bir saldiri gerceklesecegi kesinlesene kadar beklemek, basari sansini azallti ve isyancilarin hakimiyeti altindaki topraklarin bir kismi kaybedildi.Kongre'nin bu kararin illegal oldugunu soyledigine dair duyumlar aliyoruz. Hukumet de Kongre'ye bu durumun Savas Yetkisi Karari uyarinca oldugunu bildirdi. Buna gore ABD'nin Libya'daki askeri mudahalesi "yasal", degil mi? Kongre'nin kendisi su anda dogru hic birsey soylemiyor cunku Kongre ancak karar alma ve yasama uzerinden konusabilir. Kongre Uyeleri harita uzerinde bir cok yerde bulunuyor. Ben asil olarak Kongre'deki tartismalarin cogunlukla prosedur uzerine mi yoksa gercekten temeli olan konular uzerine mi oldugunu tartisiyorum. Hava sahasinin kapatilmasini destekleyen ya da buna karsi cikan bir cok kesim var fakat bir cok Kongre Uyesi hangi kararin Amerikan'in cikarlari dogrultusunda oldugu konusunda konusmaktan cekindi. Hakli bir sekilde bu konuda hukumet tarafinda yeteri kadar bilgilendirilmediklerini ve hangi yontemin dogru olduguna karar veremediklerini soyleyebilirlerdi. Bu da buyuk ihtimalle bir takim siyasi hesaplara dayaniyor.
Olaylarin nasil gelisecegi konusunda emin degilim. Yapilan ilk arastirmalar Amerikalilarin cogunlugunun mudahaleye destek verdigini gosterse de destekleyenlerin sayisinin hala onceki askeri mudahalelerin cok altinda oldugunu belirtmeliyim. Hukumet operasyonun nasil isleyecegini anlatmakta basarisiz oldu ve gelinen noktada artik nasil mudahale edileceginden cok kimin mudahale edecegi tartisilmakta. Hukumet bir ateskes durumunda ne yapilacagini anlatmadi. Eger askeri mudahale surerse halk arasinda homurdanmalar bas gosterebilir ve Kongre de bu durumda daha rahat elestirme firsatini bulur. Tabii ki tersinden, Kaddafi ulkeyi terk eder ya da dusurulurse hesaplarin Baskan lehine tersine donecegini gorebiliriz cunku basari butun yaralari iyilestirir ve bir cok hatanin uzerini orter.Peki yasal meseleler hakkinda ne dusunuyorsunuz? "Savas Karari Yetkisi" ni gerektiren bir durum mevcut mu?Burda neyin mesru, neyin ise yasal oldugu meselesine geliyoruz. Eger "Savas Yetkisi Karari" hakkinda yazilan onlarca kitabi arastirirsaniz, en azindan iclerinden birinin bu durumla uyustugunu bulabilirsiniz.
Daha once verilen mahkeme kararlarina gore "Savas Yetkisi Karari"nin ilk olarak baskana 60gunluk acik cek verdigini oldukca net bir bicimde gorebilirsiniz. Ikincisi eger biri baskani yetkisini astigina dair mahmekeye verirse, cok da hos olmayan seyler duyacagina emin olabiliriz. Mahkemeler geleneksel olarak bu durumlari siyasi meseleler olarak kabul eder ve yetkileri disinda oldugunu soylerler. Son olarak da, baskanin tutumunun yasalligi ya da mesrulugu tartismasi, Savas yetkisi Karari konusunda bugun, 200 yil once oldugundan ne kadar farkli yaklasildigini gosteriyor.
Baslangicta baskanin ulke disinda kuvvet kullanimi konusundaki yetkileri daha kisitliydi. 1980'de Kongre Baskan James Madison'a Ingilizlere karsi guc kullanma yetkisini verdiginde, o bunun yasal olmadigini savunmustu. 1804'te ise yargitay Amerikan Donanmasi'nin Kongre'nin onayi olmaksizin, Baskan John Adams'in yetkisi altinda Fransiz limanlarina gitmesini yasalara aykiri bulmustu.
1790larin ortasina gittigimizde bile, Baskan George Washington Fransa ve Buyuk Britanya arasindaki savasta tarafsizlik ilan etmek istemisti. Bu James Maddison ve Aleander Hamilton arasinda, baskanin tarafsizlik ilan etme yetkisi olup olmadigina dair bir tartismaya yol acti. Hamilton Baskan'in boyle bir yetkisi oldugunu savunurken, Madison aksini iddia ediyordu. Insanlar, eger bir zamanlar baskanin tarafsizlik ilan etmesi hakkinda bile bir cok soru varken, cagimizda baskanin modern yasal cerceveye gore neler yapabildigini gorduklerinde bunun uygunsuz oldugunu dusunebilirler.Baskan Franklin D. Roosevelt 1941 Araliginda, Pearl Harbor'dan sonra Kongre'ye gitmis ve savas ilan etmek icin onay istemisti.Bu durumdaki buyuk degisiklik 1950'de ABD, Kongre'nin onayi olmaksizin Kore'yle savasa girdiginde gerceklesecekti. O zaman gerceklesenler, Baskan Harry Truman'in bir kac kidemli Kongre Uyesi'yle yaptigi toplantida yetki almak icin Kongre'ye gitmemesi gerektigi konusunda aldigi tavsiye sonucunda olmustu.
Eger ilerleyen zamanlarda alinan kararlara bakarsaniz-Vietnam'da guc kullanimi, 1991 Korfez Savasi ya da 2003 Irak Savasi- Kongre onlara bu yetkiyi verdi. Tonkin Korfezi Kararina bakacak olursaniz, Kongre'nin Guneydogu Asya'daki askeri operasyon icin yetki verdigini ve bu konuda tartisma yasadigini gorebilirsiniz. Senatorlerden biri Dis Iliskiler Komitesi Baskani J.William Fulbright'a "Bu Baskan'a istedigi zaman savasa girme yetkisi vermez mi?" diye sormus ve Fulbright da "Evet, ama boyle bir seyin olacagini dusunmuyorum." diye cevaplamisti.
Sonuc olarak buna bir mahkemede karar verilebilecegini dusunmuyorum. Operasyonun kendisi basarili olmasina bagli olarak guclenicek ya da guc kaybedicek. Eger basarili olursa, beraberinde bir cok gelisme yasanacak. Eger basarisiz olursa ise, Kongre bu operasyonu ne sekilde finanse ettigimizle ilgilenecek. Ama politik olarak, operasyonlarin ortasinda ABD askeri birliklerine yapilan finansal destegi kesmek oldukca zor.Libya'ya mudahalede bulunmaktaki onemli anlardan biri Arap Ligi'nin Guvenlik Konseyi'nde Libya'da hava sahasi kapatma kararini onaylamasiydi.Hukumetin en buyuk problemlerinden biri bu uluslararasi koalisyonu bu cetin birliktelik icin biraraya getirmekti. Birinci haftanin sonunda gordugumuz, hukumet ya butun parcalari biraraya getirmekte basarisiz oldu ya da biraraya getirdiklerinin parcalandigini dusunduler. Simdiye kadar, sadece iki Arap ulkesi kuvvetlere katkida bulunmaya karar verdi. Bunlardan bir tanesi Katar ve bu katilim oldukca kucuk ya da yuzeysel gozukuyor.(4 ucak) Gorunuse bakilirsa Birlesik Arap Emirlikleri de bir duzine ucak onerdi. Derin konular Ortadogu'nun disinda olucak. Avrupa'da, bu durum acikca Fransizlar, Ingilizler ve Almanlar arasinda ayrismalar olacak.Almanya Libyadaki bir operasyonda yer almayi kesinlikle reddettigine gore, bu NATO icinde buyuk bir ayrismaya sebep olacak gibi gorunuyor.Avrupadaki ayrismalar basindan beri oldukca acikti, cunku Avrupa Birligi Guvenlik Konseyi Almanya'nin cekimser durumunu iceriyordu. Bu cekimser durum Almanya'nin Avrupa Birligi ve NATO'daki durumunu one cikardi. Bununla birlikte baska puruzler de vardi, Fransa operasyonu NATO uzerinden yurutmek istemedi. Dogrusu su ki Turkler hic bir zaman Libya'ya karsi bir askeri operasyonda bulunmak istemediler ama simdi acikca geriden izliyorlar. Ayrica gecen hafta NATO Genel Sekreteri Fransa ve Almanya'yi oldukca elestirdi, bunun uzerine Alman ve Fransiz yetkililer odayi kizginlik icinde terk ettiler. Avrupalilar icin onemli sorunlardan biri su, "Bu ayrismalarin Avrupa Birligi ve NATO icin uzun vadede onemli sonuclari olucak mi?", cunku bir taraftan AB ekonomik ve finansal problemler yuzunden korkunc bir baski altinda. Ama yine tekrarliyorum ki, eger hukumet hedefine ulasir ve Kaddafi giderse, butun dinamikler bir gecede degisir.
Dunyabulteni
Dünya
31 Mart 2011 - 11:03
Obama'nin 'Kotu tasarlanmis Libya mudahalesi
Kaddafi giderse butun dinamikler bir gecede degisir.
Dünya
31 Mart 2011 - 11:03
İlginizi Çekebilir

















