Şu’culuk, bu’culuğun bizim ülkemizdeki kadar ileri boyutları
başka hangi diyarda vardır bilemiyorum. Özellikle de dini kesim içerisinde.
Şaşırarak takip ediyorum şu’cu olan bir parti, cemaat ya da bir oluşumun
taraftarının, bu’cular konusunda yaptığı hakaretleri… Hakaretleri diyorum
dikkat buyurun, zira sarf edilen sözler eleştirinin çok çok ötesinde. Eleştiri
yerinde kullanıldığı sürece iyi bir şeydir. Karşındaki insanın kendine çeki
düzen vermesini sağlıyorsa daha da iyi bir şeydir. Fakat iş hakaret boyutlarına
varıyorsa bu çirkin, çirkinin de ötesinde aslında hakareti yapanın kendisini basitleştiren
bir durumdur. Çünkü küp içindeki sızdırır. Bu anlamda dikkatli olmakta fayda
var. Bir şeyi söylemenin binlerce yolu varsa, en güzelini, en doğrusunu en
önemlisi en İslamî olanını seçmek lazım. Birini ya da birilerini eleştirirken o
konunun doğruluğundan emin olalım yoksa eleştirimiz ya da yer yer
suçlamalarımız iftiraya dönüşebilir! Allah adına yaptığımızı iddia ettiğimiz(!)
bir eleştiri ya da suçlama maazallah doğru değilse yalancı ve iftiracı durumuna
düşebiliriz ki bu düpedüz kaş yaparken göz çıkarma olur. Kul hakkına girilmiş
olur, bunun bedeli de epey külfetli bilindiği üzere. Dediğim gibi
şaşırarak takip ediyorum, karşılıklı suçlamaları ve eleştirileri. Ve hayli de
üzülüyorum hani! Nasıl oluyor da bu kadar pervasızca ve acımazsızca
yargılamalarda bulunulabiliyor noktasında donup kaldığım anlar bile oluyor. Bir
Kızılderili atasözünde şöyle der; "Karşınızdakini anlamak isterseniz onun
ayakkabılarını giyin ve ay, üç defa üzerinizde doğup batsın.” Bir insanı
tanımadan, hele hele iddia ettiği şeylere hiçbir dayanak bulmadığı halde
veryansın edebilmek. Ve bunu da din adına yaptığını iddia etmek(?) Şaşılacak
şey! Kendi içinde çelişkiler yumağı… Böyle
durumlarla karşılaştığım zaman hep Peygamberimizin (s.a.s) şu cümlesi geliyor
aklıma: "Kalbini yarıp baktın mı?” Bu sarsıcı bir uyarı. Çok çok hassas bir
nokta. Peygamberimiz (s.a.s) bunu kâfir mi yoksa son anda iman etmesiyle
Müslüman mı olduğu çelişki de olan birisi için söylerken, bazılarının;
Müslümanlığından kuşku duyulmayacak insanlar için yaptığı suçlamalar ibret
verici. Bu anlamda bu Hadis-i Şerifi hatırlamakta fayda var: Usame B. Zeyd
anlatıyor: "Resulûllah aleyhisselam bizi bazı kabilelere gönderdi. Biz bir
grubun içinden birisine yetiştik. Onu yakalayınca "La ilahe illallah”
deyiverdi. Fakat biz kendisini öldürdük. Döndüğümüzde bu olayı Peygamber
aleyhisselama aynen anlattım. Peygamber aleyhisselam: "Kıyamet gününde o adamın
söylediği bu tevhid kelimesinin kıymet ve büyüklüğünden dolayı sana kim
yardımcı olacak?” dedi. Ben: "Ey Allah’ın Resûlü, o adam, bunu ölümden korktuğu
için söyledi” diye cevap verdim. Peygamber Aleyhisselam: "Kalbini yarıp baktın
mı ki, bunu başka bir sebepten dolayı söylemiş olduğunu bilesin! Kıyamet
gününde "la ilahe illallah” kelimesinin karşısında kim senin yardımcı olacak”
buyurdu. Bu sözü o kadar çok tekrar etti ki, "keşke Müslümanlığa o günden sonra
girmiş olsaydım” dedim.” Peygamber
Efendimiz (s.a.s)’in bu noktada ki üzüntüsü ve hassasiyeti ortada! Hâl
böyleyken, birisine hakaret etmeden ve yargılamadan önce iyice tahlil etmek
şart diye düşünüyorum. Yine dikkat buyurun eleştiri demiyorum. Eleştiri benim
literatürümde bambaşka bir anlama geliyor. Ve gördüğüm şeyler maalesef eleştiri
değil, düpedüz hakaret! Öyle şeyler okuyorum ki (eleştiri adı altında) "edep yâ
hû” demekten kendimi alamıyorum. Hele de bunu kişiler değil de, dini çok iyi
bildiğini düşündüğümüz dini önderler birbirlerine karşı yapmıyor mu, kanım
donuyor. Eleştiri, uyarı, tebliğ… Hepsi tamam da, hüküm vermek de neyin nesi?
Tek hüküm sahibi Allah olduğu halde!? İnanın anlamakta zorluk çekiyorum. Son olarak
şunu söylemek istiyorum, Allah (c.c) Hz. Musa’ya Firavun’a gitmesini
buyurduğunda Ona: "Kavli Leyyin”i öğütler. Firavun’a yumuşak sözle yaklaşmasını
söyler. Firavun bile yumuşak sözü hak ederken, "La ilahe illallah Muhammeden
Resulullah” dediğinden şüphe duyulmayan bir insanı ya da insanları hakaretlerle
yerden yere vurmak neye istinaden yapılıyor bilemiyorum. Ve bu duruma gerçekten
çok üzülüyorum!
Genel
02 Ağustos 2012 - 23:26
Edep Yâ Hû!
Şu'culuk, bu'culuğun bizim ülkemizdeki kadar ileri boyutları başka hangi diyarda vardır bilemiyorum. Özellikle de dini kesim içerisinde. Şaşırarak takip ediyorum şu'cu olan bir parti, cemaat ya da bir oluşumun taraftarının, bu'cular konusunda yaptığı hakaretleri… Hakaretleri diyorum dikkat buyurun, zira sarf edilen sözler eleştirinin çok çok ötesinde.
Genel
02 Ağustos 2012 - 23:26












