ARAPLAR BATI DESTEKLI DIKTATORLERI ASABILECEK MI?Tunus'taki olaylar, halkin sokaga dokulerek yonetimi protesto etmesi, 23 yildir ulkeyi baskiyla yoneten Bin Ali'nin ulkeyi terketmesi dunyada bir beklentiye, Araplarda bir heyecana neden oldu: ?Acaba Araplar otoriter yonetimlere baskaldirabilecek mi?? sorusu sorulur hale geldi. 19. yuzyilin basinda Napolyon kisa sureligine Misir'i isgal etti ise de, Avrupalilar Kuzey Afrika'ya ve Arap cografyalarina daha ziyade 19. Yuzyilin 2. yarisindan sonra girdiler. Osmanli'dan ilk kopan 1830 yilinda Fransiz isgaline ugrayan Cezayir oldu. Bu tarihten Osmanli'nin dagildigi 1. Dunya Savasi'na kadar Arap cografyalari tedrici olarak batili ulkelerin hakimiyetine girdi. Batililar Arap cografyalarini farkli sureler istismar ettiler, dilleriyle, kulturleriyle oynadilar. Bu ulkelerde devleti, burokrasiyi, egitimi yeniden yapilandirdirlar. Devletin onemli noktalarina kendilerine destekci, bati kulturuyle yogrulmus, bati tarzi laik egitim almis, halkina tepeden bakan sivil-askeri burokratlar yerlestirdiler. Sosyal hayati, ozellikle sehir hayatini bati formunda duzenlemeye, toplumdan Islam'in ve geleneksel Arap kulturunun izlerini silmeye calistilar. Bati isgal ettigi Arap ve Islam dunyasinda toplumun baskilanmasi ve donusturulmesi noktasinda en buyuk destegi devsirilmis yerli aydinlardan ve burokratkardan gordu. Toplumlarin her kendine gelme gayreti, aslina donme cabasi bati namina bu ulkeleri kontrol eden ordularca acimasizca bastirildi, sindirildi. Gunumuze kadar Arap ulkelerinin tamaminda, Islam ulkelerinin pek cogunda halklarin etkisi, varligi hissedilmedi. Naylon kahramanliklarla parlatilan krallar, diktatorler, despotlar bu ulkelerin tepesinde demir bir yumruk olarak varligini surduregeldi. Bu gun de Arap ulkelerinin hemen tamaninda yonetimler bati artigi entelijansiyanin kontrolunde, bati terbiyesi almis, kendi toplumuna uzak sivil askeri burokratlarin elindedir. Bunlarin tepesinde ise koltugunu batiya veya bir batili ulkeye borclu krallar, diktatorler vardir. Bu noktada Arap ulkelerinin ?bagimsizlik mucadeleleri?nin ve ?bagimsizligi sembolize eden liderler?in de sorgulanmasina ihtiytac vardir. Zira bati bu cografyada ulkeleri butunuyle yitirmek yerine bagimsizlik sureclerini kendi kontrolunde yurutmustur. 2. Dunya Savasi'ndan sonra Araplar batinin acik isgalinden kurtulduysa da, devletler uzerinde bati vesayeti devam etti. Bu gun bu ulkelerin yogun olarak ekonomik, diplomatik, siyasi, kulturel iliskileri eski somurgeci ulkeyledir. Yonetici elit, sivil-askeri burokrasi batiyla yakin temas icinde, ama halktan, halkin degerlerinden, inanclarindan kopuktur. Islam, ozellikle orgutlu Islami guruplar yonetimlerin en buyuk hasmidir. Yonetimler dogrudan Islam'i hedef al-a-masalar da siyasal muhalefet olusturmasina asla musaade etmezler. 11 Eylulden sonra Arap ulkelerinde ve otoriter Islam devletlerinde ?radikal Islam? ve ?fundamantalizm? argumanlari muhalifleri ve muhalefet hareketlerini bastirmak, sindirmek icin kullanilan verimli bir arac haline getirilmistir. Islam ulkelerindeki yonetimler baskisini, zulmunu, muhalefeti susturmayi ?radikal Islam'la mucadele?ye dayandirirsa, batidan ve batinin sekillendirdigi dunya kamuoyundan tepki gormeyecegini, bilakis destek alacagini bilmektedir. Bu nedenle sadece otokratik Islam devletleri degil, bunyesindeki Muslumanlara veya Musluman azinliklara baski kurmak isteyen diger devletler de ?Islami teror!? malzemesini cok iyi kullanmaktadirlar. ABD'den Ingiltere'ye, Rusya'ya, Bulgaristan'a, Yunanistan'a kadar pek cok devlet bu arguman uzerinden bunyesindeki Musluman azinliklari baskilamaktadir. Farkli sureler batinin somurgesi olan Arap cografyalarinda kurulan bagimsiz(!) devletlerin yuzu sumurgecilik sonrasinda da batiya, Paris'e Londara'ya, Roma'ya donuk hale getirildi. Her ulkenin basina bati namina is tutacak kukla yonetimler, aileler, diktatorler dikildi. Bu aileleler-diktatorler eskidiginde yenileriyle degistirildi; ama halk hep kenarda kaldi, yonetimden uzak tutuldu. Halkin demokratiklesme, yonetime katilma talepleri yok sayildi. Liderler degisti, ama bati lehine kurulmus statuko ayakta kaldi. Tunus Arap ulkelerin arasinda bati (Fransiz) kulturunun en baskin oldugu, egitimin Fransizca oldugu, insanlarin pek cogunun Arapcayi unutup Arapca-Fransizca karisimi garip bir dil kullandigi bir ulkedir. Bu ulke laikligin en kati uygulandigi, insanlarin en temel dini taleplerinin-ihtiyaclarinin bile ?tehdit? olarak goruldugu ve cezalandirildigi bir ulkedir. Halki Musluman olan bu ulkede birakin kamusal alanlari, kadinlarin sokakta bile basi kapali gezmeleri yasaktir, mumkun degildir. Bizim 28 Subatcilar o donemde Tunus laikligini Turkiye'ye ornek olarak sunmuslar ve Tunus'a oykunmuslerdi. Bunun yaninda kral ve cevresinin yolsuzluklari, gelir dagilimindaki adaletsizlikler, issizlik, siddet ve baski ulkenin heryerinde kol geziyordu. Tunus'un diger otokratik Arap ulkelerinden farki Islam'i hicbir demokratik, insani kritere sigmayacak sekilde hayattan dislamasi ve inancli kesimleri tahammul edilmez derecede ezmesidir. Pek cok Arap yonetimi siyasal Islamci orgutlenmelere tahammul etmemesine, agir baskilar uygulamasina ragmen, halkin en duyarli oldugu Islam ve uygulamalarina toleransli davranmakta, Islama sahip cikan sembolik tavirlarla halkin gazini almaktadirlar. Tunus bu kadarini dahi yapmamistir. Tunus'ta universite mezunu bir gencin isportacilik yaptigindan dolayi zabitalarca dovulmesi, sonrasinda gencin kendisini yakmasi ve olmesi halkin galeyana gelmesine neden oldu. Alinan tedbirlere ragmen olaylar durulmadi ve devlet baskaninin ulkeden kacmasina kadar vardi.
Bu durum Arap ulkelerinde ve Islam cografyasinda sik gorulen bir sey degildi. Bir Arap yonetimi ilk defa halkin baskisi sonucu koltugunu terkedip kacmak zorunda kalmisti. Son gelismeler otoriter yonetimler altinda inleyen Arap ulkelerinin demokratiklesebilecegi konusunda umit uyardi. Acaba Tunus ornegi halklarin otoriter yonetimlerin baskisindan kurtulmasini saglayabilecek mi? Tunus, halka dayali demokratik bir yonetime kavusabilecek mi?Demokratik kulture sahip olmamalari, orgutlu muhalefetin bulunmayisi Araplarin demokratiklesmesinde onemli engellerdir. Ancak batinin bu ulkelerde halki muhatap almaksizin otoriter yonetimlerle is tutmasi, baskici yonetimleri kollamasi Arap ulkelerinin demokratiklese-memesinde en temel etkendir. Demokrasinin savunuculugunu yapan, demokrasi adina(!) ulkelere mudahale eden bati, Islam cografyasinda ve Arap ulkelerinde demokratik yonetimlere destek vermemistir. Tek demokratik Musluman ulke olan Turkiye'de dahi darbelerin, muhtiralarin arkasindan hep batinin eli cikmistir. Arap devletlerinin ekonomik-siyasi baginin en guclu oldugu devletler batili devletlerdir. Bu ulkelerin yeralti zenginlikleri, finans kaynaklari batiya akmaktadir. Petrolun, gazin getirileri bati bankalarinda tutulmaktadir. Krallarin, hakim ailelerin ozel hesaplari batidadir. Batili ulkeler Arap cografyasinin kaynaklarini yonetimler uzerinden ortulu sekilde somurmeye devam etmektedir. Tablo bu iken, Arap cografyalarinda halka dayali demokratik yonetimlerin kurulabilmesi kolay degildir. Korkarim ki Tunus'ta baslayan digerAarap ulkelerine yayilma egilimi gosteren son olaylar bati ve bati yanlisi yonetimler-diktatorler tarafindan ?radikal Islamci ayaklanmalar!? sekline sokulur ve siddetle ezilir. Yonetimler degistirilir, yerine bati yanlisi otoriter baska yonetimler getirilir. Tunus'taki toplumsal patlama Tunus'ta veya diger Arap ulkelerinde nasil bir etki olusturacak bilemiyoruz. Ancak, bu cografyalarda batinin da karsisinda duramayacagi kadar guclu, demokratik, toplumsal talepler olmazsa, yakin zamanda Arap devletlerinin demokratiklesmesi kolay gorunmuyor.
Yard. Doc. Dr. Mahmut AKPINAR
Turgut Ozal Universitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararasi Iliskiler Bolumu...















