Ortada, "ne oluyor?" dedirten garip bir durum var. Çünkü 3. ve 4.
Yargı paketlerinde bu konunun yer almayacağı kesin bir dille ifade
edilmişti. Sayın Bülent Arınç'ın ve Sayın Hüseyin Çelik'in tepkilerini
unutmuş değiliz. AK Parti, tabii ki Parlamento'da, görülen bazı aksaklıklar,
noksanlar, yanlış uygulamalar için Özel Yetkili Mahkemeler için bir yasa değişikliğine gidebilir. Hatta Terörle Mücadele Kanunu'nun, bilhassa
örgüt üyeliği ile ilgili maddelerinin ortaya çıkardığı haksızlıkların
giderilmesi de ele alınmalıdır. Yargı birliğini sağlayacak düzenlemeler
ise hepsinden önemli ve acildir.Bizim şu aralar söylemek istediğimiz başka bir şey. Türkiye'nin
vesayetten demokrasiye geçmesini isteyen büyük iradenin, haklı birtakım
endişe ve kaygıları var. Cumhurbaşkanını halkın seçmesini isteyen, 12
Eylül 2010'daki referandumda yüzde 58 ile demokratikleşmeye,
özgürlüklerin genişletilmesine evet diyen iradeden bahsediyoruz. Bu
iradede bugün kaygılar oluştu. Bu iradeyi sarsacak, umut kırıklığı
doğuracak ve Ergenekonculara moral üstünlük verecek, onları "hâlâ güç
bizde" şımarıklığına sevk edecek bir sonuçtan duyulan kaygıdır bu.
Ergenekon, Balyoz, İnternet Andıcı gibi davalarda toplu tahliyeler
olmasının estireceği havayı bir düşününüz. Ha, şunu söyleyeyim. Bu
davaların tutuklu sanıkları daha yıllarca içeride mi kalsın? Asla. Hatta çok hızlı bir yasa değişikliği ile tutukluluk süreleri kısaltılsın.
Suçlu oldukları bile henüz kesinleşmemiş insanların, alacakları cezadan
daha fazla tutuklu kalmaları, insafa da adalete de sığmaz. Ama bunu,
darbe davalarını, casusluk davalarını, çete, şantaj davalarını
itibarsızlaştırmanın malzemesi haline getirmeden yapmak lazım.
Yargılanmaların akamete uğrayacağı, önümüzdeki Yüksek Askerî Şûra'da,
TSK içindeki cuntacı yapılanmanın hayat öpücüğü alacağı bir tablodan
kaygı duyuluyor.Özel Yetkili Mahkemeler kapatılacak mı, yoksa birtakım
değişikliklere mi gidilecek henüz belli değil. Tek tesellimiz, bu
değişikliği çok isteyen çevrelere, adeta ateşli bir sözcülük eden
"otonom güç" uzmanı Ali Bayramoğlu'nun dün yazdıkları. Şöyle diyor Sayın Bayramoğlu: "Meraklısı için hemen ekleyelim: Bu durumda, Ergenekon ve
çeteleriyle mücadelenin zaafa uğrayacağı, 'makaranın geri saracağı'
karşılığı olan bir iddia değildir. Böyle bir değişiklik pek çok kişinin
iddia ettiği gibi sürmekte olan davaları etkilemeyecek, bu değişiklik
yüzünden davalar düşmeyecek, özellikle tahliyeler gelmeyecektir." Sayın
Bayramoğlu, bir bildiği var ki bu kadar kesin konuşuyor. Dileriz öyle
olur...Eski DGM'lerin, İstiklal Mahkemeleri'nin uygulamalarını
hatırlatan ya da günümüze taşıyan mahkemeler, yetkilerini aşan, güç
gösterisi yapan cüretkâr savcı ve yargıçlar olmamalıdır. Ama ihtisas
mahkemeleri bugün Batı ülkelerinde de var. Yüz yıldır ilk defa darbe
yargılamaları yapılıyor. Devlet içindeki hukuk dışı yapılardan ilk defa
hesap soruluyor. Özel Yetkili Mahkemelerin bu alanda yaptığı hizmeti,
Türkiye'nin demokratikleşmesine sağlanan desteği kimse küçümseyemez.
Şayet bugün Sayın Başbakan'ı rahatsız eden bir durağa gelindiği
düşünülüyorsa, bunun çözümü, suçun şahsiliği prensibiyle aranmalıdır.
Ayrıca, Özel Yetkili Mahkemelere düzenleme getirilirken, duygusal
tepkilerle kurunun yanında yaşı da yakma yanlışlığına düşerek, yeni
atamaları, bir tasfiyeye dönüştürmek tehlikesi de var. Yargının
cesaretini kırma, onları yalnızlık hissine itekleme de var...AK Parti'nin, başından beri darbe ve çete davalarına cesaret
veren ve takdir toplayan duruşu zedelenirse, bundan sadece iktidar zarar görmez, bütün bir ülke kaybeder... CHP ile BDP'nin, Özel Yetkili
Mahkemeler kaldırılıyor diye sergiledikleri sevinç de ister istemez kafa karıştırıyor...
Genel
03 Temmuz 2012 - 11:42
Güncelleme: 03 Temmuz 2012 - 15:44
'Vur fakat dinle' kabilinden...
Yarın Meclis'te bir sürpriz olacağı ve 3. Yargı paketi içinde Özel Yetkili Mahkemelerle ilgili bir değişikliğe gidileceği söyleniyor. Başbakan Erdoğan, önceki gün bu konuda 3,5 saat süren bir toplantıya başkanlık etti.
Genel
03 Temmuz 2012 - 11:42
Güncelleme: 03 Temmuz 2012 - 15:44













