Rakka'ya bağlı Tel Abyad ile Aynel Arap bölgesi arasında, IŞİD ile bazı Kürt gruplar arasında çıkan çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan yaklaşık 150 bin Suriyeli, Suruç ilçesinde Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi'nin (AFAD) kontrolünde gerekli alanlara yerleştiriliyor.
Sıkıntılı bir sürecin ardından Türkiye'de rahat bir nefes alacağı için sevinen
sığınmacılar, canlarını kurtarabildikleri için kendilerini "şanslı"
addediyor. Birçoğu daha önce Türkiye'ye gelmemiş olan Suriyeli misafirler, bir yandan hüznü yaşarken diğer yandan da hayallerindeki ülkede
günlerini geçireceği için bir nebze de olsa mutlu oluyor. Kantara köyünden gelen 83 yaşındaki Naci Basri Ali, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, gençliğinde bir defa Türkiye'ye geldiğini ve burayı çok
beğendiğini söyledi. Ülkesini terk ettiği için üzgün olduğunu ancak sevdiği ülke olan Türkiye'ye geçtiği için huzurlu olduğunu anlatan Ali, "Türk hükümeti bize sahip çıktı kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Bizi zalim IŞİD'in eline bırakmadılar. Allah'a şükür tüm ailemizle sağ salim gelebildik. Sadece
geride hayvanlarımız kaldı umarım onları da alırız" dedi. 15 yaşındaki Hazım el-Müslüm de Türkiye'yi sürekli televizyondan izlediğini ve Türk filmlerini çok beğendiğini dile getirdi. Türkiye'yi "hayalimdeki ülke" diye nitelendiren Müslüm, "Daha önce Türkiye'ye hiç gelmedim ama sürekli takip ediyorum,
özellikle de çok beğendiğim dizilerdeki Türkiye'yi gördüğüm için çok
mutluyum. Buraya geldiğim için çok heyecanlıyım. Burada yaşadığım kötü
günler geride kaldı. İnşallah ülkemdeki sıkıntılar ve savaş da bir an
önce biter. Bunun için sürekli dua ediyorum. Çünkü her ne kadar hayalimi süsleyen ülkede olsam da vatan hasretini her zaman derinden
hissedeceğim" diye konuştu. "Savaştan olmasa bile açlıktan ve susuzluktan ölürdük" Daha önce çalışmak için Türkiye'ye geldiğini aktaran Usvet İsmail ise dayısının IŞİD'in saldırılarında öldüğünü çok sayıda akrabasının da onların elinde rehin alındığını ve akıbetlerini bilmediklerini ifade etti. Saldırılarda evlerinin yıkıldığını belirten İsmail, "IŞİD köyümüze girdi o yüzden kaçtık. Evimizi her şeyimizi bıraktık, sadece bir kaç
parça eşyamızı alabildik. Burada yakınlarımızın yanına gideceğiz.
Türkiye kapıyı açmasaydı, savaştan olmasa bile galiba açlıktan ve
susuzluktan ölürdük" diye konuştu. Suriyeli Kürtler için güvenli liman: Türkiye Tarih boyunca kapısına sığınan mazlum insanlara kucak açan Türkiye, terör
ödgütü IŞİD'den kaçan Suriyeli Kürtlere de şefkat elini uzattı. Suriye'de, terör örgütü IŞİD ile bazı Kürt gruplar arasında artan çatışmalardan
kaçan yaklaşık 140 bin Suriyeli Kürt, tek çareyi Ortadoğu'nun güvenilir
limanı konumundaki Türkiye'ye sığınmakta buldu. Çoğunluğu kadın
ve çocuklardan oluşan kalabalık gruplar, uzun ve can tehlikesi taşıyarak yaşadıkları zorlu yürüyüşün ardından Suriye sınırındaki Suruç
ilçesindeki sınır kabul noktasına ulaşıyor. Türkiye sınırına
ulaşan genci yaşlısı her sığınmacının endişe ile karışık yorgun yüz
ifadelerinin yerini sevinç gözyaşları alıyor. AFAD kontrolünde
kayıtlarının alınmasının ardından Türkiye topraklarına adım atan
Suriyeliler, ilk olarak Mehmetçiğin gülen yüzüyle karşılaşıyor. Kimi zaman yükünü taşımakta zorlandığı görülen sığınmacılarla askerlerde
yakından ilgileniyor. Zaman zaman misafirlerinin çocuklarını kucaklayan
Mehmetçik kimi zaman ise yorgun olan sığınmacıların yüklerini ulaşım
araçlarına kadar taşıyor. Suruç Kaymakamlığı tarafından tahsis
edilen otobüslerle misafirler ilk olarak yaklaşık 20 kilometre
ilerideki geçici barınma merkezine alınıyor. Burada insani
ihtiyaçları karşılanan Suriyeli Kürtler, istekleri doğrultusunda
oluşturulan konaklama merkezlerine sevk ediliyor ya da kendi
akrabalarının yanına gidiyor. Devlet imkanlarının yanı sıra bölge halkı ve sivil toplum kuruluşları da Suriyeli Kürtlerin ihtiyaçlarının
karşılanabilmesi için adete seferber oluyor. Başta İHH Vakfı,
Yeryüzü Doktorları Derneği ve belediyeler olmak üzere misafirlerin
ihtiyaçlarının büyük bir bölümü giderilmeye devam ediyor. Yüz bin civarında nüfusu bulunan Suruç ilçesi bir hafta içerisinde kendi
nüfusundan daha fazla sığınmacıya ev sahipliği yapmaya başladı. Öte yandan ilçedeki yoğunluk cadde ve sokaklara da yansıyor. İlçenin ana
yol güzergahında ise zaman zaman trafik yoğunluğu oluşuyor.

















