Balıkesir'de 1987 yılından bu yana Türk Silahlı Kuvvetlerinin
(TSK) teknik, idari ve komuta kadrosuna astsubaylar yetiştiren Astsubay
Meslek Yüksekokulunda (MYO) 26'sı kadın 2 bin 112 öğrenci eğitim görüyor. Geleceğin kadın astsubayları olmak için erkeklerden ayrılmadan her türlü zorluğuna rağmen bütün eğitimleri
alan öğrencilerin, her birinin farklı hedef ve idealleri bulunuyor. aa muhabirinin aldığı bilgiye göre, 2003'te "Kara Kuvvetleri Astsubay Meslek Yüksek Okulu" adıyla yeniden yapılandırılarak mevcut konumuna kavuşturulan okul, 1987'den bu yana TSK'nın teknik, idari ve komuta kadrosuna, Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı astsubayları yetiştiriyor. İşletme yönetimi, elektrik, elektronik haberleşme teknolojisi, otomotiv teknolojisi, inşaat teknolojisi, yapı tesisat teknolojisi, bilgisayar
teknolojisi ve mekatronik programlarında iki yıl ön lisans eğitiminin verildiği Astsubay MYO'dan her türlü şartta çalışabilecek donanımda mezun olan astsubaylar,
ordunun bel kemiği sayılırken, tank, ileri teknoloji silah sistemleri,
obüs ve diğer araçların yürümesi, silahların bakımı ve ateşlenmesi,
mühimmat, komuta gibi alanlarda görev yapıyor. Kritik görevler üstlenen astsubayların yetiştiği MYO'da bu yıl, 1. ve 2. sınıflarda olmak üzere toplam 2 bin 112 öğrenci eğitim görüyor. Bu öğrencilerden 26'sını oluşturan kadın astsubay adayları, erkeklerden ayrılmadan her türlü zorluğuna rağmen bütün eğitimleri alıyor. Her birinin okula gelme amaçları gibi hedefleri ve idealleri de farklı
olan kadın öğrenciler, genç kızlara bu saygın kuruma ve mesleğe
gelmeleri çağrısında bulunuyor. Askerliği öğretmenliğe tercih etti Lisans ve ön lisans eğitimi almış üniversite mezunlarına verilen, altı
aylık "Astsubay Temel Askerlik ve Astsubaylık Anlayışı Kazandırma (ASTTASAK)" eğitimine gelen Süleyman Demirel Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal
Bilgiler Öğretmenliği mezunu Ayşe Şener, fakülteyi bitirdikten sonra
coğrafya bölümünde yüksek lisans yaptığını, bir süre çalıştıktan sonra
evlendiğini söyledi. Eşinin Maltepe Askeri Lisesinde İngilizce
öğretmeni olması dolayısıyla askerliği öğretmenliğe tercih ettiğini dile getiren Şener, "Öğretmenliğe giderken de isteyerek gittim, hiç kimsenin zoruyla gitmedim. Öğretmenlik de çok kutsal bir meslek. Fakat bu
üniformayı giydiğim anda gerçekten bu mesleğin benim kişilik yapıma daha uygun olduğunu bir kez daha anlamış oldum" dedi. Eğitimlerinin özellikle bir bayan için zor olduğunu vurgulayan Şener, şöyle devam etti: "Fakat her başarının arkasında kesinlikle çekmemiz gereken bazı
zorluklar vardır. Bir başarıya ulaşmak için çekilen zorluklar her zaman
kutsaldır. Aldığımız bu eğitimler sonucunda gerçekten hepimizin başarılı birer astsubay olacağına eminim. Beni kimse zorlamadı, ben eşimle
evlendikten sonra askerlik mesleğini tanımış oldum. Daha öncesinde bu
kadar bilgim yoktu. Askerlik mesleğini tanıdıktan sonra daha da
özendim. 1,5 yıllık evliyim. Evlendikten sonraki 1,5 yıl içinde asker olmayı istedim." Üniformalı üsteğmen eşine tekmil verdi Şener, her asker gibi kendisinin de bu mesleği en iyi şekilde
yapacağına inandığını, bu doğrultuda eğitim aldığını dile getirerek,
"Burada eğitimlere başladıktan bir süre sonra eşim beni görmeye geldi.
İlk görüşme günümüzde üsteğmen eşimin üzerinde üniforması vardı.
Karşımda görünce birden selam durup, tekmil verdim. Benden rütbeli
sonuçta. O anda böyle bir olay yaşandı" ifadesini kullandı. İlk kadın komando astsubay olmak istiyor Öğrencilerden Yasemin Harmandar ise kişisel ve fiziksel olarak bu mesleğe çok yeterli ve dayanıklı olduğunu düşündüğü için asker olmaya karar verdiğini anlattı. Bu yıl 30
Ağustos'ta mezun olacağını belirten Harmandar, "Bu şerefli üniformayı en iyi şekilde taşıyacağıma inanıyorum. Çok
gururluyum bu mesleği tercih ettiğim için. Teyzemin oğlu jandarma
astsubay çavuş, o da bir nevi benim desteğimle asker oldu, ben yöneltmiş oldum. O üniversiteden sonra 6 ay ASTTASAK eğitimi alarak asker oldu" dedi. Sadece astsubaylıkta değil bütün mesleklerin kendine göre zor yanlarının bulunduğunu vurgulayan Harmandar, şunları kaydetti: "Bayan için bu meslek biraz daha zor ama zorluğa katlanmadan da hiçbir
şeyin sefası sürülmüyor. Ben komando olmayı düşünüyorum. Komando temel
kursunu zaten bulunduğu branş itibarıyla zorunlu alıyorum.
Komandoluğu bedensel yeteneklerimin iyi olduğuna ve yapabileceğime
inandığım için istiyorum. Daha önceden bunu yapmış bir bayan astsubay
yok. Bu konuda ilk olmak istiyorum. Buraya çiçekler arasında dolaşmaya
gelmedim, beni nelerin beklediğini bilerek, hedeflerim ve ideallerim
doğrultusunda geldim. Askerlik bir meslek değil yaşam tarzı. Ben zaten
bunu seçerek yaşam tarzımı belirlemiş oluyorum. Ondan dolayı komandoda
sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum. Bunu da severek ve isteyerek yapmak
istiyorum." Yaralanan babasının eve gelen eşyaları onu asker yaptı Öğrencilerden Arzu Oğuz, ülke şartlarında iyi bir meslek olmasının yanı sıra üniforma taşımanın ayrı bir heyecanı olduğunu düşündüğünü
söyledi. Astsubay olan babasının yaklaşık 6 yıl önce Şırnak'ta terör
örgütünün saldırısı sonucu yaralandığını ve gazi olduğunu anlatan Oğuz,
şöyle konuştu: "Saldırının olduğu günlerde askeri yetkililer
sürekli bizi arayıp, ihtiyacımızın olup olmadığını soruyorlardı. Babama
ulaşamıyorduk. Bu ilginin artması bizi şüphelendirdi. Bir saldırı
sonucunda babamla birlikte çalışan arkadaşının şehit olduğunu
öğrendik. Bizi bu korkuttu çünkü babam onunla görevdeydi. Birkaç hafta
sonra babamın da komada olduğunu öğrendik. Daha sonra eve babamın
eşyalarını gönderdiler. Babamın eşyalarını görünce asker olmaya, buraya
gelmeye karar verdim. Bunun için çalıştım, çaba harcadım ve bugün burada olduğum için onurluyum, gururluyum." Babası teknisyen başçavuş kendisi öğrenci Yönetim bölümü öğrencisi Merve Yavuzsoy ise Astsubay Meslek Yüksekokulunda bilgi işlem teknisyeni olarak görev yapan Kıdemli Başçavuş Teoman Yavuzsoy'un kızı olduğunu söyledi. Babasının bulunduğu okulda askeri eğitim almanın çok güzel bir duygu olduğunu söyleyen Yavuzsoy, "Babam da bu sıralardan geçerek astsubay oldu. Aynı sıralardan
geçtiğini hissetmek, benim geçtiğim yerlerden geçtiğini düşünmek bile
benim için gayet gurur verici. Ben bu zamana kadar bir askeri ortamın
içinde büyüdüm. Babam önümde her zaman büyük bir örnekti. Disiplini,
düzeni olsun her zaman bunu gösteriyordu, bize karşı olumlu bir etkisi
oldu" ifadesini kullandı. Görev yaptığı yerde kızı eğitim görüyor Baba Teoman Yavuzsoy da Merve'nin üç çocuğun ortancası olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Büyük kızımız kendi istediği yer yerine bizim arzuladığımız okula
gitti. İkincisine Merve'ye hiç karışmadık. O da asker olmak istedi. Ben
de hep severek yaptım 24 yıl bu mesleği. Herhalde onun etkisi olacak. O
da sevdi mesleğimizi. Büyük kızım asker olmak istemişti ama gözünden
rahatsızlığı olduğu için ona nasip olmadı. Oğlumuz da geçen yıl askeri
lise sınavlarına girdi fakat o da puanı yetmediği için giremedi. Ama
Merve kızımızdan hiç beklemiyorduk asker olacağını. Hep öğretmen olarak
hayal etmiştik çünkü. Merve de asker olunca bayağı şaşırdık ama çok da
sevindik."
AA
AA
















