Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Başbakan Erdoğan, "Farklılıklar, çatışmanın değil zenginliğin belirtisidir. Biz tüm inançlara,
mezheplere, etnik kökenlere ve kültürlere karşı eşit mesafede durduk,
kucaklayıcı olduk. Bizim kriterimiz belli. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak bizim için en önemli kriterdir" dedi. Siyasette çırak bile olamadı Erdoğan, "Terör örgütünün başıyla aynı sofrada oturup oturmamaktan bahsediyor.
Meydanlarda defaatle söyledim, ey Bahçeli, bunları ispat edemezsen sen
alçaksın, adisin" diye konuştu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kendisiyle ilgili sözlerine cevap veren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: "Bu sabah yaptığı konuşmasına bakıyorsunuz Bahçeli'nin... Aman yarabbi
baştan aşağı tamamıyle ağzından salyalar akıyor. Biz öyle
konuşmayacağız. Tamamıyla bir müfteri edasıyla, iftiralarla dolu bir
konuşma. MHP'li kardeşlerime sesleniyorum; MHP'yi küçülten bu adamla bir yere varamazsınız. Bu adam siyasette çırak bile olamadı, olamayacak da. Yapısı buna musait değil." MHP Genel
Başkanı Bahçeli'nin "Pınarhisar'da yattığın günleri arayacaksın"
dediğini, orada yatışının nedeninin asilliğinin ifadesi olduğunu
vurgulan Erdoğan, "Pınarhisar senin düşündüğün ve istediğin günler değil zaten. Eğer o tür günler yine gelecekse biz öper başımıza koyarız.
Bunda herhangi bir sıkıntı yok" dedi. Yargı güvenirliği kalmadı Erdoğan, "Yargı, bütün devlet kurumları içerisinde güvenirliği itibariyle son
sıraya düştü. Güvenirlilik diye bir şey kalmadı. Yargının kendini check
etmesi gerekiyor" Cezaevinden çıkan isimlerin intikam ifadeleri kullandığına işaret eden Erdoğan, "Bazıları cezaevinden çıkınca orada intikam ifadeleriyle bağırıp çağırıyorlar.
Sen bir defa intikam ifadelerini kullanmayı bırak da kendine gel. Daha
hala kendine gelememişsin. Önce bunu bir defa hal yoluna koymak gerekir. Ne olacak, kılavuz ortada, kendileri de ortada. Bunların birbirinden
farkı olmaz" diye konuştu. Erdoğan, "Böcek" soruşturmasına ilişkin şunları kaydetti: "Bir ülkenin başbakanının ofisine dinleme cihazı konulması sadece o
başbakanın şahsına değil, o ülkenin tamamına yapılmış çok büyük bir
ihanettir. Başbakan'ın ofisine bu böcekleri koyanlar kim bilir millete
neler yaptılar, neler yapıyorlar? Binlerce, onbinlerce sanatçısına, ilim adamına varıncaya kadar herkesi dinlemişler. Bu ülkede polis üniforması içinde birileri çıkıp da başbakanın ofisine dinleme cihazı koyuyorsa
yarın gidip hakimin, savcının yatak odasına kamera koymaktan da
çekinmez. Koymadıkları da ne malum?"
AA
AA


















