Kilis'teki Oylum Höyüğü'nde, Orta Tunç Çağı dönemine ait 3 bin 900 yıllık 2 kadın iskeleti bulundu. Suriye sınırına yaklaşık 3 kilometre mesafede yer alan ve boyutları
itibariyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük höyükleri arasında
gösterilen Oylum'da kazılar, Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Arkeoloji Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atilla Engin başkanlığında devam
ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen çalışmalarda
25'i akademik personel olmak üzere 60 kişi görev yapıyor.
Engin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Oylum Höyük'teki 2015 kazılarının sonuna geldiklerini söyledi. Bu yıl ki kazılarda önemli bulgulara ulaştıklarını ifade eden
Engin, ''Çalışmalarımızı özellikle Orta Tunç Çağı tabakalarında
sürdürdük. Önceki yıllarda açığa çıkartılan büyük anıtsal yapının ise bu dönemde bir saray olduğunu söyleyebiliyoruz'' dedi. Engin, saray olarak kullanılan binanın o dönemdeki şehir krallarına ait olduğunu değerlendirdiklerini vurguladı. Kadınlar yanarak ölmüş Binanın, en az 3 katlı olduğunu anlatan Engin, şöyle konuştu: "Sarayın en önemli bölümü ise kralın ailesiyle yaşadığı ve harem olarak adlandırılan kısmı. Yapının şiddetli bir yangına maruz kaldığını
söyleyebiliriz. Yangına ise bir saldırının neden olduğunu düşünüyoruz.
Bir kısmını açığa çıkarttığımız sarayda 3 bin 900 yıllık kadın iskeleti
bulduk. Kadınların yanarak öldüğünü düşünüyoruz." Bu yıl ele
geçen buluntular arasında yer alan heykeltıraş sarayın önemine işaret
ettiğini vurgulayan Engin, "Burada sivil konutlar, dar sokaklar, hüre
mekanlı evlere rastladık. Ölüler ise evlerin içerisine gömülmüş.
Çalışmalarımızda ayrıca 3 bin 900 yıllık tanrıça heykel başı, şematik
heykelcik, öğütme taşları, pişmiş toprak kaplar, silindir mühür ve bronz aletler de bulundu" şeklinde konuştu.
Engin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Oylum Höyük'teki 2015 kazılarının sonuna geldiklerini söyledi. Bu yıl ki kazılarda önemli bulgulara ulaştıklarını ifade eden
Engin, ''Çalışmalarımızı özellikle Orta Tunç Çağı tabakalarında
sürdürdük. Önceki yıllarda açığa çıkartılan büyük anıtsal yapının ise bu dönemde bir saray olduğunu söyleyebiliyoruz'' dedi. Engin, saray olarak kullanılan binanın o dönemdeki şehir krallarına ait olduğunu değerlendirdiklerini vurguladı. Kadınlar yanarak ölmüş Binanın, en az 3 katlı olduğunu anlatan Engin, şöyle konuştu: "Sarayın en önemli bölümü ise kralın ailesiyle yaşadığı ve harem olarak adlandırılan kısmı. Yapının şiddetli bir yangına maruz kaldığını
söyleyebiliriz. Yangına ise bir saldırının neden olduğunu düşünüyoruz.
Bir kısmını açığa çıkarttığımız sarayda 3 bin 900 yıllık kadın iskeleti
bulduk. Kadınların yanarak öldüğünü düşünüyoruz." Bu yıl ele
geçen buluntular arasında yer alan heykeltıraş sarayın önemine işaret
ettiğini vurgulayan Engin, "Burada sivil konutlar, dar sokaklar, hüre
mekanlı evlere rastladık. Ölüler ise evlerin içerisine gömülmüş.
Çalışmalarımızda ayrıca 3 bin 900 yıllık tanrıça heykel başı, şematik
heykelcik, öğütme taşları, pişmiş toprak kaplar, silindir mühür ve bronz aletler de bulundu" şeklinde konuştu. 

















