Rusya'nın St.Petersburg şehrinde düzenlenen kültürel eğitim festivaline Türkiye damgasını vurdu. Amerika, İspanya ve İsrail gibi ülkelerin de katıldığı festivalde, Türkiye'nin rengarenk standı konser ve Ebru gösterisiyle ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti.
Mayakovskaya Halk Kütüphanesi'nde gerçekleşen festivale aralarında Goethe Enstitüsü, İspanya ve Fransa kültür merkezlerinin de bulunduğu 14 ülkeden 25 ayrı kurum katıldı. Festivalde Türkiye'yi ise Rus-Türk Kültür Merkezi temsil etti.
"Misafir Bayraklar" başlıklı festivalle ilgili açıklama yapan koordinatör Olga Kosagor, festivalin 16. kez düzenlendiğini söyledi. Kütüphane okurlarının diğer dilleri ve kültürleri daha iyi tanıyabilmesi adına, St. Petersburg'da faaliyet gösteren tüm kültür merkezlerini programa davet ettiklerini belirten Kosagor, programın temel amacının kültürler arası diyalog olduğunu söyledi.
Kosagor, "16 yıl boyunca programa katılan ülke sayısı hiç durmadan değişiyor. Burada biz okurlarımızı öncelikle yeni yüzlerle tanıştırmak istiyoruz. Örneğin, Rus-Türk Kültür Merkezi 3 yıl önce kuruldu. Biz de bundan dolayı, festivalimizi renklendirmeleri için kendilerini davet ettik." dedi.
EBRUYU DENEYENLER ŞAŞKINLIKLARINI GİZLEYEMİYOR
Festivale katılan kurumların dil öğrenimi ile ilgili tecrübelerini aktardıklarını, yurt dışı eğitim programlarının tanıtıldığını kaydeden Rus yetkili, Rus-Türk Kültür Merkezi, festivale gelen davetlileri sanatsal, kültürel ve geleneksel sanatlarla tanıştırdığını söyledi. Kosagor Türkçeye olan ilginin her geçen gün arttığını, bunda karşılıklı ilişkilerin gelişmesinin büyük etkisi olduğunu söyledi.
Türkiye standında ülkeyi tanıtıcı broşür ve kitapçıklar dağıtılırken, yöresel takı ve süs eşyaları da sergilendi. Rusların en çok ilgisini ise Ebru çalışmaları çekti. Ebruzenlerle birlikte Ebru sanatını deneme fırsatı bulan katılımcılar şaşkınlıklarını gizleyemedi. Böyle bir sanatla ilk kez karşılaştığını ifade eden Anna İvanovna, yeni şeyler öğrenmekten, yeni şeyler görmekten oldukça haz alan bir yapıya sahip olduğunu söyledi.
İvanovna, "Aslında buraya Rus-Türk kültür Merkezi için gelmemiştim. Kalabalığı görünce ne olduğunu sordum. Bana da içeri gir görürsün dediler. Buraya gelip Ebru sanatını görünce gerçekten hayran kaldım. Daha sonra kendim Ebruzenin yardımıyla bu sanatı denedim ve gerçekten çok etkilendim. Bundan sonra ilk işim Rus-Türk Kültür Merkezini ziyaret etmek olacak." şeklinde duygularını ifade etti.
CİHAN
Mayakovskaya Halk Kütüphanesi'nde gerçekleşen festivale aralarında Goethe Enstitüsü, İspanya ve Fransa kültür merkezlerinin de bulunduğu 14 ülkeden 25 ayrı kurum katıldı. Festivalde Türkiye'yi ise Rus-Türk Kültür Merkezi temsil etti.
"Misafir Bayraklar" başlıklı festivalle ilgili açıklama yapan koordinatör Olga Kosagor, festivalin 16. kez düzenlendiğini söyledi. Kütüphane okurlarının diğer dilleri ve kültürleri daha iyi tanıyabilmesi adına, St. Petersburg'da faaliyet gösteren tüm kültür merkezlerini programa davet ettiklerini belirten Kosagor, programın temel amacının kültürler arası diyalog olduğunu söyledi.
Kosagor, "16 yıl boyunca programa katılan ülke sayısı hiç durmadan değişiyor. Burada biz okurlarımızı öncelikle yeni yüzlerle tanıştırmak istiyoruz. Örneğin, Rus-Türk Kültür Merkezi 3 yıl önce kuruldu. Biz de bundan dolayı, festivalimizi renklendirmeleri için kendilerini davet ettik." dedi.
EBRUYU DENEYENLER ŞAŞKINLIKLARINI GİZLEYEMİYOR
Festivale katılan kurumların dil öğrenimi ile ilgili tecrübelerini aktardıklarını, yurt dışı eğitim programlarının tanıtıldığını kaydeden Rus yetkili, Rus-Türk Kültür Merkezi, festivale gelen davetlileri sanatsal, kültürel ve geleneksel sanatlarla tanıştırdığını söyledi. Kosagor Türkçeye olan ilginin her geçen gün arttığını, bunda karşılıklı ilişkilerin gelişmesinin büyük etkisi olduğunu söyledi.
Türkiye standında ülkeyi tanıtıcı broşür ve kitapçıklar dağıtılırken, yöresel takı ve süs eşyaları da sergilendi. Rusların en çok ilgisini ise Ebru çalışmaları çekti. Ebruzenlerle birlikte Ebru sanatını deneme fırsatı bulan katılımcılar şaşkınlıklarını gizleyemedi. Böyle bir sanatla ilk kez karşılaştığını ifade eden Anna İvanovna, yeni şeyler öğrenmekten, yeni şeyler görmekten oldukça haz alan bir yapıya sahip olduğunu söyledi.
İvanovna, "Aslında buraya Rus-Türk kültür Merkezi için gelmemiştim. Kalabalığı görünce ne olduğunu sordum. Bana da içeri gir görürsün dediler. Buraya gelip Ebru sanatını görünce gerçekten hayran kaldım. Daha sonra kendim Ebruzenin yardımıyla bu sanatı denedim ve gerçekten çok etkilendim. Bundan sonra ilk işim Rus-Türk Kültür Merkezini ziyaret etmek olacak." şeklinde duygularını ifade etti.
CİHAN













