EsselamuAleykum Ve Rahmetullahi Ve BerekatuhuAziz,
Sıddık Ağabey ve Kardeşlerimiz,Evvelen; seksen
sene bir manevi ömr-ü
baki kazandıran şuhur-u selasenizi ve
mübarek kudsigecelerinizi tebrik eder, dualarınızı istirham ederiz.Saniyen; Mayıs ayında,
Latin Amerika’nın en büyük ve en çok ziyaretçi alan uluslararası 39.Buenos
Aires Kitap Fuarına büyük bir heyecanla ilk defa katıldık. Bir milyondan fazla
ziyaretçi alan ve yirmi gün boyunca devam eden bu fuarda, İslamiyeti, Kur’an ve iman hakikatlerini
muhtaçlara yetiştirmek gayesiyle, Türkiye’den katılan tek yayınevi olan
Sözler neşriyat adına, Risale-i Nur Külliyatı’nın başta İspanyolca olmak üzere
muhtelif lisanlardaki tercümelerini sergiledik. Risale-i
Nurları İspanyolcaya tercüme eden Lorena Ablamızla, Arjantin, Brezilya, Şili
nur talebeleri ve ehl-i hizmet kardeşlerimizin gayretleri
ile İslamiyeti, Kur’an-ı Kerim’i ve hakikatlerini
anlattık.
Standımızın en güzel yerine koyduğumuz bir metreye yetmiş santim büyüklüğündeki tevafuklu Kur’an-ı Kerim adeta mıknatıs gibi insanları kendisine çekiyordu. Hayatlarında ilk defa Kur’anıKerimi gören yüzlerce kişi merakla Kur’an-ı kerim hakkında sorular soruyor, hayran hayranbakıyor, fotoğraflarçekiyorve dokunmakiçin bizden izin isteyip ellerini sürüyor ve dinlediklerinde gözleri doluyordu. Risale-i Nurları en iyi şekilde tanıtabilmek ve nazar-ı dikkatleri celbedebilmek için kurduğumuz projektör ve ses düzeni ile Risale-i Nurlardan derlenen vecizeleri videoları slayt olarak de ekrana yansıtıyorduk, slayt gösterilerini izlemek için standın önünde büyük kalabalıklar oluşuyordu. Bu vesile ile de bir çoklarıyla tanışıp iman hakikatlarını anlatmak ve isteyenlere kitap vermeknasib oluyordu.Risale-i Nur Külliyatı’ndan "Frases Para Pensar” yani "tefekkür cümleleri” diye başlayan ve çok etkili vecizelerden oluşan 50 bin adet bastığımız broşürler fuarda nurların tanıtılmasında çok faydası oluyordu. Hatta broşürleri yürürken alıp okuyanlar, birkaç adım atııktan sonra adeta olduğu yerde çakılmış gibi duruyor hemen dönüp standımıza bakıyorlardı. Yediden yetmişe her kesimden ziyaretçiler hayretler içinde kalıyor ve heyecanla standımıza yaklaşıyor ve bize "Bu cümlelerin geçtiği kitabı almak istiyorum” diyorlardı. Çok değil daha iki yıl önce fuar kapısında girip çıkanlara broşür dağıtırken bu yıl tam 15 farklı İspanyolca Nur risalelerini sunuyor olmak bizim için de ayrı bir sürur ve şükür vesilesi idi.Hatta 53 yaşında bir hanım ablamız, bu broşürleri okuduktan sonra 45 yıl öncesinde daha 8 yaşında iken annesine "Neden bu dünyaya geldik, burada ne işimiz var” manasında çok sorular sorduğunu ve yıllardan beri bulamadığı cevapları bu broşürde bulduğunu söyledi. Daha sonra standımızın okuma bölümüne geçen bu bayan fuarın kapanış saatine kadar risalelerden okudu… Ve çok etkilendiğini söyleyerek bir çok Nur eserlerinden aldı, Rabbim hidayet nasib eylesin.Amin!Standımıza olan yoğun ilgiden cok memnun olmamıza rağmen bizler on kişi olduğumuz halde kalabalıktan ilgilenemediğimiz insanlar da oluyordu. Onlar da stand girişine koyduğumuz broşürleri kendileri alıyor kitaplarımızı inceliyorlardı hatta bazılarına kitabı uzatıp bir parça okumasını istediğimizde kitaba kendini kaptırarak sayfalarca okuyanlar oluyordu ve okuduklarına lakayt kalamıyor kitabı almak istiyorlardı. Bununla beraber standımızdaki derslerden sohbetlerden çok etkilenen dört kişi Müslüman olmak istediklerini söylüyorlardı onlardan birkaç misal…
Standımızda her namaz vakti girdiğinde bilgisayardaki kurulu program otomatik olarak ezan okumaya başlıyordu. Bilhassa hicaz, rast gibi enfes makamlarda okunan ezanlarda, "Allahu Ekber, Allahu Ekber” nidaları fuarda yankılanıyordu ve o anda standın önünden geçmekte olaninsanlaradetaçarpiliyorlardı ve pürdikkat dinliyorlardı. Ruhlarında manevibir haz yaşıyorlar;fakatbulezzetin adını koyamıyorlardı, bir çok vatandaş da standımızda halkalar oluşturuyor ve bitene kadar hayret ifadeleri ile müteveccih oluyorlardı.Bir akşam vakti fuarınkapanmasınayakınbaşkabirstanddaçalışanbirisi standımıza koşa koşa geldi ve bize burada duyduğu şarkıyı dinlemek istediğini söyledi. Biz de ona duyduğunun şarkı değil, Müslümanları namaza davet eden Ezan olduğunu ifade ettik. Bilgisayardan ezan açmaya çalıştık. Tam o esnada elektrikler kesildi. Ezan dinlemek isteyen bu meraklı kardeşimizi boş göndermek olmazdı. Hafız Enes de öyleyse ben okuyayım diyerek ezan okumaya başladı… Ezanı dinleyen kişigözyaşlarınıtutamamışağlamayabaşlamıştı. O esnada stantta bulunan Nur Risalelerini İspanyolca’ya tercüme eden LorenaVacide ablamız ve onun iki gayri Müslim arkadaşı da ezandan etkilenerek gözyaşlarınahakimolamamışlardı ve nihayet Hafız Enes Kardeşimiz de gözyaşları içinde ezanı tamamlamaya çalışıyordu…Ve bu kardeşimiz, ezanın hitamında "Ben müslümanolmakistiyorum ;fakatbazısuallerim var” dedi. Şu an Nurları okuyor. Bize "Ben öyle körü körüne bağlanmak istemiyorum ve ne yaptığımın farkındayım. Ben Islama tam manasıyla girmek istiyorum” dedi…Rabbimhidayetiniarttırsıninşaallah!Ayrıca İslamiyete ilgisi olan Rocio Bravo adında bir ablamız cocuğuyla birlikte öğle vakti standımızı ziyaret etti. Nurlarla alakalı sohbetten sonra ayrıldı fakat akşama doğru tekrar standımıza geldi. Birkaç soru cevap ve dersten sonra bizlere nasıl Müslüman olabilirim ne yapmalıyım diyerek bizi şaşırttı. Akabinde Asa-yı Musa kitabını aldı. O gününgecesindebize telefondan attığımesajındaşunlarıyazıyor: Bu olanlar gerçekten çok hayret verici, çünkü ben bugün fuara gitmeyi planlamıyordum, sanki bir güç beni oraya sevk etti demek Risale-i Nur’u tanımam lazımmış. Ben inanıyorum ki bütün bunlar kaderimde yazılıymış... Bir başkası da 42 yaşındaki Gustavo!... Bundan yaklaşık 22 sene önce Müslüman bir öğrenci ile tanışıyor ve kalbi İslamiyete ısınıyor. Daha sonra o öğrenci ile irtibatı kopuyor ve daha fazla ileriye gidemiyor. Son 3 yıldır isehanımıylaberaberkitapfuarınıziyaretetmek istiyor, fakat maddi imkansızlıklardan dolayı bir türlü nasip olmuyor. Bu yıl da trendeki bir koltukta iki kişilik fuar giriş bileti buluyor. Bukardeşimiz, fuarın son günlerinde ve günün son saatlerinde hanımı ve bir çocuğuyla standımıza geldi. Oradaki muhabbet ve samimiyetten çok etkilenen adeta büyülendiğinisöyleyenGustavo,HaşirRisalesinialdı. Biraz okuduktan sonra bizi hayrette bırakan ve bir o kadar da mutlu eden şu sözleri söyledi. "Ben Müslümanolmakistiyorum, ne yapabilirim?” Ve bizimle mutlaka görüşmek istediğini ifade edip evine davet etti. Daha sonra bu abimizin evine misafir olduk, ailesi çocuklarının da olduğu bir ortamda Nurlardan uzun uzun okuduk ve sohbet ettik. Nurlarıokudukçagözleriparlıyor, adetaışıksaçıyordu..Kendisinihazırhissediphissetmediğini sorduğumuzda, 22 yıl kaybettiğini ve daha fazla beklemek istemediğini, hemen orada kendi evindeMüslümanolmakistediğinisöyledi. Gözleridolaraktankelime-i şehadetgetirdi ve İslamiyet ile müşerref oldu. Akşam namazı vakti girmişti. Namaz kılmamız gerektiğini kendisine de bizimle beraber kılmak isteyip istemediğini sırduk. O da bize’MademMüslümanoldum, negerekirseyapmalıyım´diyerekilkabdestini aldı ve akşam namazını beraber kıldık. Ona‘Kendininasılhissediyorsun?’diyesorduğumuzdaise gözleri dolu bir halde çok hafiflediğini ve çok mutlu olduğunu ifade etti. Duaediniz, diğerailefertleri de İslamiyete gayet sıcak baktılar, hediyeettiğimizkitaplarlainşaallahonlar da ism-i Hadi’ye mazhar olsunlar.Ayrıca Cecilia isminde bir kardeşimiz bizden meditasyon ile alakalı kitap istedi, kendisineAyetülKübrayıgösterdik. Alıp almamakta kararsızdı. Biz de ona ‘Bu kitabı al oku beğenmez isen getirücretiniiadeedeceğiz’dedik. AyetülKübrayı alanbukardeşimiz ; ertesi günün akşamında standı kapatmak üzereyken heyecanla yanımıza gelipşöylededi: ‘Ben buverdiğinizkitaptandündörtsahifeokudum ve çok etkilendim. Ben ateist idim ama şu an dünyaya bakış açım tamamen değişti. Bir Allahın varlığına inanmaya basladim.’Ayaküstü yarım saati aşan bir sohbetin ardından: ‘Ben diğer kitaplardan da almak için geldim ne olur ne olmaz belki diğer kitaplara sonradan ulaşamam diye işlerimibitiripancakyetişebildim.’dedi. Biz de elimizdeki tercümelerden kendisine istediği eserleri vermiş olduk elhamdülillah.Standımızdakibaşka bir ziyaretçi de Asa-yı Musa kitabını eline aldı, kitabın bir önüne bir arkasınabaktı, içiniaçtı; birikicümleokuduokumadı ve dedi ki; ‘Bunusatınalmakistiyorum.’ BizKitabıpoşetekoyarkensorduk: ’Kitabayalnızcabaktınızbelki birkaç cümle ancak okudunuz, kitabın neden bahsettiğini sormadınız ve bilmediğiniz halde neden onu almak istediniz, yani bu kitabısizealdırannedir?’ O da durumun farkındaydı, bilmiyorum dedi, kitabın kapağı, rengi, yazısı beni cezbetti ve içimden bir ses dedi ki; ‘Bukitabıalmalısın’diyerekkitabısatın aldı…Bütün bunlara bizzat şahit olan İspanyolca risalelerin tercümesini yapan Lorena ablamız bize daha sonra şunları söyledi. "Ben evimin bir odasında, masanın başında bu tercümeleri yapıyorum, fakat Risalelere bu kadar alakanın olduğunun farkında değildim. Biz ne yaptığımızın, neye hizmet ettiğimizin gerçek manada farkında değiliz.”Hülasaten bizim bu fuarda müşahede ettiğimiz şu ki, buranın insanları iman hakikatlerine aç olmakla birlikte Nurları okuduklarında da kesinlikle lakayt kalamıyorlar. Bize sadece Nurları kendilerine ulaştırmak kalıyor. LatinAmerikanınhizmetininmebdeindebiziburayateşvikeden ve halen de himmetinihissettiğimizSungurAğabeyimiz son röportajlarındanbirindeÜstadınvefatgünüilealakalınelersöylemekistersinizsualine ;"Üstadvefatetmemişki hala hizmetinbaşında…BugünRisale-i Nur hala yayılıyor, dahaİspanyolcayatercümeolmadı , 400 milyonİspanyolcakonusanvardiyorlarAmerikada, Üstadhayatta, hayattagibi manenhizmetedevamediyor...” diyecevapveriyordu.İnşaallah Risale-i Nurların İspanyolca tercümeleri hızla devam ediyor. Daha önce basımına muvaffak olduğumuz dokuz kitaba ilaveten, BüyükSözler, Mucizat-ı Ahmediye(S.A.V.), Ayet-ül Kübra, Haşir Risalesi, Münacat ve Gençlik Rehberi risaleleri de hamdolsun basıldı. Şimdi bir taraftan tercümesi biten Şuaların kontrolleri yapılırken birtaraftan da Mektubatıntercümesidevamediyor, inşallah yakın zamanlardabukitaplarınbasımına damaddi, manevidualarınızla muvaffak oluruz. Zira rahmetli ZübeyrGündüzalp Ağabeyin de dediği gibi, "Okumak bir şey fakat her şey o "bir şey” den çıkıyor.” Çünkü, burada hediye edilen bir tek kitap bir çok insanın hidayetine vesile olup hem dünya hem de ahiret hayatlarını kurtarıyor. Bize düşen, ellerine risaleleriverip, ‘Birazcıkokuyunuz..’diyebilmek….Son olarakİnşaallahanlaştığımızbiryayın evi vesilesi ile Başkent Buenos Aires’de bir kitap mağazasında ve internet üzerinden satış imkanı ile bütünArjantin ve LatinAmerikaya posta yoluile isteyen herkese İspanyolca Risale-i Nurlar ulaşabilecek.Vaktinizi almamak için yirmi gün boyunca fuarda yaşadığımız bir çok hadiseden birkaç misal zikrettik. Doktorundanesnafına, öğretimüyesindenhemşiresine, öğretmenindenpolisine, üniversite öğrencisinden küçük birçocuğakadarherkesimden insana yüzlerce kitap ve binlerce broşür vesilesi ile, Kur’an ve İmanhakikatleriulaştı…Ve şu anda Nurlarıokuyanlarıntebrik,teşekküryazıları ve ‘Dahafazlanasılkitap elde edebiliriz?’ diye mesajlar gelmeye başladı.Bu mübarek şuhur-u selasede hassaten dualarınızı istirham ediyoruz.

Standımızın en güzel yerine koyduğumuz bir metreye yetmiş santim büyüklüğündeki tevafuklu Kur’an-ı Kerim adeta mıknatıs gibi insanları kendisine çekiyordu. Hayatlarında ilk defa Kur’anıKerimi gören yüzlerce kişi merakla Kur’an-ı kerim hakkında sorular soruyor, hayran hayranbakıyor, fotoğraflarçekiyorve dokunmakiçin bizden izin isteyip ellerini sürüyor ve dinlediklerinde gözleri doluyordu. Risale-i Nurları en iyi şekilde tanıtabilmek ve nazar-ı dikkatleri celbedebilmek için kurduğumuz projektör ve ses düzeni ile Risale-i Nurlardan derlenen vecizeleri videoları slayt olarak de ekrana yansıtıyorduk, slayt gösterilerini izlemek için standın önünde büyük kalabalıklar oluşuyordu. Bu vesile ile de bir çoklarıyla tanışıp iman hakikatlarını anlatmak ve isteyenlere kitap vermeknasib oluyordu.Risale-i Nur Külliyatı’ndan "Frases Para Pensar” yani "tefekkür cümleleri” diye başlayan ve çok etkili vecizelerden oluşan 50 bin adet bastığımız broşürler fuarda nurların tanıtılmasında çok faydası oluyordu. Hatta broşürleri yürürken alıp okuyanlar, birkaç adım atııktan sonra adeta olduğu yerde çakılmış gibi duruyor hemen dönüp standımıza bakıyorlardı. Yediden yetmişe her kesimden ziyaretçiler hayretler içinde kalıyor ve heyecanla standımıza yaklaşıyor ve bize "Bu cümlelerin geçtiği kitabı almak istiyorum” diyorlardı. Çok değil daha iki yıl önce fuar kapısında girip çıkanlara broşür dağıtırken bu yıl tam 15 farklı İspanyolca Nur risalelerini sunuyor olmak bizim için de ayrı bir sürur ve şükür vesilesi idi.Hatta 53 yaşında bir hanım ablamız, bu broşürleri okuduktan sonra 45 yıl öncesinde daha 8 yaşında iken annesine "Neden bu dünyaya geldik, burada ne işimiz var” manasında çok sorular sorduğunu ve yıllardan beri bulamadığı cevapları bu broşürde bulduğunu söyledi. Daha sonra standımızın okuma bölümüne geçen bu bayan fuarın kapanış saatine kadar risalelerden okudu… Ve çok etkilendiğini söyleyerek bir çok Nur eserlerinden aldı, Rabbim hidayet nasib eylesin.Amin!Standımıza olan yoğun ilgiden cok memnun olmamıza rağmen bizler on kişi olduğumuz halde kalabalıktan ilgilenemediğimiz insanlar da oluyordu. Onlar da stand girişine koyduğumuz broşürleri kendileri alıyor kitaplarımızı inceliyorlardı hatta bazılarına kitabı uzatıp bir parça okumasını istediğimizde kitaba kendini kaptırarak sayfalarca okuyanlar oluyordu ve okuduklarına lakayt kalamıyor kitabı almak istiyorlardı. Bununla beraber standımızdaki derslerden sohbetlerden çok etkilenen dört kişi Müslüman olmak istediklerini söylüyorlardı onlardan birkaç misal…

Standımızda her namaz vakti girdiğinde bilgisayardaki kurulu program otomatik olarak ezan okumaya başlıyordu. Bilhassa hicaz, rast gibi enfes makamlarda okunan ezanlarda, "Allahu Ekber, Allahu Ekber” nidaları fuarda yankılanıyordu ve o anda standın önünden geçmekte olaninsanlaradetaçarpiliyorlardı ve pürdikkat dinliyorlardı. Ruhlarında manevibir haz yaşıyorlar;fakatbulezzetin adını koyamıyorlardı, bir çok vatandaş da standımızda halkalar oluşturuyor ve bitene kadar hayret ifadeleri ile müteveccih oluyorlardı.Bir akşam vakti fuarınkapanmasınayakınbaşkabirstanddaçalışanbirisi standımıza koşa koşa geldi ve bize burada duyduğu şarkıyı dinlemek istediğini söyledi. Biz de ona duyduğunun şarkı değil, Müslümanları namaza davet eden Ezan olduğunu ifade ettik. Bilgisayardan ezan açmaya çalıştık. Tam o esnada elektrikler kesildi. Ezan dinlemek isteyen bu meraklı kardeşimizi boş göndermek olmazdı. Hafız Enes de öyleyse ben okuyayım diyerek ezan okumaya başladı… Ezanı dinleyen kişigözyaşlarınıtutamamışağlamayabaşlamıştı. O esnada stantta bulunan Nur Risalelerini İspanyolca’ya tercüme eden LorenaVacide ablamız ve onun iki gayri Müslim arkadaşı da ezandan etkilenerek gözyaşlarınahakimolamamışlardı ve nihayet Hafız Enes Kardeşimiz de gözyaşları içinde ezanı tamamlamaya çalışıyordu…Ve bu kardeşimiz, ezanın hitamında "Ben müslümanolmakistiyorum ;fakatbazısuallerim var” dedi. Şu an Nurları okuyor. Bize "Ben öyle körü körüne bağlanmak istemiyorum ve ne yaptığımın farkındayım. Ben Islama tam manasıyla girmek istiyorum” dedi…Rabbimhidayetiniarttırsıninşaallah!Ayrıca İslamiyete ilgisi olan Rocio Bravo adında bir ablamız cocuğuyla birlikte öğle vakti standımızı ziyaret etti. Nurlarla alakalı sohbetten sonra ayrıldı fakat akşama doğru tekrar standımıza geldi. Birkaç soru cevap ve dersten sonra bizlere nasıl Müslüman olabilirim ne yapmalıyım diyerek bizi şaşırttı. Akabinde Asa-yı Musa kitabını aldı. O gününgecesindebize telefondan attığımesajındaşunlarıyazıyor: Bu olanlar gerçekten çok hayret verici, çünkü ben bugün fuara gitmeyi planlamıyordum, sanki bir güç beni oraya sevk etti demek Risale-i Nur’u tanımam lazımmış. Ben inanıyorum ki bütün bunlar kaderimde yazılıymış... Bir başkası da 42 yaşındaki Gustavo!... Bundan yaklaşık 22 sene önce Müslüman bir öğrenci ile tanışıyor ve kalbi İslamiyete ısınıyor. Daha sonra o öğrenci ile irtibatı kopuyor ve daha fazla ileriye gidemiyor. Son 3 yıldır isehanımıylaberaberkitapfuarınıziyaretetmek istiyor, fakat maddi imkansızlıklardan dolayı bir türlü nasip olmuyor. Bu yıl da trendeki bir koltukta iki kişilik fuar giriş bileti buluyor. Bukardeşimiz, fuarın son günlerinde ve günün son saatlerinde hanımı ve bir çocuğuyla standımıza geldi. Oradaki muhabbet ve samimiyetten çok etkilenen adeta büyülendiğinisöyleyenGustavo,HaşirRisalesinialdı. Biraz okuduktan sonra bizi hayrette bırakan ve bir o kadar da mutlu eden şu sözleri söyledi. "Ben Müslümanolmakistiyorum, ne yapabilirim?” Ve bizimle mutlaka görüşmek istediğini ifade edip evine davet etti. Daha sonra bu abimizin evine misafir olduk, ailesi çocuklarının da olduğu bir ortamda Nurlardan uzun uzun okuduk ve sohbet ettik. Nurlarıokudukçagözleriparlıyor, adetaışıksaçıyordu..Kendisinihazırhissediphissetmediğini sorduğumuzda, 22 yıl kaybettiğini ve daha fazla beklemek istemediğini, hemen orada kendi evindeMüslümanolmakistediğinisöyledi. Gözleridolaraktankelime-i şehadetgetirdi ve İslamiyet ile müşerref oldu. Akşam namazı vakti girmişti. Namaz kılmamız gerektiğini kendisine de bizimle beraber kılmak isteyip istemediğini sırduk. O da bize’MademMüslümanoldum, negerekirseyapmalıyım´diyerekilkabdestini aldı ve akşam namazını beraber kıldık. Ona‘Kendininasılhissediyorsun?’diyesorduğumuzdaise gözleri dolu bir halde çok hafiflediğini ve çok mutlu olduğunu ifade etti. Duaediniz, diğerailefertleri de İslamiyete gayet sıcak baktılar, hediyeettiğimizkitaplarlainşaallahonlar da ism-i Hadi’ye mazhar olsunlar.Ayrıca Cecilia isminde bir kardeşimiz bizden meditasyon ile alakalı kitap istedi, kendisineAyetülKübrayıgösterdik. Alıp almamakta kararsızdı. Biz de ona ‘Bu kitabı al oku beğenmez isen getirücretiniiadeedeceğiz’dedik. AyetülKübrayı alanbukardeşimiz ; ertesi günün akşamında standı kapatmak üzereyken heyecanla yanımıza gelipşöylededi: ‘Ben buverdiğinizkitaptandündörtsahifeokudum ve çok etkilendim. Ben ateist idim ama şu an dünyaya bakış açım tamamen değişti. Bir Allahın varlığına inanmaya basladim.’Ayaküstü yarım saati aşan bir sohbetin ardından: ‘Ben diğer kitaplardan da almak için geldim ne olur ne olmaz belki diğer kitaplara sonradan ulaşamam diye işlerimibitiripancakyetişebildim.’dedi. Biz de elimizdeki tercümelerden kendisine istediği eserleri vermiş olduk elhamdülillah.Standımızdakibaşka bir ziyaretçi de Asa-yı Musa kitabını eline aldı, kitabın bir önüne bir arkasınabaktı, içiniaçtı; birikicümleokuduokumadı ve dedi ki; ‘Bunusatınalmakistiyorum.’ BizKitabıpoşetekoyarkensorduk: ’Kitabayalnızcabaktınızbelki birkaç cümle ancak okudunuz, kitabın neden bahsettiğini sormadınız ve bilmediğiniz halde neden onu almak istediniz, yani bu kitabısizealdırannedir?’ O da durumun farkındaydı, bilmiyorum dedi, kitabın kapağı, rengi, yazısı beni cezbetti ve içimden bir ses dedi ki; ‘Bukitabıalmalısın’diyerekkitabısatın aldı…Bütün bunlara bizzat şahit olan İspanyolca risalelerin tercümesini yapan Lorena ablamız bize daha sonra şunları söyledi. "Ben evimin bir odasında, masanın başında bu tercümeleri yapıyorum, fakat Risalelere bu kadar alakanın olduğunun farkında değildim. Biz ne yaptığımızın, neye hizmet ettiğimizin gerçek manada farkında değiliz.”Hülasaten bizim bu fuarda müşahede ettiğimiz şu ki, buranın insanları iman hakikatlerine aç olmakla birlikte Nurları okuduklarında da kesinlikle lakayt kalamıyorlar. Bize sadece Nurları kendilerine ulaştırmak kalıyor. LatinAmerikanınhizmetininmebdeindebiziburayateşvikeden ve halen de himmetinihissettiğimizSungurAğabeyimiz son röportajlarındanbirindeÜstadınvefatgünüilealakalınelersöylemekistersinizsualine ;"Üstadvefatetmemişki hala hizmetinbaşında…BugünRisale-i Nur hala yayılıyor, dahaİspanyolcayatercümeolmadı , 400 milyonİspanyolcakonusanvardiyorlarAmerikada, Üstadhayatta, hayattagibi manenhizmetedevamediyor...” diyecevapveriyordu.İnşaallah Risale-i Nurların İspanyolca tercümeleri hızla devam ediyor. Daha önce basımına muvaffak olduğumuz dokuz kitaba ilaveten, BüyükSözler, Mucizat-ı Ahmediye(S.A.V.), Ayet-ül Kübra, Haşir Risalesi, Münacat ve Gençlik Rehberi risaleleri de hamdolsun basıldı. Şimdi bir taraftan tercümesi biten Şuaların kontrolleri yapılırken birtaraftan da Mektubatıntercümesidevamediyor, inşallah yakın zamanlardabukitaplarınbasımına damaddi, manevidualarınızla muvaffak oluruz. Zira rahmetli ZübeyrGündüzalp Ağabeyin de dediği gibi, "Okumak bir şey fakat her şey o "bir şey” den çıkıyor.” Çünkü, burada hediye edilen bir tek kitap bir çok insanın hidayetine vesile olup hem dünya hem de ahiret hayatlarını kurtarıyor. Bize düşen, ellerine risaleleriverip, ‘Birazcıkokuyunuz..’diyebilmek….Son olarakİnşaallahanlaştığımızbiryayın evi vesilesi ile Başkent Buenos Aires’de bir kitap mağazasında ve internet üzerinden satış imkanı ile bütünArjantin ve LatinAmerikaya posta yoluile isteyen herkese İspanyolca Risale-i Nurlar ulaşabilecek.Vaktinizi almamak için yirmi gün boyunca fuarda yaşadığımız bir çok hadiseden birkaç misal zikrettik. Doktorundanesnafına, öğretimüyesindenhemşiresine, öğretmenindenpolisine, üniversite öğrencisinden küçük birçocuğakadarherkesimden insana yüzlerce kitap ve binlerce broşür vesilesi ile, Kur’an ve İmanhakikatleriulaştı…Ve şu anda Nurlarıokuyanlarıntebrik,teşekküryazıları ve ‘Dahafazlanasılkitap elde edebiliriz?’ diye mesajlar gelmeye başladı.Bu mübarek şuhur-u selasede hassaten dualarınızı istirham ediyoruz.


















