Seçim kampanyasında Irak'taki savaşı sona erdirme ve Ortadoğu'da yeni bir savaşa sürüklenmeme sözü veren ABD Başkanı Obama'nın, Ortadoğu'da sözünü tutması giderek zorlaşıyor.
Seçimkampanyası sırasında Irak'taki savaşı sona erdirmek ve Ortadoğu'da yeni bir savaşa sürüklenmemek için söz verenABD Başkanı BarackObama'nın,iktidardaki 6'ıncı yılında Ortadoğu'da bu sözünü tutması giderek zorlaşıyor.
Suriye'deki iç savaşta sayıları artık yüz binlerle ifade edilen sivil kayıplar, Esed rejiminin kendi halkınakimyasal silahlarla saldırması veIrak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütünün bu kaostan faydalanarak gücünü artırması, şu ana kadar Obama'nınSuriye'ye bir askeri müdahalede bulunmaya karşı gösterdiği direncikırmaya yetmedi. Ancak Amerikalı gazeteci James Foley'nin IŞİD tarafından vahşice öldürülmesi,IŞİD'in bölgedeki Amerikalılarıve Amerikan personelini de tehdit edecek düzeyde güçlenmesi ve bir anlamda "El Kaide"nin yerini alarakABD'ye doğrudan tehditoluşturmaya doğru ilerlediğitartışmaları, Obama'nın hesaplarını değiştirebilir.
Irak'ta IŞİD'in durdurulamaz ilerleyişi ve Amerikan Konsolosluğu'nun da bulunduğu Erbil'i tehdit etmeye başlaması üzerine 7 Ağustos'ta orduya bu ülkedeki IŞİD hedeflerine hava saldırıları düzenleme yetkisi veren Obama, böylece "aptalca" olarak nitelendirdiği Irak'taki savaşı sona erdirmesi ve tüm askerlerini bu ülkeden çekmesinden 3 yıl sonra, karadan olmasa da Irak'a Amerikan "askeri varlığını" tekrar getirdi.
İki haftayı aşkın süredir devam eden hava saldırılarında IŞİD'e darbe vurulduğunu, Irak ve Kürt güçlerinin tekrar kendi ayakları üzerinde durması veMusul Barajı gibi bazı kilit noktaların geri alınmasına katkı sağlandığını söyleyen Amerikalı yetkililer, örgütün yeniden toparlanma imkanı bulduğu Suriye'deki unsurlarının da üzerine gitmeden bu tehdidin ortadan kaldırılamayacağına da dikkat çekiyor.
Başkan Obama'nınIrak'tan sonra Suriye'de de IŞİD'e karşı operasyon kararı alarak harekatın boyutunu genişletip genişletmeyeceğikamuoyunda en çok tartışılan sorular arasında yer alıyor.
IŞİD’e Suriye’de de müdahale sinyali
Obama, IŞİD'e karşıdaha sert bir tavır izlemesi konusunda da Kongre'de özellikle Cumhuriyetçi çevrelerin yoğun baskısı altında.
Askeri liderler deilk kez geçen haftahava saldırısı şeklinde olmasa bileIŞİD'i yenilgiye uğratabilmek için örgütün Suriye'deki kısmının da üzerine gidilmesi gerektiği uyarısında bulundu.Amerikan medyasında, IŞİD'in bölgeden çıkarak Amerika'ya tehdit oluşturabilecek boyuta ulaşıp ulaşmadığı ve "yeni El Kaide" olup olmadığı konularının sıkça işlendiği de görülüyor.
Bu noktadaSuriye'de iki yıl önce kaçırılan Amerikalı gazeteci Foley'nin IŞİD militanı tarafından kafası kesilerek öldürülmesinin görüntülerinin yayınlanması sonrası, ABD yönetiminin IŞİD'e karşı söyleminin gözle görülür biçimde sertleştiği de dikkat çekiyor.ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, geçen perşembe günü düzenlediği basın toplantısında, IŞİD tehdidinin boyutuna dair, "daha önce gördüklerimizin çok ötesinde, IŞİD bir terör örgütü olmanın ötesine geçti" sözleriyle,örgütün ABD'ye tehditte El Kaide'yi de geçtiği yönündeki yorumları artırdı.Aynı basın toplantısının diğer önemlinoktası, Hagel'in, Suriye'de de IŞİD'e karşı hava saldırısı düzenleme seçeneğine, "her seçeneği araştırıyoruz" diyerek açık kapı bırakmasıydı.
Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey de,IŞİD'in kontrol altına alınabileceğiniancak Suriye'de yerleşikkısmının da üzerine gidilmeden örgütün yenilgiye uğratılamayacağını söylemişti. ABD'nin Irak'taki operasyonun boyutunuSuriye'yi de kapsayacak şekilde genişletebileceğine dair en net sinyal iseBeyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Ben Rhodes'tan geldi. Rhodes,"Amerikalıların korunması ve ABD'ye terör planlarının engellenmesi söz konusu olduğundahiçbir seçeneği dışlamayız.Dolayısıyla, Amerikan dış politikasının ana misyonu olan halkımızın korunması söz konusu olduğunda kendimizi coğrafi sınırlarla kısıtlamayız" dedi.
Obama’nın zorlu Suriye kararı
IŞİD'e karşı Suriye'de de harekete geçmesi gerektiği yönündeki baskılar ve özellikle Foley'nin öldürülmesinden sonra örgütün Amerika'nın çıkarlarına doğrudan tehdit oluşturması karşısında Obama'nın "düğmeye basmayı" mı tercih edeceği,yoksa iç savaşın hüküm sürdüğü ve birbirinden ayrı birçok grubun bulunduğu ülkeye ABD'yi sürüklemenin getireceği risklerin daha mı ağır basacağıson günlerde en çokmerak edilen hususlar arasında yer alıyor.
Rhodes'un, IŞİD tehdidiyle mücadele için eyleme geçebileceklerine yönelik sözleri, yönetim yetkilileri arasındaşu andabirinci seçeneğin daha ağır bastığı işaretiniveriyor. YetkililerSuriye'de hava saldırılarının seçeneklerden biri olduğunu ifade etse deObama'yahenüz spesifik askeri seçeneklerin sunulmadığı bildiriyor.
Obama'nınkarar verirken zihninde sürekli "gidip gelecek" soru da, seçim kampanyasından bu yana kendisine misyon edindiği"Ortadoğu'da yeni bir savaşa sürüklenmeyeceğiz" sözünün ne kadar tehlikeye gireceği.Çünkü Irak'taki misyonun Suriye'ye kadargenişletilmesi sonucuAmerika'nınbölgede uzun soluklu bir askeri yükümlülüğün altına girmesi, Obama’nın başkanlığının kalan döneminin önemli bölümünü bu konuya harcayacağı anlamına gelebilir. Bu da Obama’nın arkasında bırakmak istediği "savaş bitiren başkan” mirasının tam tersi anlamına geliyor olacak.
ABD'nin Suriye'de IŞİD hedeflerine hava saldırıları düzenlemesi, daha da ironik olarak IŞİD'in savaştığıEsed'le aynı "ortak düşman"ı hedef alması neticesini doğurabilir. Dolayısıyla kimi çevreler, ABD'ninIŞİD'e karşı bu ülkede girişeceği bir harekatın aslında Esed'i güçlendireceği yorumunu yapıyor. Ülkede özelliklemuhalif bazı çevrelerden, ABD'nin "düşmanımın düşmanı" mantığıyla, "Esed'le gizliden ortaklık mı kuracağı" sorularının dillendirilmesinerağmenyetkililer,bunun söz konusu bile olmadığını net ifadelerle vurguluyor.
IŞİD operasyonların,sadece Irak’la sınırlı kalmasıriskli olabilir
Obama'nın her şeye karşınIŞİD'e karşı saldırıları sadece Irak'la sınırlı tutmasının taşıyacağı riskler de aşikar. Ülkede gerek basında gerekse de Kongre'de özellikle Cumhuriyetçi kanattanObama'nın pasif tutumuyla ABD'nin dünya sahnesinde ağırlığını yitirmesine neden olduğu eleştirilerinin daha da güçlü duyulması ve IŞİD'in Irak'ta darbe yese de Suriye'deki varlığı sayesinde yeniden toparlanabilme imkanını yitirmemesiyleAmerika'ya giderek daha fazla tehdit oluşturması bu risklerden sadece birkaçı.
Obama yönetiminin Suriye'de hangi seçenekleri değerlendirdiğine yönelik haberlere de son günlerde sıkça rastlanıyor. Reuters,Kongre kaynaklarına dayandırdığı bir haberindeBaşkan Obama'nın gelecek haftalarda Irak ve Suriye'de IŞİD'e yönelik hava saldırıları için Kongre'den yeni fon talebinde bulunacağını belirtti. Washington Post gazetesi de ABDyönetiminin değerlendirdiği seçenekler arasında, Obama'nın geçen yıl açıkladığı güncellenmiş terörle mücadele stratejisi altındaIŞİD'e karşı sınırsız askeri güç kullanımıiçin Kongre'den yetki istemesinin de yer aldığını yazdı.
Geçen yıl yine bu dönemde Esed’in halkına karşıkimyasal silah kullanmasının ardından Suriye'ye sınırlı askeri eylemde bulunmaktan son anda vazgeçen Obama'yı Suriye'de tekrar zor bir kararbekliyor.
AA
Seçimkampanyası sırasında Irak'taki savaşı sona erdirmek ve Ortadoğu'da yeni bir savaşa sürüklenmemek için söz verenABD Başkanı BarackObama'nın,iktidardaki 6'ıncı yılında Ortadoğu'da bu sözünü tutması giderek zorlaşıyor.
Suriye'deki iç savaşta sayıları artık yüz binlerle ifade edilen sivil kayıplar, Esed rejiminin kendi halkınakimyasal silahlarla saldırması veIrak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütünün bu kaostan faydalanarak gücünü artırması, şu ana kadar Obama'nınSuriye'ye bir askeri müdahalede bulunmaya karşı gösterdiği direncikırmaya yetmedi. Ancak Amerikalı gazeteci James Foley'nin IŞİD tarafından vahşice öldürülmesi,IŞİD'in bölgedeki Amerikalılarıve Amerikan personelini de tehdit edecek düzeyde güçlenmesi ve bir anlamda "El Kaide"nin yerini alarakABD'ye doğrudan tehditoluşturmaya doğru ilerlediğitartışmaları, Obama'nın hesaplarını değiştirebilir.
Irak'ta IŞİD'in durdurulamaz ilerleyişi ve Amerikan Konsolosluğu'nun da bulunduğu Erbil'i tehdit etmeye başlaması üzerine 7 Ağustos'ta orduya bu ülkedeki IŞİD hedeflerine hava saldırıları düzenleme yetkisi veren Obama, böylece "aptalca" olarak nitelendirdiği Irak'taki savaşı sona erdirmesi ve tüm askerlerini bu ülkeden çekmesinden 3 yıl sonra, karadan olmasa da Irak'a Amerikan "askeri varlığını" tekrar getirdi.
İki haftayı aşkın süredir devam eden hava saldırılarında IŞİD'e darbe vurulduğunu, Irak ve Kürt güçlerinin tekrar kendi ayakları üzerinde durması veMusul Barajı gibi bazı kilit noktaların geri alınmasına katkı sağlandığını söyleyen Amerikalı yetkililer, örgütün yeniden toparlanma imkanı bulduğu Suriye'deki unsurlarının da üzerine gitmeden bu tehdidin ortadan kaldırılamayacağına da dikkat çekiyor.
Başkan Obama'nınIrak'tan sonra Suriye'de de IŞİD'e karşı operasyon kararı alarak harekatın boyutunu genişletip genişletmeyeceğikamuoyunda en çok tartışılan sorular arasında yer alıyor.
IŞİD’e Suriye’de de müdahale sinyali
Obama, IŞİD'e karşıdaha sert bir tavır izlemesi konusunda da Kongre'de özellikle Cumhuriyetçi çevrelerin yoğun baskısı altında.
Askeri liderler deilk kez geçen haftahava saldırısı şeklinde olmasa bileIŞİD'i yenilgiye uğratabilmek için örgütün Suriye'deki kısmının da üzerine gidilmesi gerektiği uyarısında bulundu.Amerikan medyasında, IŞİD'in bölgeden çıkarak Amerika'ya tehdit oluşturabilecek boyuta ulaşıp ulaşmadığı ve "yeni El Kaide" olup olmadığı konularının sıkça işlendiği de görülüyor.
Bu noktadaSuriye'de iki yıl önce kaçırılan Amerikalı gazeteci Foley'nin IŞİD militanı tarafından kafası kesilerek öldürülmesinin görüntülerinin yayınlanması sonrası, ABD yönetiminin IŞİD'e karşı söyleminin gözle görülür biçimde sertleştiği de dikkat çekiyor.ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, geçen perşembe günü düzenlediği basın toplantısında, IŞİD tehdidinin boyutuna dair, "daha önce gördüklerimizin çok ötesinde, IŞİD bir terör örgütü olmanın ötesine geçti" sözleriyle,örgütün ABD'ye tehditte El Kaide'yi de geçtiği yönündeki yorumları artırdı.Aynı basın toplantısının diğer önemlinoktası, Hagel'in, Suriye'de de IŞİD'e karşı hava saldırısı düzenleme seçeneğine, "her seçeneği araştırıyoruz" diyerek açık kapı bırakmasıydı.
Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey de,IŞİD'in kontrol altına alınabileceğiniancak Suriye'de yerleşikkısmının da üzerine gidilmeden örgütün yenilgiye uğratılamayacağını söylemişti. ABD'nin Irak'taki operasyonun boyutunuSuriye'yi de kapsayacak şekilde genişletebileceğine dair en net sinyal iseBeyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Ben Rhodes'tan geldi. Rhodes,"Amerikalıların korunması ve ABD'ye terör planlarının engellenmesi söz konusu olduğundahiçbir seçeneği dışlamayız.Dolayısıyla, Amerikan dış politikasının ana misyonu olan halkımızın korunması söz konusu olduğunda kendimizi coğrafi sınırlarla kısıtlamayız" dedi.
Obama’nın zorlu Suriye kararı
IŞİD'e karşı Suriye'de de harekete geçmesi gerektiği yönündeki baskılar ve özellikle Foley'nin öldürülmesinden sonra örgütün Amerika'nın çıkarlarına doğrudan tehdit oluşturması karşısında Obama'nın "düğmeye basmayı" mı tercih edeceği,yoksa iç savaşın hüküm sürdüğü ve birbirinden ayrı birçok grubun bulunduğu ülkeye ABD'yi sürüklemenin getireceği risklerin daha mı ağır basacağıson günlerde en çokmerak edilen hususlar arasında yer alıyor.
Rhodes'un, IŞİD tehdidiyle mücadele için eyleme geçebileceklerine yönelik sözleri, yönetim yetkilileri arasındaşu andabirinci seçeneğin daha ağır bastığı işaretiniveriyor. YetkililerSuriye'de hava saldırılarının seçeneklerden biri olduğunu ifade etse deObama'yahenüz spesifik askeri seçeneklerin sunulmadığı bildiriyor.
Obama'nınkarar verirken zihninde sürekli "gidip gelecek" soru da, seçim kampanyasından bu yana kendisine misyon edindiği"Ortadoğu'da yeni bir savaşa sürüklenmeyeceğiz" sözünün ne kadar tehlikeye gireceği.Çünkü Irak'taki misyonun Suriye'ye kadargenişletilmesi sonucuAmerika'nınbölgede uzun soluklu bir askeri yükümlülüğün altına girmesi, Obama’nın başkanlığının kalan döneminin önemli bölümünü bu konuya harcayacağı anlamına gelebilir. Bu da Obama’nın arkasında bırakmak istediği "savaş bitiren başkan” mirasının tam tersi anlamına geliyor olacak.
ABD'nin Suriye'de IŞİD hedeflerine hava saldırıları düzenlemesi, daha da ironik olarak IŞİD'in savaştığıEsed'le aynı "ortak düşman"ı hedef alması neticesini doğurabilir. Dolayısıyla kimi çevreler, ABD'ninIŞİD'e karşı bu ülkede girişeceği bir harekatın aslında Esed'i güçlendireceği yorumunu yapıyor. Ülkede özelliklemuhalif bazı çevrelerden, ABD'nin "düşmanımın düşmanı" mantığıyla, "Esed'le gizliden ortaklık mı kuracağı" sorularının dillendirilmesinerağmenyetkililer,bunun söz konusu bile olmadığını net ifadelerle vurguluyor.
IŞİD operasyonların,sadece Irak’la sınırlı kalmasıriskli olabilir
Obama'nın her şeye karşınIŞİD'e karşı saldırıları sadece Irak'la sınırlı tutmasının taşıyacağı riskler de aşikar. Ülkede gerek basında gerekse de Kongre'de özellikle Cumhuriyetçi kanattanObama'nın pasif tutumuyla ABD'nin dünya sahnesinde ağırlığını yitirmesine neden olduğu eleştirilerinin daha da güçlü duyulması ve IŞİD'in Irak'ta darbe yese de Suriye'deki varlığı sayesinde yeniden toparlanabilme imkanını yitirmemesiyleAmerika'ya giderek daha fazla tehdit oluşturması bu risklerden sadece birkaçı.
Obama yönetiminin Suriye'de hangi seçenekleri değerlendirdiğine yönelik haberlere de son günlerde sıkça rastlanıyor. Reuters,Kongre kaynaklarına dayandırdığı bir haberindeBaşkan Obama'nın gelecek haftalarda Irak ve Suriye'de IŞİD'e yönelik hava saldırıları için Kongre'den yeni fon talebinde bulunacağını belirtti. Washington Post gazetesi de ABDyönetiminin değerlendirdiği seçenekler arasında, Obama'nın geçen yıl açıkladığı güncellenmiş terörle mücadele stratejisi altındaIŞİD'e karşı sınırsız askeri güç kullanımıiçin Kongre'den yetki istemesinin de yer aldığını yazdı.
Geçen yıl yine bu dönemde Esed’in halkına karşıkimyasal silah kullanmasının ardından Suriye'ye sınırlı askeri eylemde bulunmaktan son anda vazgeçen Obama'yı Suriye'de tekrar zor bir kararbekliyor.
AA

















