Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Los Angeles’te Türkiye Yatırım Haftası kapsamında UCLA Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde verdiği "Türkiye’nin Temel Büyüme
Sektörleri" konferansında, Türkiye’nin ekonomide büyük bir dönüşüm
yaşadığını, ekonomide yaşanan büyümenin demokrasi ve özgürlük alanında
yaşadığı gelişmelerden bağımsız olmadığını belirtti. Son 10 yılda geliştirilen politikalar, ekonomik ve demokratik reformlara da değinen Babacan, milli gelirin bu süre içinde 3-5 bin dolar
bandından 10 bin doların üstüne çıktığını belirterek, Türkiye’nin
ekonomik başarısına, demokrasi ve özgürlük alanında atılan adımların
da katkısına dikkati çekti. Bir ülkenin istikrarlı bir büyümeyi
gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin, finansal, sosyal ve çevresel
anlamda yaşanan gelişmelerle ölçülmesi gerektiğini söyleyen Babacan,
"Bir ülkedeki büyüme, o ülkedeki yoksulluğu azaltıyor mu, eğitimi
iyileştiriyor mu, sağlık sisteminin kalitesini yükseltiyor mu bunlara
bakılması gerekir. Eğer değilse, bu büyüme değil, dünyanın yeni
nesillerinden çalmak demektir" dedi. ABD ile Türkiye’nin müttefikliğine vurgu yapan Babacan, Türkiye’nin coğrafik
olarak, 3 kıtanın bağlandığı bir noktada olduğunu ve İstanbul’un
finansal anlamda da bölgesel bir çekim merkezi olma yönünde
ilerlediğini, Rusya, Çin ve Hindistan'la ilişkilerin daha çok ekonomik
anlamda hızla geliştiğini, 35 büyükelçilik bulunan Afrika’da bir çok
ülke ekonomik nedenlerle temsilciliklerini kapatırken, Türkiye'nin
sayıyı artırdığını dile getirdi. Avrupa’da yaşanan
ekonomik kriz sonrasında, Türkiye’nin AB’ye girme niyeti konusunda bir
değişiklik olup olmadığının sorulması üzerine, Türkiye’nin AB üyeliği
için 1966 yılında başvurduğunu hatırlatan Babacan, Hırvatistan’ın bile
AB üyeliğinin tamamlandığını ancak Türkiye’nin önünde uzun bir yol
olduğunu söyledi. Üyelik çalışmalarının devam ettiğini belirten
Babacan, "Hala uzun bir yolumuz var. Bu hazır olmadığımızdan değil.
Türkiye üye olursa, nüfus yoğunluğundan dolayı Fransa ve Almanya gibi oy hakkına sahip olacak. Biz AB üyelerinin buna hazır olup olmadığını
bilmiyoruz. AB’nin Türkiye’yi üyeliğe kabul etmeye hazır olmasından daha önce, Türkiye AB’ye girmeye hazır olacaktır" diye konuştu. Gezi olaylarına da değinen Babacan, olayların sakinleştiğini, açıklanan
paketin de demokratik hakları çoğaltırken, nefrete yönelik cezaları
ağırlaştırdığını, barışçıl protestoların önünün açıldığını belirtti. aa
Ekonomi
22 Ekim 2013 - 11:02
Milli gelir son 10 yılda 3 bin dolardan 10 bin doların üstüne çıktı
Başbakan Yardımcısı Babacan son 10 yılda geliştirilen politikalar ile ekonomik ve demokratik reformlar sayesinde milli gelirin rekor derecede arttığı bildirdi.
Ekonomi
22 Ekim 2013 - 11:02
İlginizi Çekebilir

















