Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Kim ne yaparsa yapsın, hangi tuzakları
kurarsa kursun, bu topraklar bize mezar olmadan
emperyalistlerin piyonuna gülzar olmaz. Bu toprakların üzerinde fitne
tohum ekmek isteyenlere, kardeşliğimize son vermek isteyenlere fırsat
vermeyeceğiz" dedi. Davutoğlu, Kahramanmaraş'ta, Müftülük
Meydanı'nda, yapımı tamamlanan bazı eserlerin toplu açılışı için
düzenlenen törende konuştu. Başbakan Davutoğlu, konuşmasına,
"Kahraman şehrin yiğit kahraman insanları, Yedi Güzel Adam'ın güzel
hemşehrileri, değerli kardeşlerim, hepinizi saygılarımla, muhabbetle
selamlıyorum. Allah'ın selamı, Arakan'dan, Somali'den gelen selam
sizlerin de üzerinize olsun" şeklindeki sözleriyle başladı.
Kahramanmaraş'tan üç kahramana selam etmek, rahmet dilemek istediğini
ifade eden Davutoğlu, "Dün Yüksekova'da şehid edilen üç kahraman
kardeşimize Rabbim'den rahmet diliyorum, ailelerine taziyelerimi
sunuyorum" diye konuştu. Davutoğlu, 94 yıl önce,
Kahramanmaraş'ın istilaya uğradığında, Maraşlıların başını kaldırıp,
"Maraş bize mezar olmadan düşmana gülzar olmaz" dediğine işaret ederek,
şunları kaydetti: "Biz de diyoruz ki haykırıyoruz ki kim ne
yaparsa yapsın, hangi tuzakları kurarsa kursun, bu topraklar bize mezar
olmadan emperyalistlerin piyonuna gülzar olmaz. Bu toprakların üzerinde
fitne tohum ekmek isteyenlere, kardeşliğimize son vermek isteyenlere
fırsat vermeyeceğiz. Onun için huzurunuzdayız, Maraşlılar. Onun için
yurt içi seyahatlerin, ilk şehirlerin başına Kahramanmaraş'ı
yazdık, gönlüme yazdığım gibi, zihnime yazdığım gibi. Çünkü
Kahramanmaraş, diğer bütün şehirlerimiz gibi bizim siyaset felsefemizin, toprağına, taşına, dağına dokunduğu şehirdir. Bu anlayışın toprağın taa derininden gökyüzüne kadar yükseldiği şehirdir." "İstiklalimizi hiçbir şekilde terk etmeyeceğiz, çiğnetmeyeceğiz" Başbakan Davutoğlu, Ashabı Kef'in, zulümden kaçan 7 evliyanın, sığınmak için Kahramanmaraş'ı seçtiğini, o günden beri bu ilin hakkın, adaletin, vicdanın merkezi olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Kahramanmaraş, zalimlere karşı yükselen sesin merkezidir.
Hicri yılbaşımızı kutlayarak söylüyorum, Ukkaşe Hazretleri, Maliki Ejder Hazretleri, Kahramanmaraş'ı seçtiler, hicretin felsefesini yaymak için
seçtiler. Başka şehirlerde görmediğimiz Ökkeş ismi Kahramanmaraşlılar
ile özdeşleşti ve Seçluklu'dan, Dulkadir Beyliği'nden bu yana bu
topraklar bizim diyarımız, vatanımız oldu. Gün geldi, istilacılar
Anadolu topraklarını işgal etmek istediklerinde, Maraş'a geldiklerinde,
Maraş'ın nice kahramanı olduğunu bilmeden esir almak istediklerinde,
Rıdvan Hoca, kürsüden, 'hürriyeti olmadan cuma namazı vacip değildir.
Önce hürriyet, önce istiklal, sonra cuma namazı' dedi. İşte biz de
sesleniyoruz, bu topraklarda istiklalimizi hiçbir şekilde terk
etmeyeceğiz, çiğnetmeyeceğiz." "Her yerde istiklalimizin simgesi Kahramanmaraş'tır" "Bacımın örtüsüne el uzatıldığında bir an bile tereddüt etmeden, o
müstevli askere cezasını veren Sütçü İmam'a selam olsun, onların
torunlarına selam olsun" diye konuşan Davutoğlu, sözlerini şöyle
sürdürdü: "Biz istiklali onlardan öğrendik. Daha TBMM
toplanmadan, Ankara'da bir şehrin kendi kaderini ele alması
için gerektiğinde tereddüt etmeyeceğini biz Kahramanmaraşlılar'dan
öğrendik, Kahramanmaraşlılar öyle bir temel ilkeyi bize öğretti ki
asırlar geçse unutulmaz. Eğer bir şehir kendi kaderine sahip çıkarsa, o
şehirden yükselen meşale, bütün bir ülkeye insanlığa onur ve izzet
verir. Onun için Kahramanmaraş, gerçekten kahramandır, gerçekten
yiğittir ve tarihte hak ettiği yeri almıştır. Gönlümüzde, Türkiye'de her yer Kahramanmaraş'tır, çünkü her yerde istiklalimizin simgesi
Kahramanmaraş'tır. Hepimiz bu anlamda Kahramanmaraşlıyız. Yine
gün geldi, eğer davamızın, savunduğumuz davamızın şiirlerle ifade
dilmesi gerektiğinde şiir dizelerine ihtiyaç hissettiğimiz en zor
dönemlerde yine bir Kahramanmaraşlı Necip Fazıl Kısakürek,
'durun kalabalıklar' diye seslendiler. Şimdi biz de
söylüyoruz, 'durun kalabalıklar, durun zalimler, müstevliler,
Kahramanmaraş'ın ruhu yükseliyor, Türkiye'nin ruhu yükseliyor.
Kahramanmaraş'tan feyiz alan Abdurrahim Karakoç, 'ey sevgili' dedi, 'en
sevgili' dedi, alemlere rahmet olan Peygamber'e seslenerek. Nasıl
kahramanlık gerektiğinde bunu kimseye bırakmadı Kahramanmaraşlılar, bunu şiire döktüğünde de kimseye bırakmadan en güzel şekilde ifade ettiler.
Onun için güzel ifade edilmiş, Kahramanmaraş duygumuzun, şiirin
başkentidir." Türk Edebiyatı'nda önemli yeri olan isimlerden
yedisinin Kahramanmaraş'tan çıktığını dile getiren Davutoğlu, şu
ifadeleri kullandı: "Onların herbiri, Kahramanmaraş'ın ruhundan, duygusundan süzülen kelimeleri, bütün milletimizin gönlüne nakşettiler. Onlardan ikisiyle birlikte Nuri Pakdil, Rasim Özdenören üstadlarla
birlikte geldim. Kahramanmaraşlılar, ne güzel insanlarsınız ki,
içinizden çıkanlar, yanına, arkasına bakmadan savaşırlar, şiir
yazmak gerektiğinde şiirin en güzeline imza atarlar. Mahsuni Şerif"e,
Abdurrahim Karakoç'a selam olsun. Her biri Maraş'ın değerleridir."
AA
AA


















