Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Gazze'ye yönelik saldırıları
üzüntüyle izliyoruz. 75 insan füze yağmuruyla katledildi. 21 tanesi
masum çocuklar. Daha önce başka yerlerde de benzer hadiseler yaşandı ama unutmayın bütün bunlar geçecektir" dedi. Görmez, İstanbul
Müftülüğü'nce, Beykoz Hidiv Kasrı'nda verilen iftar yemeğindeki
konuşmasında, ramazanın insanlara unuttuğu değerleri hatırlattığını
söyledi. Allah'ı unutanın kendisini de unutacağını vurgulayan
Görmez, "Ramazan yalnızlığımızı gidermeye gelir. Ramazan bize
özgürlüğümüzü getirir çünkü insanın en büyük esareti tutkularına köle
olmasıdır. Mal, makam, güç, iktidar hırsına esir olan özgürlüğü
kaybeder. Ramazan bu özgürlüğümüzü kazandırmaya gelir. Son yıllarda her
ramazana buruk giriyoruz ama ümitsizliğe yer yok. Bugün İslam
dünyasında olanların ne dinde ne de akılda yeri yoktur. Bunlar arızi
durumlardır. Aklıselim galip gelecektir" diye konuştu. "Hangi
dinden, mezhepten, düşünceden olursa olsun, biz dünyanın her tarafında
tarih boyunca mazlumlara ümit olmuş bir milletiz" diyen Görmez, şöyle
devam etti: "Her zaman, zulme uğramışların umudunu bağladığı bir ülke olmuşuz. Bugün de öyledir. Yeter ki birliğimizi,
beraberliğimizi bozmayalım. Tüm ibadetlerin bir gayesi var, yeryüzünü
bir selam yurduna dönüştürmek ama ibadetlerin ruhunu kaybedince bunu da
kaybediyoruz. Bu tür ibadetlerle manevi dünyamızı ayakta tutamayız.
Herhangi bir dinin mensupları, yeryüzünü başka bir dinin mensupları için yaşanmaz kılma hakkına sahip değildir. Peygamberimiz, Medine'ye
ayak bastığı zaman, burada Yahudiler de Hristiyanlar da yaşıyordu ama
o, bütün dünyanın ilk anayasası denilebilecek bir hukuk oluşturarak,
bunu miras bıraktı." Görmez, İslam
topraklarında farklı mezhepten diye insanların katledildiğini anlatarak, "Çağdaş dünya, bunun nedenlerini İslam tarihinde, Şiiliğin ya da
Sünniliğin öğretilerinde aramaya kalkışmamalı. Bunun, son yıllarda
savaşların gölgesinde, hapishanelerde, işkencehanelerde yaralanmış boş
bilinçlerin, cehaletle kin ve öfkesini din üzerinden
göstermesinden başka izahı yoktur" ifadelerini kullandı. İsrail'in Gazze'ye saldırısı Görmez, Diyanet Vakfı'nın 47 ülkede ramazan boyuca iftar sofraları kurduğunu dile getirerek, şunları söyledi: "Son zamanlarda olanlardan üzgünüz, kalplerimiz yaralı. Gazze'ye
yönelik saldırıları üzüntüyle izliyoruz. 75 insan füze
yağmuruyla katledildi. 21 tanesi masum çocuklar. Daha önce başka
yerlerde de benzer hadiseler yaşandı ama unutmayın bütün
bunlar geçecektir. Yeter ki dünyaya umut olmaya devam eden çocukları
unutmadan aramızdaki birlik ruhumuzu ayakta tutalım ve mazlumlara el
uzatmaya devam edelim. " Kitap fuarına ilişkin sorular İftar sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Görmez, bir basın
mensubunun, "Diyanet tarafından düzenlenen kitap fuarının ileriki
yıllarda Yenikapı'ya alınacağı konuşuluyor" şeklindeki ifadesi üzerine,
"Fuarı bizzat Diyanet İşleri Başkanlığı düzenlemiyor. Onu Diyanet Vakfı
düzenliyor. Onların da bir parçası düzenliyor. Onu ilgili arkadaşlara
sorun, bana sormayın lütfen. Ben düzenlemiyorum fuarları" yanıtını
verdi. Görmez, bazı yayınevlerinin fuara alınmadığına yönelik iddiaların hatırlatılması üzerine de şöyle dedi: "Bazı yayınevlerinin fuara alınmaması mekan çok sınırlı olduğu için. Bu sene arkadaşlara şikayetleri getirdiğinde söyledim, hiç kimse herhangi
bir kasıt aramasın. Mekan çok sınırlı. Öyle olunca, belli bir sayıda
ancak yayınevi kabul edebiliyorlar. Her sene mutlaka dışarıda kalan
yayınevlerimiz var. Bundan dolayı da üzüntü duyuyoruz. Belli kriteri,
belli kitap sayısı kadardır." Bir gazetecinin, "Zaman Kitap
alınmazken, Yeni Şafak, Star gibi kuruluşlarınki alındı" demesi üzerine
ise Görmez, şunları söyledi: "Sizin yayınlarınızdan sonra ben
de bunu arkadaşlara sordum. Sadece onlarla kitap fuarının tanıtımlarını
yapmak üzere bir anlaşma yapılmış. Yoksa onlar bir kitap evi olarak
oraya alınmamış. O tür şeylerden artık ayrılıklar çıkarmaya, sürekli
oradan bir şeyler üretmeye kalkışmayın çünkü aynı mahiyette başka kitap
evleri de orada var. O arkadaşlarımız, o kitaplarını onlara verebilirler ve orada sergileyebilirler. Yani buralardan, bir kitap evinin
katılımından dahi ramazanın başından itibaren bu tür ayrılıklar üretmek
doğru değil. Bunu yapmayın. Her sene listeye bakın, 80 civarında
yayınevi gerçekten katılamıyor. Katılamadığı için de üzüntülerini ifade
ediyorlar." Vali Mutlu İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da ramazanda tutulan oruçların kabul edilmesi temennisinde bulunarak, şöyle devam etti: "Oruç çok özel bir ibadet. Yüce Rabbimiz, orucu çok özel olarak
vasıflandırıyor ve karşılığını bizzat vereceğini söylüyor. Bu ibadetin
ne kadar derin olduğunu Peygamberimizden biliyoruz. Oruç sadece açlık
değildir, asıl beklenen gönül orucudur. Nefsin bu manada bütün
kötülüklerden arınarak, Rabbine yönelmesidir. Her nefis inşallah oruçla
tertemiz şekilde Rabbine yürür. İçinde yaşadığımız tablo hep gönül
meselemizin yetersiz olmasından kaynaklanıyor ve bunun acısını tüm
insanlar birlikte çekiyor." Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan da Irak Suriye, Lübnan gibi ülkelerde din adına adam öldürüldüğünü ve
bunun İslam'a yapılan bir hakaret olduğunu söyledi. İnsanı sevmeyen kişinin Allah'ı da sevemeyeceğini belirten Ateşyan, şunları aktardı: "İnsanoğlu Tanrı'nın bir parçasıdır. İnsana yapılan her hakaret,
Tanrı'ya yapılmıştır. Din adına insan öldürmek ne kadar insanın
vicdanına yakışır bilemem. Bu kutsal ayda sadece oruç tutmak değil,
orucun anlamını da anlamak gerekir. Dinler ve mezhepler arası sağlıklı
bir köprü hala atılamadı ama ben umutluyum. Türkiye'de çok şeyler
değişti. Dinler arası köprüler atıldı. Diyaloglar başladı. Başka dine
saygı duyulmaya başlandı ve ben ülkemin yöneticilerine minnettarım. Biz
azınlıklar, bu ülkede var olduğumuzu anladık." İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran ise dünyanın ateş çemberinde olduğu bir zamanda, huzurla
iftar açmanın önemine değinerek, katılanlara teşekkür etti.
İftara, Fener Rum Patrikhanesi temsilcisi Peter
Benyamin, Süryani Ortodoks Kilisesi İstanbul Metropoliti Yusuf Çetin
ve Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva da katıldı.
AA
AA


















