Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hizmet-İş Sendikası Doğu
Karadeniz Bölgesi Rize Şubesinin, İsmail Kahraman Kültür Merkezi'nde
gerçekleştirilen 1. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmada,
ÇAYKUR'daki zor sürecin ardından yetkili sendika olduklarını
belirterek, sadece ÇAYKUR'da değil, özel sektör çay fabrikalarındaki
işçilerin de sorunlarıyla ilgileneceklerini vurguladı.
Hak-İş Konfederasyonu'nun sendikal faaliyetlerin yanında Türkiye'nin
demokratikleşmesi için de çaba harcadığını ifade eden Arslan, "12 Eylül
referandumuna 'evet' dediğimiz, ilanlar astığımız için yargılandık.
Anayasanın değişmez maddesini değiştirdik, darbecilerden hesap
sorulmasının yolunu açtık. 12 Eylül'ü yapan 'kudretli generaller'
müebbet hapse mahkum edildi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk
yaşandı, darbecilerin yaptıkları yanında kar kalmadı. Yatakta hasta,
yaşlı olmasına rağmen sembolik de olsa ilk defa darbeciler hüküm giydi"
diye konuştu. Arslan, referandum ile Anayasa Mahkemesi'ne
bireysel başvuru hakkı tanındığını anımsatarak, "Balyoz Davası
sanıkları serbest bırakıldı. Karşı çıktıkları referandum sayesinde hepsi serbest bırakıldı. Bunların hepsi o zaman anayasa değişikliğine
cepheden karşı çıkıyordu. Şimdi en çok onlar yararlanıyor. Hak-İş nerede duruyor? Demokrasinin yanında duruyor" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri Türkiye'de ilk kez halkın cumhurbaşkanını seçeceğini dile
getiren Arslan, "Bu güne kadar adaylar üzerinde baskı kurularak,
milletvekilleri satın alınarak cumhurbaşkanlığı seçimleri hep kriz
getirmiştir ülkeye. 2007'de yapılan referandumla halkın yüzde 68'i
'cumhurbaşkanını halk seçsin' dedi. Biz de buna taraf olduk. Bunların
hepsinin bedelleri oluyor. Biz bu bedelleri ülkenin geleceği için
ödedik, ödemeye de hazırız" şeklinde konuştu. Arslan,
cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi parti temsilcilerinin
kendilerini ziyaret ettiğini belirterek, şöyle devam etti: "Bizi ziyaret edenlere neden cumhurbaşkanlığı seçimlerinin halk tarafından
yapılması gerektiği düşüncemizi aktardık. 2007 yılında 367 engeli
getirildi. Adamların kafasında cumhurbaşkanı şablonu var. 'Sözde değil,
özde laik olacak. Atatürkçü olacak. Hanımı böyle olacak' diyor. Kim? Bu
ülkenin cumhurbaşkanlığı adayını, Genelkurmay Başkanı belirliyor. O
dönemde tepkimizi koyduk. Anayasa değişikliği ile halkın seçmesine karar verildi." "Halkın seçeceği cumhurbaşkanının başımızın üstünde yeri var" diyen Arslan, şunları kaydetti: "Efendim, 'cumhurbaşkanı şöyle olmalı, şu özellikte olmalı'
diyorlar. Sen kimsin? Bırak ona halk karar versin. Çıkarsın aday
olursun, seçilenin başımızın üstünde yeri var. 'Hayır olmaz, biz böyle
bir cumhurbaşkanı istiyoruz,' geçti artık. Bizim, 'geçti Bor'un pazarı,
sür eşeği Niğde'ye' diye bir sözümüz var. Halkın seçtiği başımızın
üstündedir. Birinci turda seçilemezse ikinci turda seçilecek. En az
yüzde 50'den fazla oy alacak. Niye bu telaş? Ben bu ülkenin sağduyusuna, basiretine inanıyorum. Bu ülkenin insanları her zaman basiretli
davranmıştır, sorumlu davranmıştır. Her krizi de halk fark ederek
çözmüştür, burada da çözecektir. Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimleri
kriz olmaktan çıkmıştır."
AA
AA


















