Avrupa ekonomisinin dinamosu Almanya'da sağlık, teknik ve fen bilimleri alanında yaşanan kalifiye eleman açığı bir türlü kapatılamazken, sonuçları açıklanan yeni bir araştırma akıllarda soru işaretleri bıraktı. Avrupa Birliği (AB) ve Federal Eğitim ve Araştırma Bakanlığı tarafından desteklenip, Bielefeld Meslek Yüksekokulu (FH Bielefeld) yetkilileri tarafından yapılan 'Yönetici Göçmen Kadınlar' araştırması, her üç göçmen kökenli kadından birinin işinde (özellikle iş ararken) ayrımcılığa maruz kaldığını ortaya koydu.
Araştırmada Almanya'da yaşayan yaklaşık 8 milyon göçmen kökenli kadının Alman ekonomisi ve toplumu için önemli bir potansiyel olduğunun altı çizildi. İşverenlerin, bu insanların, özellikle dil ve kültür becerilerinden faydalanacaklarına vurgu yapan araştırmacılar, özellikle yönetici konumuna yükselmiş göçmen kökenli kadınların karşılaştığı sorun ve başarı sırlarını araştırdı. Araştırmaya katılan 60 göçmen kökenli yöneticinin eski Sovyetler Birliği ülkeleri, Türkiye ve Polonya kökenli olduğu belirtildi.
Süddetsche Zeitung gazetesinde yer alan habere göre araştırmacıların toplam bin yönetici kadına, bilim kadınlarına ve serbest meslek erbaplarına sorular yönelttikleri kaydedildi. Araştırmanın en ilginç bulgularından bir tanesi, yabancı isme sahip iş adayları genel olarak görüşmeye davet edilmiyor. Ayrıca çoğu kadın, sırf aksanlarından dolayı önemli müşterileri arayamadıklarından şikayetçi oldu. Bilim dünyasında en az ayrımcılığa maruz kalan göçmen kökenli kadınlar, vergi danışmanı, doktor, avukat gibi mesleklerde hak ettikleri güveni bulamıyor. Araştırmaya göre en büyük güvensizliğe ise başörtülü kadınlar maruz kalıyor. Alman kadınlar işverenlerin aşırı talep ve beklentilerinden şikayetçi olurken, göçmen kökenli kadınların ise ta en başından beri iki kat daha iyi olmaya çalışmalarından dolayı bu konuda pek şikayetçi olmadıkları tespit edildi. Tavsiyeler kısmı hazırlanan araştırma ayrıca, çalışan göçmen kadınlarının dörtte birinin seviyelerinin altında bir işte çalıtığını ortaya koydu. CİHAN
Araştırmada Almanya'da yaşayan yaklaşık 8 milyon göçmen kökenli kadının Alman ekonomisi ve toplumu için önemli bir potansiyel olduğunun altı çizildi. İşverenlerin, bu insanların, özellikle dil ve kültür becerilerinden faydalanacaklarına vurgu yapan araştırmacılar, özellikle yönetici konumuna yükselmiş göçmen kökenli kadınların karşılaştığı sorun ve başarı sırlarını araştırdı. Araştırmaya katılan 60 göçmen kökenli yöneticinin eski Sovyetler Birliği ülkeleri, Türkiye ve Polonya kökenli olduğu belirtildi.
Süddetsche Zeitung gazetesinde yer alan habere göre araştırmacıların toplam bin yönetici kadına, bilim kadınlarına ve serbest meslek erbaplarına sorular yönelttikleri kaydedildi. Araştırmanın en ilginç bulgularından bir tanesi, yabancı isme sahip iş adayları genel olarak görüşmeye davet edilmiyor. Ayrıca çoğu kadın, sırf aksanlarından dolayı önemli müşterileri arayamadıklarından şikayetçi oldu. Bilim dünyasında en az ayrımcılığa maruz kalan göçmen kökenli kadınlar, vergi danışmanı, doktor, avukat gibi mesleklerde hak ettikleri güveni bulamıyor. Araştırmaya göre en büyük güvensizliğe ise başörtülü kadınlar maruz kalıyor. Alman kadınlar işverenlerin aşırı talep ve beklentilerinden şikayetçi olurken, göçmen kökenli kadınların ise ta en başından beri iki kat daha iyi olmaya çalışmalarından dolayı bu konuda pek şikayetçi olmadıkları tespit edildi. Tavsiyeler kısmı hazırlanan araştırma ayrıca, çalışan göçmen kadınlarının dörtte birinin seviyelerinin altında bir işte çalıtığını ortaya koydu. CİHAN
















