Yeni Şafak Gazetesi’nin iki gün önceki manşeti "Operasyon Üssü CFR” olarak atılmıştı. Başlığın altında geçen ifade
ise;"Türkiye'nin askeri, ekonomik ve istihbarat alanlarında attığı bağımsız
adımların Batı medyası tarafından sorgulamaya açılmasının altından, İsrail
tezlerini savunan Neo-con eksenli Amerikan derin düşünce kuruluşu Council On
ForeignRelations (CFR) (Dış İlişkiler Konseyi) çıktı” şekindeydi.DünyaTimes yazarımız Faruk Önalan, CFR (Council On
ForeignRelations) yani Dış İlişkiler Konseyi ile ilgili yazo0sını 13 Haziran
2013’te yani tam dört ay önce kaleme almıştı. (http://dunyatimes.com/yazarlar/yazi/kuresel-lobilere-karsi-direnturkiye-y-96126.html)Yazarımız yazısında ,”
Dünyayı yöneten düşünce kuruluşları vardır. Bunlardan en önemli ve öne çıkanlar
3 tanedir.Dış İlişkiler
Konseyi/CFR (CouncılForeign Of Relation)Üçlü Komisyon/TC
(TrilateralCommission)Bilderberg Grubu/BG
(BilderbergGroup)Bunların en önemlisi
çatı diyebileceğimiz düşünce kuruluşu(!) Dış İlişkiler Konseyidir(CFR) Amerikan
Devleti’nin etkin noktalarına atamalar genellikle bu kuruluşlardan yapılır.
Misal, J. Kerry , Dışişleri Bakanı olmadan önce CFR Başkanı idi.Ayrıca CFR Türkiye raporu
hazırlayanlardan biri de twitterdan sürekli Ak Parti iktidarını, alkol
düzenlemesi, Gezi Parkı gibi meselelerde sertçe eleştiren tanıdığımız, Lehigh
Üniversitesi’nden Henri J. Barkey’dir..”Yeni Şafak gazetesi’nin dünkü manşetinden sonra Faruk Bey’in
yazısında bahsettiği, CFR Türkiye raporu hazırlayan isimlerden biri olan Henry
Barkey, Sosyal medyada aynen şu ifadeyi paylaştı. "HenriBarkey
@hbarkey :Wehave a newvillain! @stevenacookand #CFR accordingtofrontpage of
Turkish Daily Yeni Safak on instigators of #Ignatius Fidan crisis. " kısaca"Yeni kötü adam biziz” Savunma olarak Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, Dış İşleri
Bakanı’nın CFR’de konuşma yaptığını iddia edebilirler. CFR görüntü itibariyle
bir thinkthank kuruluşudur. Üye
profiline baktığınız zaman tamamen bir NEO-CON yapılanması olduğunu görürsünüz.Yazarımızın kullandığı şu cümlelerde Gezi olaylarından bu
yana yaşanan gelişmeleri anlamamızda ipucu verecek türden…"Türkiye’de de bu
kuruluşlara üye olan ünlü isimlerin olduğu aşikar. Bir fikir vermesi açısından
şu örneği vermekte bir beis görmüyorum. Eylemlerin başladığı ilk günlerden
itibaren Başbakan Erdoğan’ın da "bedelini çok ağır öderler” diyerek
uyardığı, reklamını çekenlerin kim olduğunu, nerelere üye olduğunu bilirsek
oynanan oyunun, boyutlarının bir nebze de olsun farkına varabiliriz.”Ayrıca yazarımız Faruk Önalan’ın , "Bağımlılıktan Bağımsızlığa” başlıklı sonyazısı resmin bütününü
görmemizi sağlıyor. (http://dunyatimes.com/yazarlar/yazi/bagimliliktan-bagimsizliga-y-96183.html)"GenelkurmayElektronik
Sistemler Komutanlığı(GES) MİT’e devredilerek adı ‘Gölbaşı Elektronik Sistemler
Başkanlığı’ olarak değiştirildi. Türkiye sınırlarında gerçekleşen en küçük
hareketliliğin bile MİT tarafından izlenmesi, coğrafyada faal olan
CIA/MOSSAD/MI6/BND gibi yabancı İstihbarat Örgütleri’nin hiçte hoşuna gitmedi.
İşin özünü anlatan asıl cümleyi Ahmet Davutoğlu 2 gün önce zikretti ''Türkiye
toprakları başka ülkelerin rahatlıkla operasyon yapabildiği bir ülke değildir.
Bu bağımsızlığın bir gereğidir'' Alışılagelen bağımlı Türkiye, bağımlı
İstihbarat profili artık yoktu!Türkiye'nin uzun
menzilli hava ve savunma sistemi ihalesini Çin'in CPMIEC firmasına vermesi ise
deyim yerindeyse bardağı taşıran son damla oldu. Nato Genel Sekreteri Rasmussen
her ne kadar Türk Devleti’nin kendi tasarrufudur dese de yönünü sadece batıya
dönmüş bir Türkiye’ye alışmış olan batılı güçler, bu hamleden hiç ama hiç
hoşlanmadılar.”
Gündem
24 Ekim 2013 - 23:01
Güncelleme: 25 Ekim 2013 - 09:53
Dünya Times Yazarının Dört Ay Önce Kaleme Aldığı Konu, Gazete Manşetleri'nde
Yeni Şafak Gazetesi'nin iki gün önceki manşeti "Operasyon Üssü CFR" olarak atılmıştı. Başlığın altında geçen ifade ise;
Gündem
24 Ekim 2013 - 23:01
Güncelleme: 25 Ekim 2013 - 09:53
İlginizi Çekebilir
















