Erdoğan, Trabzon Meydan Park'ta düzenlenen toplu açılış töreninde halka hitap etti. Trabzon'u büyükşehir yapma sözünü verdiklerini anımsatan Erdoğan, "Bu sözümüzü tuttuk ve şimdi büyükşehir Trabzon'dayız" ifadesini kullandı.
61'in şifresi
Trabzon ile aralarında bir şifre bulunduğunu, bunun da "61" olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
" Trabzon ne zaman fethedildi? 1461'de. Trabzon'un plakası ne? 61. Bu kardeşiniz kaçıncı hükümetin Başbakanı? 61. Bu kardeşiniz inşallah 26 Şubat'ta 60'ı tamamlıyor 61'den gün almaya başlıyor. Bunların hepsi şu anda birbiriyle uyumlu. Şimdi sizden bir başka 61 bekliyoruz. 30 Mart'ta büyükşehir Trabzon'dan büyük bir 61 bekliyoruz. Trabzon 61 diyor mu? Maşallah. 41 kere, 61 kere maşallah."
Trabzon'a UEFA standartlarında bir spor kompleksini kazandırmış olacağız
Erdoğan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Sağlık, Orman ve Su İşleri Bakanlıkları ile İl Özel İdaresi ve Trabzon Belediyesinin yatırımlarını da bugün resmi olarak açacaklarını dile getirerek, Trabzon'a, Trabzonspor'a 40 bin kişilik bir stadyum ve spor tesisi yapma sözü verdiklerini hatırlattı.
Sözlerini tuttuklarını ve yarın Akyazı Stadı ve Spor Tesislerinin temelini atacaklarını bildiren Erdoğan, "28 Haziran'da yer teslimini yaptık, dile kolay 795 bin metrekare alanı denizde doldurduk, şimdi toplumda 459 bin metrekarelik alanda stadyum tüm tesisleriyle, bir kompeks inşa edeceğiz. Sadece stad değil dikkat edin, hizmet binaları, eğitim merkezleri, spor tesisleri, Trabzon'a UEFA standartlarında bir spor kompleksini kazandırmış olacağız. İnşallah bütün bunları 230 trilyon liralık yatırımla, Trabzon ve Trabzonspor'a yakışır bir eseri, hedefimiz iki yıl içinde, tamamlayıp, sizlere teslim edeceğiz" dedi.
Sadece üç kişinin elini öpeceksiniz
Yarın kutlanacak 24 Kasım Öğretmenler Günü'ne de değinen Erdoğan, "Fedekar, cefakar öğretmenlerimize şükranlarımızı bir kez daha ifade edeceğiz. Bu tabii bir sembol, öğretmenlerimiz senede bir gün hatırlanacak varlıklarımız değildir" açıklamasını yaptı.
Çocukları ve torunları dışında el öptürmeyi sevmediğini dile getiren Erdoğan, "Sadece üç kişinin elini öpeceksiniz derim. Bir annenizin, iki babanızın, üç öğretmeninizin, hocanızın. Başka kimsenin elini öpmeyin. Çünkü onlar eli öpülesidir. Olaya böyle bakmamız lazım" dedi.
Öğretmen sadece üniversite sınavlarına hazırlayanlar değildir
Erdoğan, şunları kaydetti:
"12 yıl boyunca anaokuluyla birlikte 13 yıl boyunca adeta bir mücevheri işler gibi çocuğu, genci, insanı bilgiyle, beceriyle donatan öğretmenin kadrini, kıymetini bilmek, ona hakkı teslim etmek bizim boynumuzun borcudur. Şunu unutmayın, öğretmen, sadece üniversite sınavlarına hazırlayanlar değildir. Sadece test tekniğini öğretenler değildir, 13 yıl boyunca ilim öğreten, edep, adap öğreten, sabırla öğrencisine hayatı öğreten, takdim edenler bu işin asli unsurudur, diye bunu takdim ediyorum. Onların hakkını bir kenara koyamayız. Onun için her öğretmen değerlidir, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nün şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Tekrar hepsine şahsım, milletim adına şükranlarımızı ifade ediyorum."
Marmaray inşa ettiler de başörtüsü tüneli mi tıkadı?
On yıllar boyunca milletin korkutulduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:
"Türkiye susadığı, özlediği hasretini çektiği özgürlüğe kavuştu. Biz türkülerden korkacak kadar dillerden, kimliklerden, kültürlerden, kıyafetlerden korkacak kadar kelimelerden, kavramlardan korkacak kadar küçük bir devlet, küçük bir millet değiliz.
Başörtüsüne 'gericilik' dediler. Şimdi soruyorum sizlere bunlar uzaya mekik gönderdiler de başörtüsünün ucuna mı takıldı? Hızlı tren yaptılar da başörtüsü bu treni raydan mı çıkardı? Marmaray inşa ettiler de başörtüsü tüneli mi tıkadı? Türkülere 'bölücülük' dediler, dillere, kimliklere, kültürlere, 'bölücülük' dediler. Sadece milleti aldatmaya gayret ettiler ama olmadı, bunu başaramadılar. Hak, er veya geç hakim oldu. Biz iki tane savaş gemisi inşa ettik, denizlere yolladık. Kendi mühendislerimizle kendi imkanlarımızla yaptık. Türkiye'yi dünyanın kendi gemisini üreten 10 ülkesinden biri yaptık. Türküler o gemileri bölmedi."
"Rabbim hiçbir aileyi evlat acısıyla imtihan etmesin"
"Türkiye'ye zarar verecek hiçbir meselede bizi göremezsiniz" diyen Erdoğan, şunları söyledi:
"Altını çizerek söylüyorum şehitlerimizi incitecek, onların ruhunu muazzep edecek hiçbir adımı biz atmayız, attırmayız.
Trabzon'un anneleri çıktı ve bağırdılar. Neler çektiklerini biliyorum. Neler çektiklerini bildiğimiz gibi diyorum ki babalar da aynı şeyleri çekti. Nasıl acılar yaşadıklarını biliyoruz. Benim Trabzonlu kardeşim, Trabzonlu annem, sabah kapılar çalıyordu, anneler yürekleri ağızlarında uyanıyordu. 'Acaba evladım mı geldi' diyordu, 'acaba oğlum askerden mi döndü' diyordu. 'Yavrum izne mi geldi, biricik Mehmetim anasının yuvasına mı döndü, annesinin kucağına mı döndü' diyordu. Ama kapıyı açınca karşısında elinde bayrak olan subayımızı, astsubayımızı görüyordu, yere yığılıp kalıyordu, o koca yüreyi dağlanıyordu, o dağ gibi yüreği paramparça oluyordu. Rabbim hiç kimseye yaşatmasın, Rabbim hiçbir anne babayı, hiçbir aileyi evlat acısıyla imtihan etmesin. 'Ne gelir ki elden kader bu, emir' diyor ki şair, evet ne gelir ki elden kader bu, emir. Kader planı içerisinde de ne varsa bunu hep yaşayacağız."
Bizi suçlayanlar Türkiye'nin bir bölümünü kalplerinden çıkarmış
Geçen hafta Diyarbakır'a gerçekleştirdiği ziyaret ve yaptığı açılışlara değinen Erdoğan, oradaki vatandaşlarla kucaklaştıklarını, tarihi bir günün idrak edildiğini belirtti.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Bizim zihinlerimizde, bizim kalbimizde, bizim masamızın üzerinde farklı renklere boyanmış, üzerinde farklı hesaplar yapılmış Türkiye haritalarımız yok. Biz hesap peşinde değiliz, hasbilik peşindeyiz. Biz hesaplaşmanın değil 76 milyon helalleşmenin peşindeyiz. ''
Milletin tamamını kucakladıklarını, 76 milyona "Biz hep birlikte biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiyeyiz" dediklerini, farklarının bu olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Sadece birkaç kez seçim kampanyalarında, o da bizim bu ifadelerimizden sonra, birkaç vilayete gidebildiler. Şu anda Güneydoğu'da, Doğu'da yoklar. Biz 780 bin kilometrekarenin tamamında varız, 7 bölgede varız, 81 vilayette varız ama onlar yoklar. Bizi hiç utanmadan, sıkılmadan, arsız ve hayasızca, bölücü olmakla suçlayanlar aslında kendi zihinlerinde Türkiye'yi bölmüş, Türkiye'nin bir bölümünü gündemlerinden, zihinlerinden, kalplerinden çıkarmış durumdalar. Bizim hiç kimseden korkumuz yok. Bizim Rabbimizden başka hiç kimseden korkumuz yok."
Başbakan Erdoğan, uluslararası ilişkilerde, geçmişin acıları üzerine gelecek kurulamayacağını da belirterek, "Ülkenizin çıkarlarına bakarsınız, milletiniz çıkarlarına bakarsınız, bölgenizin çıkarlarına bakarsınız. Barışa, demokrasiye, dayanışmaya bakar öyle hareket edersiniz. Bizimle iyi olanla biz iyi oluruz. Bizimle dost olanla biz dost oluruz ve dostluk kapılarımızı da açarız. Zaman zaman ayrılık, küslük bunlar da olabilir ama daha sonra bunlar tamir de edilebilir" dedi. aa
61'in şifresi
Trabzon ile aralarında bir şifre bulunduğunu, bunun da "61" olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
" Trabzon ne zaman fethedildi? 1461'de. Trabzon'un plakası ne? 61. Bu kardeşiniz kaçıncı hükümetin Başbakanı? 61. Bu kardeşiniz inşallah 26 Şubat'ta 60'ı tamamlıyor 61'den gün almaya başlıyor. Bunların hepsi şu anda birbiriyle uyumlu. Şimdi sizden bir başka 61 bekliyoruz. 30 Mart'ta büyükşehir Trabzon'dan büyük bir 61 bekliyoruz. Trabzon 61 diyor mu? Maşallah. 41 kere, 61 kere maşallah."
Trabzon'a UEFA standartlarında bir spor kompleksini kazandırmış olacağız
Erdoğan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Sağlık, Orman ve Su İşleri Bakanlıkları ile İl Özel İdaresi ve Trabzon Belediyesinin yatırımlarını da bugün resmi olarak açacaklarını dile getirerek, Trabzon'a, Trabzonspor'a 40 bin kişilik bir stadyum ve spor tesisi yapma sözü verdiklerini hatırlattı.
Sözlerini tuttuklarını ve yarın Akyazı Stadı ve Spor Tesislerinin temelini atacaklarını bildiren Erdoğan, "28 Haziran'da yer teslimini yaptık, dile kolay 795 bin metrekare alanı denizde doldurduk, şimdi toplumda 459 bin metrekarelik alanda stadyum tüm tesisleriyle, bir kompeks inşa edeceğiz. Sadece stad değil dikkat edin, hizmet binaları, eğitim merkezleri, spor tesisleri, Trabzon'a UEFA standartlarında bir spor kompleksini kazandırmış olacağız. İnşallah bütün bunları 230 trilyon liralık yatırımla, Trabzon ve Trabzonspor'a yakışır bir eseri, hedefimiz iki yıl içinde, tamamlayıp, sizlere teslim edeceğiz" dedi.
Sadece üç kişinin elini öpeceksiniz
Yarın kutlanacak 24 Kasım Öğretmenler Günü'ne de değinen Erdoğan, "Fedekar, cefakar öğretmenlerimize şükranlarımızı bir kez daha ifade edeceğiz. Bu tabii bir sembol, öğretmenlerimiz senede bir gün hatırlanacak varlıklarımız değildir" açıklamasını yaptı.
Çocukları ve torunları dışında el öptürmeyi sevmediğini dile getiren Erdoğan, "Sadece üç kişinin elini öpeceksiniz derim. Bir annenizin, iki babanızın, üç öğretmeninizin, hocanızın. Başka kimsenin elini öpmeyin. Çünkü onlar eli öpülesidir. Olaya böyle bakmamız lazım" dedi.
Öğretmen sadece üniversite sınavlarına hazırlayanlar değildir
Erdoğan, şunları kaydetti:
"12 yıl boyunca anaokuluyla birlikte 13 yıl boyunca adeta bir mücevheri işler gibi çocuğu, genci, insanı bilgiyle, beceriyle donatan öğretmenin kadrini, kıymetini bilmek, ona hakkı teslim etmek bizim boynumuzun borcudur. Şunu unutmayın, öğretmen, sadece üniversite sınavlarına hazırlayanlar değildir. Sadece test tekniğini öğretenler değildir, 13 yıl boyunca ilim öğreten, edep, adap öğreten, sabırla öğrencisine hayatı öğreten, takdim edenler bu işin asli unsurudur, diye bunu takdim ediyorum. Onların hakkını bir kenara koyamayız. Onun için her öğretmen değerlidir, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nün şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Tekrar hepsine şahsım, milletim adına şükranlarımızı ifade ediyorum."
Marmaray inşa ettiler de başörtüsü tüneli mi tıkadı?
On yıllar boyunca milletin korkutulduğunu dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:
"Türkiye susadığı, özlediği hasretini çektiği özgürlüğe kavuştu. Biz türkülerden korkacak kadar dillerden, kimliklerden, kültürlerden, kıyafetlerden korkacak kadar kelimelerden, kavramlardan korkacak kadar küçük bir devlet, küçük bir millet değiliz.
Başörtüsüne 'gericilik' dediler. Şimdi soruyorum sizlere bunlar uzaya mekik gönderdiler de başörtüsünün ucuna mı takıldı? Hızlı tren yaptılar da başörtüsü bu treni raydan mı çıkardı? Marmaray inşa ettiler de başörtüsü tüneli mi tıkadı? Türkülere 'bölücülük' dediler, dillere, kimliklere, kültürlere, 'bölücülük' dediler. Sadece milleti aldatmaya gayret ettiler ama olmadı, bunu başaramadılar. Hak, er veya geç hakim oldu. Biz iki tane savaş gemisi inşa ettik, denizlere yolladık. Kendi mühendislerimizle kendi imkanlarımızla yaptık. Türkiye'yi dünyanın kendi gemisini üreten 10 ülkesinden biri yaptık. Türküler o gemileri bölmedi."
"Rabbim hiçbir aileyi evlat acısıyla imtihan etmesin"
"Türkiye'ye zarar verecek hiçbir meselede bizi göremezsiniz" diyen Erdoğan, şunları söyledi:
"Altını çizerek söylüyorum şehitlerimizi incitecek, onların ruhunu muazzep edecek hiçbir adımı biz atmayız, attırmayız.
Trabzon'un anneleri çıktı ve bağırdılar. Neler çektiklerini biliyorum. Neler çektiklerini bildiğimiz gibi diyorum ki babalar da aynı şeyleri çekti. Nasıl acılar yaşadıklarını biliyoruz. Benim Trabzonlu kardeşim, Trabzonlu annem, sabah kapılar çalıyordu, anneler yürekleri ağızlarında uyanıyordu. 'Acaba evladım mı geldi' diyordu, 'acaba oğlum askerden mi döndü' diyordu. 'Yavrum izne mi geldi, biricik Mehmetim anasının yuvasına mı döndü, annesinin kucağına mı döndü' diyordu. Ama kapıyı açınca karşısında elinde bayrak olan subayımızı, astsubayımızı görüyordu, yere yığılıp kalıyordu, o koca yüreyi dağlanıyordu, o dağ gibi yüreği paramparça oluyordu. Rabbim hiç kimseye yaşatmasın, Rabbim hiçbir anne babayı, hiçbir aileyi evlat acısıyla imtihan etmesin. 'Ne gelir ki elden kader bu, emir' diyor ki şair, evet ne gelir ki elden kader bu, emir. Kader planı içerisinde de ne varsa bunu hep yaşayacağız."
Bizi suçlayanlar Türkiye'nin bir bölümünü kalplerinden çıkarmış
Geçen hafta Diyarbakır'a gerçekleştirdiği ziyaret ve yaptığı açılışlara değinen Erdoğan, oradaki vatandaşlarla kucaklaştıklarını, tarihi bir günün idrak edildiğini belirtti.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Bizim zihinlerimizde, bizim kalbimizde, bizim masamızın üzerinde farklı renklere boyanmış, üzerinde farklı hesaplar yapılmış Türkiye haritalarımız yok. Biz hesap peşinde değiliz, hasbilik peşindeyiz. Biz hesaplaşmanın değil 76 milyon helalleşmenin peşindeyiz. ''
Milletin tamamını kucakladıklarını, 76 milyona "Biz hep birlikte biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiyeyiz" dediklerini, farklarının bu olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Sadece birkaç kez seçim kampanyalarında, o da bizim bu ifadelerimizden sonra, birkaç vilayete gidebildiler. Şu anda Güneydoğu'da, Doğu'da yoklar. Biz 780 bin kilometrekarenin tamamında varız, 7 bölgede varız, 81 vilayette varız ama onlar yoklar. Bizi hiç utanmadan, sıkılmadan, arsız ve hayasızca, bölücü olmakla suçlayanlar aslında kendi zihinlerinde Türkiye'yi bölmüş, Türkiye'nin bir bölümünü gündemlerinden, zihinlerinden, kalplerinden çıkarmış durumdalar. Bizim hiç kimseden korkumuz yok. Bizim Rabbimizden başka hiç kimseden korkumuz yok."
Başbakan Erdoğan, uluslararası ilişkilerde, geçmişin acıları üzerine gelecek kurulamayacağını da belirterek, "Ülkenizin çıkarlarına bakarsınız, milletiniz çıkarlarına bakarsınız, bölgenizin çıkarlarına bakarsınız. Barışa, demokrasiye, dayanışmaya bakar öyle hareket edersiniz. Bizimle iyi olanla biz iyi oluruz. Bizimle dost olanla biz dost oluruz ve dostluk kapılarımızı da açarız. Zaman zaman ayrılık, küslük bunlar da olabilir ama daha sonra bunlar tamir de edilebilir" dedi. aa


















