Fransa, tarihinde benzeri görülmemiş bir olaya tanıklık ediyor. Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, 2007 yılındaki seçim kampanyasının Libya tarafından finanse edildiği iddiasıyla suçlu bulunmasının ardından Salı günü Paris’teki La Santé Cezaevi’ne gönderildi. Bu karar, modern Fransız siyasetinde ilk kez bir cumhurbaşkanının fiilen cezaevine girmesi bakımından büyük yankı uyandırdı.
Le Parisien gazetesinin aktardığı bilgiye göre, 70 yaşındaki Sarkozy, güvenliğini sağlamak ve tutukluluk sürecinin gizliliğini korumak amacıyla cezaevinin tecrit bölümüne nakledildi. Eski Cumhurbaşkanı burada, diğer mahkûmlardan tamamen ayrı tutulan tek kişilik bir hücrede kalacak.
Sarkozy, sabah saat 09.00 sularında Paris’teki evinden ayrılırken, ailesinin çağrısıyla toplanan destekçilerin tezahüratlarıyla uğurlandı. Cezaevine gitmeden kısa süre önce sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, masumiyetinde ısrar etti ve on yılı aşkın süredir devam eden hukuki süreci “yargı skandalı” olarak nitelendirdi. Sarkozy mesajında, “Bu adaletsizliğe karşı mücadeleye devam edeceğim. Hayatım 10 yılı aşkın süredir bir acı yoluna dönüştü.” ifadelerini kullandı.
Eski cumhurbaşkanı, daha önce Le Figaro gazetesine verdiği röportajda, hapishaneye “başı dik” bir şekilde gireceğini söylemiş ve yanında yalnızca iki kitap götüreceğini açıklamıştı: Hz. İsa’nın biyografisi ve haksız yere mahkûm edilen bir adamın hikâyesini konu alan “Monte Kristo Kontu”.
Paris Ceza Mahkemesi, Sarkozy’yi Libya’nın eski lideri Muammer Kaddafi’nin yakın çevresinden kişiler aracılığıyla rejim yetkilileriyle gizli görüşmeler yürütmek ve 2007 seçim kampanyasını yasa dışı biçimde finanse etmekle suçlu bulmuştu. Mahkeme, 25 Eylül’de verdiği kararla Sarkozy’ye beş yıl hapis cezası verdi; bu cezanın üç yılının cezaevinde infaz edilmesine hükmetti.
Sarkozy’nin cezaevine giriş süreci ve tecrit koşulları, Fransa’da hem siyasi hem de hukuki tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda.














