Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Geçmişte terörden çok acı çekmiş bir ülke
olarak bundan sonra da dünyanın neresinde olursa olsun terör faaliyetine karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Yine devlet terörü
anlamında, kendi halkına veya Filistin'de olduğu gibi Filistinlilere
yönelik baskı ve zulüm uygulayanlara karşı da Suriye'de veya Filistin'de veya diğer ülkelerde, sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz" dedi. Davutoğlu, Fransa'nın başkenti Paris'te, 17 kişinin ölümüne yol açan terör saldırıları
nedeniyle düzenlenen "Cumhuriyet Yürüyüşü"ne katılımının
adından Türkiye'nin Paris Büyükelçiliğinde basın toplantısı düzenledi. Paris'te, son derece anlamlı, sembolik açıdan da önemli mesajlar içeren bir anma
merasimi yapıldığını ifade eden Davutoğlu, "Bizim buradaki
mevcudiyetimiz de esas itibarıyla birçok açıdan önem taşıyor"
değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin terör, insanlığa karşı
işlenen suçlar ve masum bir cana kasıt söz konusu olduğunda dünyanın her yerinde aynı değeri savunduğunu, hiçbir yerde çifte standart
uygulamadığını vurgulayan Davutoğlu, şunları söyledi: "Gazze'ye
yapılan saldırılar karşısında sesimizi nasıl yükselttiysek daha önce
Madrid'de, Londra'da, Norveç'te olan terör saldırılarında da aynı
şekilde sesimizi yükselttik. Bizim için terörün rengi, ırkı, mezhebi,
etnisitesi olmaz. O açıdan burada bulunmamız, küresel mesajın
algılanması bakımından önemliydi. Çünkü daha çok Avrupalı liderlerin
olduğu bir platformdu. İslam dünyasından üç, dört lider, Afrika'dan Arap dünyası ve Avrupa'dan bizler vardık. Bu mesaj, bütün dünyaya verilen
bir mesajdır. Herkesin de bu anlamda yüzleşmesi gereken bir gerçektir,
şu anda terör tehdidi. Bu çerçevede bugün, burada sergilenen tablo
önemlidir." "Avrupa'daki Müslümanlar açısından mevcudiyetimiz bir teminat mahiyetindedir" Avrupa'daki Müslümanlar ve Türkler açısından da Paris'te bulunmasının önemli olduğunu belirten Davutoğlu, şöyle devam etti: "Biz burada bulunmakla bu terör saldırısını istismar ederek Müslümanlara
yönelecek saldırılar karşısında da bütün Avrupalılara şu mesajı vermek
istedik: Avrupa asırlar boyu çok kültürlü, çok dinli bir kıtadır.
Endülüs'ten Osmanlı'ya kadar da İslam, Avrupa kıtasının en asli
unsurudur. Avrupa'da İslam-Hristiyanlık çatışması üzerinden herhangi bir şekilde gerginlik çıkarmak isteyenler Avrupa kültürüne ihanet
etmektedirler. Bu ister bu olayda, terör saldırısında olduğu gibi İslam
adına İslam'ın değerlerini çiğneyen bazı terör grupları tarafından olsun isterse yine bu süreç içinde onlarca camiye saldırıda bulunan
Avrupa'daki ırkçılar adına olsun, kim olursa olsun Avrupa kültürüne bu
anlamda darbe vurmaktadır. Bugün burada sergilediğimiz tablo,
Avrupa kıtası açısından da bir birlik, bütünlük tablosudur ama aynı
zamanda da bizim vatandaşlarımız, Avrupa'daki Müslümanlar açısından da
mevcudiyetimiz bir teminat mahiyetindedir. Bugün burada bulunmakla
aslında aynı kararlı dayanışma bilincinin Avrupa'da da ortaya çıkmasını
istiyoruz. İslamofobik tarzda yapılan saldırılar, camilere yönelik
eylemler konusunda da bütün Avrupa'dan aynı hassasiyeti beklemek her
zamankinden daha çok hakkımızdır." "Türkiye'nin tutumu ilkesel" Türkiye'nin, Avrupa ve insanlığın ortak değerlerini savunmak gerektiğinde bugüne
kadar sürdürdüğü ilkesel tutumu burada da yürüyüşe katılarak
gösterdiğini dile getiren Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Geçmişte terörden çok acı çekmiş bir ülke olarak bundan sonra da dünyanın
neresinde olursa olsun terör faaliyetine karşı sesimizi yükseltmeye
devam edeceğiz. Yine dünyada nerede olursa olsun, devlet terörü
anlamında, kendi halkına veya Filistin'de olduğu gibi Filistinlilere
yönelik baskı ve zulüm uygulayanlara karşı da Suriye'de veya Filistin'de veya diğer ülkelerde, sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. İnsan canı,
eşrefimahlukat olan insanın değeri söz konusu olduğunda, şimdiye kadar
olduğu gibi bundan sonra da etnik ve mezhebi kökene, dini arka plana
bakmadan insan onuruna, insani değerleri aynı saygıyı beklediğimizi
vurgulamak istiyoruz." Başbakan Davutoğlu, yürüyüş öncesinde
birçok liderle görüşme imkanı bulduğunu da aktardı. Alana hareket için
bekledikleri salonda Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere
Başbakanı David Cameron, AB Komisyonu Başkanı Jean
Claude Juncker, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ile görüştüğünü
belirten Davutoğlu, Avrupa ile ilgili konuları, son gelişmeleri istişare ettiklerini dile getirdi. Yunanistan Başbakanı Antonis Samaras
ile uzun bir görüşme yaptıklarını kaydeden Davutoğlu, Yunanistan'daki
son gelişmeleri, Türk-Yunan ilişkileri konusunda Atina'da alınan
kararlar çerçevesinde istişarede bulunduklarını bildirdi. Başbakan
Davutoğlu, Ürdün Kralı Abdullah ve İslam dünyasından gelen birçok
liderle de yürüyüş öncesinde görüştüğünü ifade etti. Türkiye'nin teröre karşı ilkesel bir tutumu olduğunun altını çizen Davutoğlu, "Bu
ilkesel tutumu, dünyanın her yerinde tekrar etme ve mevcudiyetimizle
değerlerimizi ayakta tutmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Ümit ederiz ki bu sorunlar, barışçıl yollarla çözülebilsin" Davutoğlu, açıklamalarının ardından basın mensuplarını sorularını da
yanıtladı. Bir basın mensubunun, Avrupa'da teröre karşı bir duyarlılığın oluşmasının etkilerinin ne olacağı yönündeki bir soru üzerine
Davutoğlu, şunları kaydetti: "Sayın Hollande'ın terör saldırısı
sonrası yaptığı açıklama son derece önemlidir. Bu terörün İslam ile
ilişkilendirilemeyeceği yönündeki açıklaması gerçekten bu olayı
islamofobik bazı faaliyetler için Müslümanlara karşı saldırı amacıyla
kullanmak isteyenlere en güzel cevabı teşkil etmiştir. Yine Fransa'nın
ve birçok Avrupa ülkesinin son dönemde Filistin'i devlet olarak tanıma
yönünde bir çabaya yöneldiklerini de görmek memnuniyet verici. Çünkü
İslam dünyasındaki bu gerilimin sadece İslam dünyasıyla ilgili bir
gerilim olmadığını, İslam dünyasında yaşanan insanlık trajedilerine
sessiz kalınmasının da doğurduğu bir yeni durum olduğunu artık dünya çok daha fark ediyor. Bu anlamda bugün Sayın Mahmud Abbas ile merasimde
görüştük. Ümit ederiz ki bu sorunlar, barışçıl yollarla çözülebilsin.
Avrupa'da bu anlamda daha fazla duyarlılığın oluşmakta olduğunu
görüyoruz. Ancak aynı şekilde Avrupa'da ırkçı temayüllerin de büyük bir
ivme kazandığını, birçok ülkede seçimlerde ırkçı partilerin oylarında
önemli artışlar sağladığını gördüğümüzde çok daha fazla duyarlılık
içinde olunması gerektiği kanaatindeyiz." "Her yerdeki kayıplara aynı sesle karşılık vermemiz insanlık vazifesi" Avrupa'daki gelişmeleri yakından takip edip, muhataplarıyla bundan sonra da aynı
çerçevede görüşmelerinin devam edeceğini anlatan Davutoğlu, "Bizim bugün burada, vatandaşlarımızın da Türk bayraklarıyla meydanda oluşu, çok
açık bir şekilde şu mesajı vermiştir: Biz buradayız, burada olacağız ve
Paris, Londra, Berlin aynen diğer şehirler gibi birçok farklı dinden,
farklı kültürden insan iç içe yaşadığı ve hiç kimsenin dışlanamayacağı
çok kültürlü ortamlar gibi varlıklarını sürdürecekler" değerlendirmesini yaptı. Davutoğlu, özellikle ekonomik krizin de ivme katmasıyla
Avrupa'da aşırı akımlara dönük ciddi bir kaymanın yaşandığına dikkati
çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Açık söyleyeyim, tehdit
büyük. Buna karşın, bu konuya duyarlı olan kesimlerde olumlu yönde bir
duyarlılık oluştuğunu görmek de memnuniyet verici. Nihayetinde,
hepimizin dünyanın her yerindeki insan kayıplarına aynı güçlü sesle
karşılık vermemiz bir insanlık vazifesi. Bugün Paris'te bu görevi yerine getirdik, yarın Şam'da ya da Gazze'de insanlar, masumlar
katledildiğinde aynı dayanışma bilinci bütün dünya liderlerinden
beklemek bizim hakkımız." "Kapsamlı bir yüzleşme gerektiriyor" Bugünlerde Paris'te ortaya konan resmin geleceğe dönük neler yapılabileceğinin ilk mesajlarını da verdiğine dikkati çeken Davutoğlu, konuşmasına şöyle
devam etti. "Eğer Türkiye, Avrupa Birliği'ne engel çıkartılmamış
ve 2004 Kıbrıs referandumu sonrasında süretle Avrupa Birliğine entegre
olmuş olsaydı, emin olun bu kültürel gerilimler bu ölçüde olmazdı.
Maalesef son dönemde bu karşıtlıklar üzerinden siyaset yapmak prim yapar hale geldi. Sıkıntının esası, problemin kaynağı burada. popülist
tavırlar ve doğrudan karşı kültürleri tahrik edici tutumların getirdiği
tepkiler, bugün böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor. Bu saldırıları yapanlarda bir Arap ülkesinde ya da bir Müslüman
ülkesinde yetişmiş değiller, Paris'te doğmuş ve yetişmiş gençler bunlar. Dolayısıyla bu saldırıyı yapan teröristlerin bu ortama sürüklenmesinin
önüne geçmekte hepimiz için önemli. Bu kapsamlı bir yüzleşme
gerektiriyor." Türkiye'nin her zaman ilkeli davrandığını ifade
eden Davutoğlu, yarın Almanya Başbakanı Angela Merkel, gelecek hafta
İngiltere Başbakanı David Cameron ve Perşembe günü Brüksel'de bütün
Avrupalı yetkililerle de konuyu tekrar ele alacaklarını bildirdi. Davutoğlu, "Şu anda hepimizin üzerinde titizlikle durması gereken konu insani
değerler ve Avrupa'nın bu insani değerler içindeki yerini doğru
tanımlamak ve Avrupa'nın çok kültürlü kimliğini korumak. Hepimizin
üzerine düşen en önemli vazife bu. Dünyada her türlü haksızlığa, her
türlü baskı karşı aynı ölçü ve kararlı tavrı göstermek" dedi.
AA
AA


















