Adaletsizlik küresel refahı yok ediyor
Başbakan Erdoğan, gücün ekonomik ve askeri büyüklükle ifade edildiği bir çağda yaşandığını belirterek "Adaletsizliğin, küresel güvenliği, refahı yok ettiğine şahit oluyoruz" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Pendik Green Park Otel'de düzenlenen Uluslararası İstanbul Akıllı Şebekeler Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, enerjinin dünya siyasetinde ağılıklı bir role sahip olmasının kapitalizmin ortaya çıkışıyla başladığına işaret etti.
"Burada bir yanılgıdan da özellikle bahsetmek istiyorum ve bundan uzak durulması gerektiğine inanıyorum" diyen Erdoğan, "Dünyanın belli bölgelerinde vazgeçilmez birer ihtiyaçmış gibi duran araç ve ürünler, dünyanın çok önemli bir çoğunluğu için anlam ifade ediyor, bir kısım insanlar için ise anlam ifade etmiyor. Bir çok ülkede, bir çok insanın, hayatında yokluğunu tasavvur edemediği nice araç ve ürün, dünyada ezici bir çoğunluk tarafından hayal olarak görülüyor" dedi.
"Eşitsizlik ve adaletsizlik..."
Gücün,
ekonomik büyüklükle, askeri büyüklükle, bölgesel ve küresel etkinlikle
ifade edildiği bir çağda yaşandığını belirten Erdoğan, "Hukukun
üstünlüğünün değil, üstünlerin hukukunun egemen olduğu bir zaman
diliminden geçiyoruz" dedi.
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Enerji,
kullanan ülkeler tarafından kendi ülkeleri içinde refaha, kalkınmaya,
huzura, güvenliğe, demokrasi ve çoğulculuğa hizmet ederken; geldiği
ülkelerde baskının, diktanın, zulmün gerekçesi olabiliyor. Demokrasi,
enerji ile mümkün hale getirilirken, aynı enerji, başka coğrafyalarda
diktanın gerekçesi olabiliyor.
Çelişkilerin had safhaya çıktığı,
uçurumların derinleştiği, adaletsizliğin artık yadsınamaz hale geldiği
bir dünyada yaşıyoruz. Öyle ki; bir bakıyorsunuz, o geçmişte geleceğe
yönelik petrol kavgalarının yakın olduğunu düşündüğümüz günlerden bugüne
geldiğimizde, bunun açık ve net yaşandığını görüyoruz. İşte çevremizde
olanlar da aslında budur. Çevremizde yaşadığımız bütün olaylar, savaşlar
aslında budur. İşte o petrolün acımasız bedellerini yüz binlerce
insanın ölümüyle bizzat görüyoruz, yaşıyoruz. Bunun önüne geçmek mümkün
mü? Mümkün değil. Zira o kapitalizmin acımasız uygulamalarını burada
yaşıyor ve bizzat bizler de buna şahitlik yapıyoruz. Eşitsizlik ve
adaletsizliğin, küresel güvenliği, küresel refahı, en önemlisi de
gelecekte yaşanabilir bir dünya imkanını yok ettiğine şahit oluyoruz." (aa)