ABD, Filistin Pasaportu Sahiplerine Vize Vermeyi Askıya Aldı

Bu karar, en azından geçici olarak, tıbbi tedavi, üniversiteye gitme, akraba ziyareti veya iş amacıyla yapılacak seyahatleri durduracak.

Bu karar, en azından geçici olarak, tıbbi tedavi, üniversiteye gitme, akraba ziyareti veya iş amacıyla yapılacak seyahatleri durduracak. Trump yönetimi, Amerikalı yetkililere göre, Filistin pasaportu sahiplerine yönelik neredeyse tüm ziyaretçi vizesi onaylarını kapsayan geniş kapsamlı bir askıya alma uygulamasına geçti.

Yeni politika, ABD yetkililerinin geçtiğimiz günlerde yalnızca Gazze’den gelen Filistinlilere yönelik ziyaretçi vizelerine dair açıkladığı kısıtlamaların ötesine geçiyor. Geçen hafta, Dışişleri Bakanlığı ayrıca, gelecek ay New York’ta yapılacak yıllık BM Genel Kurulu’na katılmak isteyen Filistinli yetkililere vize vermeyeceğini duyurdu.

18 Ağustos tarihli ve Dışişleri Bakanlığı merkezinden tüm ABD büyükelçilikleri ve konsolosluklarına gönderilen bir telgrafta belirtilen daha kapsamlı önlemler, İsrail işgali altındaki Batı Şeria’dan ve Filistin diasporasından birçok kişinin çeşitli göçmen olmayan vizelerle ABD’ye girişini de engelleyecek. Konuya dair hassas bilgileri paylaşmak için anonimlik koşuluyla konuşan dört Amerikalı yetkiliye göre, bunlar tıbbi tedavi, üniversite eğitimi, arkadaş veya akraba ziyareti ve iş seyahati için alınacak vizeleri en azından geçici olarak kapsıyor.

Bu vize kısıtlamalarının neden getirildiği belirsiz olsa da, önümüzdeki haftalarda birçok ABD müttefikinin Filistin devletini tanımayı planladığını açıklamasının ardından geldi. İsrail’in kınadığı bu tanıma girişimine bazı Amerikalı yetkililer de şiddetle karşı çıkıyor.

ABD, Gazze Şeridi’nde Hamas’la süren neredeyse iki yıllık savaş boyunca İsrail’in en güçlü destekçisi oldu. Ancak bu süreçte İsrail’in askeri operasyonları ve neden olduğu insani felaket uluslararası kamuoyunun giderek artan tepkisini çekiyor.

Yeni kısıtlamalar yalnızca Filistin pasaportu sahiplerini kapsıyor. Bu pasaportlar ilk kez 1990’larda, İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) Batı Şeria ve Gazze’nin bazı bölgelerinde yarı özerk bir Filistin yönetimi kuran anlaşmaları imzalamasının ardından verilmeye başlanmıştı. Çifte vatandaşlık taşıyan veya başka pasaportlarla seyahat edenler ya da önceden vize almış olanlar bu kısıtlamalardan etkilenmeyecek.

Dışişleri Bakanlığı, diplomatlara yeni kısıtlamaları uygulama talimatı verdiğini doğruladı. Ayrıca yapılan açıklamada, ABD yönetiminin “Filistinlilere yönelik duyurulan vize kısıtlamaları kapsamında, ABD yasalarına ve ulusal güvenliğe uygun somut adımlar attığı” ifade edildi.

Trump yönetimi, vizeleri reddetmek için normalde daha dar kapsamlı kullanılan bir mekanizmaya başvuruyor. Bu mekanizma genellikle, bireysel başvurularda karar vermek için ek belge veya bilgi talep etmek amacıyla uygulanıyor. Ancak son günlerde, ABD konsolosluk görevlilerine bu mekanizmayı — 1952 tarihli Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası’nın (INA) 221-G maddesi — kullanarak, Filistin pasaportu ile yapılan tüm ziyaretçi vizesi başvurularını, en azından geçici olarak, reddetmeleri emredildi.

Eski ABD yetkilileri, bu mekanizmanın böylesine geniş uygulanmasının fiilen Filistinlilerin vizelerinin toptan reddi anlamına geldiğini söylüyor.

“Bu açık uçlu bir red kararıdır” dedi, Nisan 2024’te Gazze savaşı konusundaki ABD politikalarını protesto ederek istifa eden Dışişleri Bakanlığı eski Arapça sözcüsü Hala Rharrit.

Biden yönetimi sırasında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza kurumunun baş hukuk danışmanı olan Kerry Doyle ise yönetimin bu karar sürecinde şeffaf olması gerektiğini söyledi:
“Eğer bu gerçek bir yasaksa, o zaman bunun açıkça ifade edilmesi gerekir. Gerekçelerini ortaya koymalılar. Gerçekten ulusal güvenlik endişeleri mi var, yoksa İsrail’i desteklemek veya buraya gelenlerin savaşla ilgili eleştirilerini dile getirmelerini engellemek için mi yapılıyor? Neden doğrudan vize yasağı listesine eklemediler?” dedi.

ABD yetkilileri, son haftalarda Filistinlilere yönelik iki daha dar kapsamlı önlem açıklamıştı.

16 Ağustos’ta Dışişleri Bakanlığı, Gazze’den gelen yaklaşık iki milyon Filistinli için ziyaretçi vizelerinin onayını durdurduğunu açıkladı. Bu yol, ABD’de tedavi görmek isteyenler için kritik bir güzergâhtı. Bu açıklama, Amerikalı sağcı aktivist Laura Loomer’ın, Gazze’den tedavi için ABD’ye getirilen Filistinlileri “ulusal güvenlik tehdidi” olarak tanımlamasından kısa süre sonra geldi.

HEAL Palestine adlı insani yardım örgütü, Gazze’den çocukları ABD’deki hastanelere tedavi için getirdiğini, bunların çoğunun savaşta uzuvlarını kaybettiğini söyledi.

Cuma günü ise Dışişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Filistinli yetkililere vize vermeyeceğini açıkladı. Amaç, onların BM Genel Kurulu’na katılımını engellemekti. Açıklamada, Rubio’nun bu kararı Filistin Yönetimi ve FKÖ’nün “taahhütlerini yerine getirmemesi ve barış ihtimallerini baltalaması” nedeniyle aldığı ifade edildi.

Cumartesi günü Bakanlık, yasağın Filistin Yönetimi Başkanı ve FKÖ lideri Mahmud Abbas ile yaklaşık 80 Filistinliyi kapsadığını açıkladı. Abbas’ın ofisi bu kararı “derin bir üzüntü ve şaşkınlıkla” karşıladığını belirterek, Trump yönetimine bu adımdan “vazgeçmesi” çağrısında bulundu.

Filistin Yönetimi, Batı Şeria’nın bazı bölgelerini yönetiyor ve bazı Batılı ülkelerin Filistin devletini tanıma planlarını övdü. Cuma günü ABD Dışişleri Bakanlığı, Filistin Yönetimi’nden “varsayımsal bir Filistin devletini tek taraflı tanıtma çabalarını” sona erdirmesini istedi.

Fransa ve Kanada kısa süre önce gelecek ay yapılacak toplantıda Filistin devletini tanıyacaklarını duyurdu. İngiltere de belirli koşullar yerine getirilirse aynı adımı atacağını söyledi. Bunlar, G7 ülkeleri arasında Filistin’i tanıyan ilk devletler olacak. Hâlihazırda 147 ülke Filistin devletini tanıyor.

Göç Politikaları Enstitüsü’nden Julia Gelatt, 2024 mali yılında Filistin Yönetimi tarafından verilen seyahat belgeleriyle 9 binden fazla kişinin ziyaretçi vizesiyle ABD’ye giriş yaptığını belirtti.

Birçok Filistinlinin ABD’de, özellikle Chicago, Paterson (New Jersey) ve Anaheim (Kaliforniya)’da akrabaları bulunuyor.

Batı Şeria’daki Turmus Ayya köyünün belediye başkanı Lafi Adeeb, Dışişleri Bakanlığı’nın Filistin pasaportu sahiplerinin vize almasını zorlaştırmasından hayal kırıklığı duyduğunu söyledi.

Köyünden binlerce kişinin ABD’de yaşadığını, kendi çocuklarının çoğunun da orada bulunduğunu belirtti ve ekledi:
“Filistinliler her zaman haksız bir şekilde muamele görüyor gibi geliyor.”

ABD trump filistin