Ümmet bilinci
"Bugün ümmetin önündeki en büyük problem ne" diye sorarsanız, bizden öncekilerin dediğini derim: Cahillik, fakirlik, ahlaki çözülme ve tefrika.
Bugün bayramın ikinci günü.
"Bugün ümmetin önündeki en büyük problem ne" diye sorarsanız, bizden
öncekilerin dediğini derim: Cahillik, fakirlik, ahlaki çözülme ve
tefrika.
Tefrika girmeden bir millete düşman giremez / toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez..
Maalesef bugün kavmiyetçilik (milliyetçilik) ve mezhepçilik başlı başına bir sorun.. Bunun temelinde de cahillik yatıyor..
Mezhepçiliğe gelince, maalesef her mezhep ve tarikat kendini İslam'ın
mümkün olan tek doğru yorumu olarak görüyor ve ötekini tekfir ediyor.
Onunla da kalmıyor, onu dışlıyor, tehdit olarak görüyor ve ona karşı
adeta savaş açıyor..
Selefilik aslında İslam'ı ayet ve hadis çerçevesinde bid'at ve
hurafelerden arındırma çabasının ürünü değil miydi? Ya da Şia, Ehl-i
Beyt aşkı ve bir katliamla sonuçlanan bir fitneye karşı duyulan öfkeyi
ifade etmiyor muydu? Sufi geleneği, ihlas ve safiyeti, ahlaken
yücelmeyi, feragat ve fedakarlık mektebi değil miydi? Ehli sünnet,
sünnete tabiyeti yücelten bir yol değil miydi?
İmam-ı Caferi Sadık, İmam-ı Azam'ın hem babalığı hem de hocası idi..
Bugün özellikle bu 3 akım birbirini dışlıyor. Bu 3 akım arasında adeta örtülü bir savaş yaşanıyor.
Bu arada şunu da görelim, gelenek ve aslında din olmayan şeyi dindarlık
görüntüsü altında dinleştirme girişimlerine karşı çıkmamız gerekiyor..
Ya da Hz. Ali taraftarlığını, Sünni karşıtlığı ile temellendirmemek
gerekiyor.. Dini batıl gelenek ve sapmalardan arındırma çabalarını,
İslam toplumundaki medeni olan her ne varsa, dini tezyin eden ve kulluk
için vesile arayışı içindeki gayretlerine karşı, hatta asırlarca süren
İslam uygarlığının, tarihi mirasını yoketmeye varan bir kabalığın aracı
kılmamak gerek.
Her mü'minin bir selefi, bir sufi, bir şii yanı mutlaka olmalı.
Fırka-ı naciye, kategorik bir sosyolojik kesimi ifade etmez bana göre.
Bütün İslami akımlar içinde Kur'anî ölçülerde yaşayan, nebevi disipline
sahip, verasetül enbiya karakterli herkesi kapsayan bir kesimi ifade
eder.
Ümmetin cahillikten kurtulması gerek. Allah cahil ve zalim bir topluluğa
hidayet nasip etmez. Atalarımızın dininden de, batıl gelenek yanında
modern hurafeler ya da ılımlı İslam gibi İslam'ın özüne yönelik tahrip
girişimlerinden de uzak durmamız gerekiyor..
Ve tabii, fakirlik büyük bir fitne.. Onun için bir ve takva üzerinde
durmamız gerekiyor. Yardımlaşmanın, feragat ve fedakarlığın ne demek
olduğunu öğrenmemiz gerekiyor..
Maalesef ahlaki anlamda ciddi bir erozyon yaşanıyor. Bunun en belirgin
sonuçlarını ailede, gençlerde ve kadınlar üzerinde görmek mümkün..
Birileri şeklen İslam'ı korur gibi gözükürken, öte yandan içini boşaltma gayreti içinde olduğunu görmemiz gerekiyor..
İslam'ın görünürlülüğü artıyor. Müslümanlar servet ve iktidarla
tanıştıktan sonra bu görünürlük daha da arttı, ama aynı şekilde derinlik
kazanmadı. Aksine bu işler hükümete ve belediyelere havale edilmeye
başlandı..
Laikçilere karşı direndi ama, seküler hayat bizi cezbetmeye başladı..
Radikalizm adına şiddet de çözüm değil, radikalizmden kaçan ve ona karşı
tepkinin adresi olan liberal-ılımlı İslam dedikleri şey de aslında
sırat-ı müstakimden bir sapmanın yeni etiketi gibi gözüküyor.
Müslümanlar derinlik kazanmak zorunda. Kendi aralarında istişare etmek,
şûra yapmak, yardımlaşmak zorundalar. Daha fazla bilgiye ihtiyacımız
var.. Kulaktan dolma bilgilerle din ve tarih öğrenilmiyor.
Öte yandan, kendi aramızda çözmek zorunda olduğumuz ihtilafların çözümü
için hakeme gitmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Farzı kifaye
sorumluluklarımızın yerine getirilebilmesi için cami merkezli bir hayat
inşa etmemiz gerekiyor..
STK'lar, vakıflarımız aslında bu boşluğu doldurmak için düşünülmüş
çözümlerdi. Şimdi bunları cami ile ilişkilendirmemiz gerekiyor..
Biz, alemlere rahmet olarak gönderilen bir peygamberin ümmetiyiz.. Ümmet
olma bilinci ile haklarımızın farkına varır ve sorumluluklarımıza sahip
çıkacak olursak, bu bizim için ve bütün insanlık, hatta yaratılmış her
şey için bir rahmet vesilesi olacaktır..
Bu günlerin, ümmet bilincinin ihya ve inşası için bir vesile olması dileği ile, selam ve dua ile..