Teşekkürler arkadaşlar
ASDER'e teşekkür ediyorum. MazlumDer'e, Özgürder'e teşekkür ediyorum..
ASDER'e teşekkür ediyorum. MazlumDer'e, Özgürder'e teşekkür ediyorum..
Haksızlıklar karşısında susmadılar, susmuyorlar..
Herkesi, 28 Şubat ve daha önceki darbe girişimleri, haksızlıklar
karşısında, başlarından geçeni ve yaşadıklarını, STK'lar ve Media ile
paylaşmaya çağırıyorum.
Cami derneklerinden Kur'an Kurslarına, Meslek odalarından, Vakıflara,
sendikalara kadar herkesi bu konuda bir şeyler yapmaya çağırıyorum.
Mesela bu konuda ÖNDER'e büyük sorumluluklar düştüğünü düşünüyorum. Ve
tabi İmam-Hatip derneklerine.. Yine Kur'an Kursu derneklerine, cami
derneklerine de.. En yaygın STK cami dernekleri.. Yetiştirdiğiniz
çoocuklara öğretmek istediğiniz, onlara bir misyon, bir hedef olarak
tayin ettiğiniz değerlere şimdi siz sahip çıkın. Haksızlıklar ve zulüm
karşısında susmayalım.. Halkı, bu yönde tavır almaya çağıralım..
"Önderlik" bunu gerektirir. "Hitap ettiğimiz ve vermeye çalıştığımız
mesaj" bunu gerektirir..
Siz sahnede oynanan bir oyunun pasif seyircileri değilsiniz. Siz bu
oyunun bir parçasısınız. Siz kurban seçildiniz.. Sizin inancınız,
kimliğiniz, servetiniz, her neyse birilerinin saldırısına uğradı. Bu
gün, hukuk yolu ile bu zalimlerden hesap sorma günüdür.. Gerçek ortaya
çıksın önce. Eğer bunlar pişmanlık duyacaklar, özür dileyeceklerse,
gerekirse onları Hz. Yusuf'un kardeşlerini affetttiği gibi affedelim
ama, bu yaşananlar bize bir bilinç oluştursun ve aynı delikten 2. kez
ısırılmamak için yaşananları unutmayalım..
Eğer o cami cemaati sabahtan akşama kadar şikayet ettikleri bir konuda,
bugün konuşmaları gerektiğinde susuyorlarsa, yazıklar olsun onlara..
Onlara söyleyecek tek söz var o zaman, Zalimlerden değil, Allah'tan
korkun...
Tek tek yurttaşlar, kimse onlar, memurunu, sivilini, emeklisini,
muvazzafını o dönemde ve bugün halka ve hakka ihanet edenleri şikayet
etmeye çağırıyorum.. Özellikle askerde, emniyette, istihbaratta, özel ve
stratejik kurumlarda görev yapan inanmış insanlara bu çağrım.. Bilginiz
cesedinizle birlikte mezara girmesin. Sonra o bilgi mezarda bedeninizi
saran beyninizi kemiren bir yılan gibi ruhunuzu muazzeb eder!
Yapanın yanına kar kalmasın ki, yarın birileri aynı şeylere cür'et ve cesaret edemesin..
Suçluların çocuklarına ve eşlerine, kardeşlerine bu çağrım. Unutmayın
"haksızlıklar karşısında susanlar dilsiz şeytanlardır." Gün gelecek bu
gerçekler ortaya çıkacak. O zaman, bu gün sustuğunuz için pişman
olabilirsiniz.. Son pişmanlık fayda sağlamaz..
Eğer kendi kimliğinizi gizlemek istiyorsanız, internet üzerinden
şikayetinizi belli adreslere gönderebilirsiniz.. Bu işin 40 tane yolu
var.. İmzasız bir bilgisayar çıktısı ile bazı olaylarla ilgili
bildiklerinizi ilgilisine iletebilirsiniz..
Mazlum-Der, Özgür-Der gibi dernekler bu işi takip ediyorlar. Onlara
anlatın. Onlar sizin adınızı gizlesin, ilgilisine onlar aktarsın..
Gazetelere, gazete yazarlarına yazın, söyleyin. Yerel media'da tartışın
bu konuyu, internet mediasına iletin. Mesela "kontrgerilla.com" gibi bu
konuya duyarlı bazı internet siteleri var. Onlarla paylaşın
bildiklerinizi. "AdaletPlatformu.com" gibi platformlar var ayrıca..
Unutmayın, bildiklerinizle amel ederseniz Allah size bilmediğinizi
öğretir..
Mesela şu günlerde TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu Başkanlığına
gönderin elinizdeki bilgi ve belgelerin suretlerini. Komisyonun tam adı
ve adresi şöyle: "TBMM Ülkemizde Demokrasiye Müdahale Eden Tüm Darbe ve
Muhtıralar ile Demokrasiyi İşlevsiz Kılan Diğer Tüm Girişim ve
Süreçlerin Tüm Boyutları ile Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin
Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu Başkanlığına
Ankara"
Kendi şehrinizdeki savcılığa da gidebilirsiniz, bu soruşturmaları
yürüten savcılıklara da gönderebilirsiniz.. Suç duyurusunda
bulunabilirsiniz, tanıklık edebilirsiniz. Bilgi verebilirsiniz..
Ayrıca "TBMM Dilekçe Karma Komisyonu Başkanlığına Ankara" diye de gönderebilirsiniz..
O dönemdeki yargılama ve yargıçlar Hakkında "Adalet Bakanlığı Ankara"
ya da "Yargıtay Başkanlığı Ankara", "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Ankara" adresine, "HSYK Başkanlığı Ankara" adresine de
gönderebilirsiniz..
Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık da bu işi soruşturuyor..
Emniyet Müdürlüğüne de şikayette bulunabilirsiniz. Size kim yakınsa, kendinizi nasıl güvende hissedecekseniz..
Bu arada emin olmadığınız şeyi yazmayın, birilerine zarar vermek için,
daha önce darbecilerin yaptığı gibi iftira atmayın. Dedikoduları
göndermeyin.. Gerçekleri çarpıtmayın.. Hem yargıya zarar verirsiniz, hem
o yalan döner, gelir size vurur.
İlle de Türkiye'yi ilgilendirmesi gerekmiyor. Her il ve ilçede yaşanan
münferit olaylar, yolsuzluklar, baskılar vardır, o bölgedeki avukatlarla
konuşun, orada davalar açın.. İlle de bu davaların Ankara'da,
İstanbul'da açılması gerekmiyor. Muş'da Tokat'ta, Muğla'da da
açılabilir.. Adana, Diyarbakır, Trabzon, İzmir, Edirne, Kayseri
farketmez. Hazine arazilerini, Ormanı, Vakıf arazilerini yağmalamıştır
birileri, birilerini haksız yerden görevden atmışlardır, işkence, kötü
muamele sebebi ile dava açabilirsiniz. Kendi hakkınızı savunmak için de
bu yolu deneyebilirsiniz..
Bu süreç bizim uyanışımız için bir fikir fideliğine, tecrübe birikimine vesile olmalı..
Biz tarihin yaşayan tanıklarıyız. Herkes sorumluluğunun farkına varmalı
ve gereğini yapmalı. Bu işleri sadece Ankara'dakilerden beklemek doğru
olmaz. Onların arkasında siz var mısınız, siz görevinizi yapıyor
musunuz. Unutmamak gerekir ki, herkes layık olduğu gibi idare
olunacaktır.. Sadece istemek ve bazı yanlışlıklardan şikayet etmek
yetmez. Siz ne yapıyorsunuz? Daha iyi bir düzeni hak ediyor muyuz?
Unutmayın, haksızlıklar karşısında susanlar, dilsiz şeytanlardır..
Görmedim, duymadım, bilmiyorum diyerek, 3 Maymunları oynayarak bir yere
gidemezsiniz..
Susarak zalimlere yardım etmeyin, sonra ateş size de dokunur.
Selam ve dua ile..