Sokaktakiler 1
Yaşlı bir adam yolun kıyısında boşluğa doğru bakıyor. Eğer görebilirseniz, korku ve çaresizliğin izlerini gözlerinden okuyabilirsiniz... Uzun yıllar sokakta yaşadığı her halinden belli... Önünde, birkaç pet şişe, bir parça ekmek, kirli bir yorgan ve kurumuş simit parçaları var... Burada kendine küçük bir ev oluşturmaya çalışmış ama her an bir şeyler olacakmış gibi tetikte duruyor. Küçük bir esinti ile yerle bir olan eşyaları hayallerinin ikinci kez yıkılmasına neden oluyor.
Yaşlı bir adam yolun kıyısında boşluğa doğru bakıyor.
Eğer görebilirseniz, korku ve çaresizliğin izlerini gözlerinden
okuyabilirsiniz... Uzun yıllar sokakta yaşadığı her halinden belli...
Önünde, birkaç pet şişe, bir parça ekmek, kirli bir yorgan ve kurumuş
simit parçaları var... Burada kendine küçük bir ev oluşturmaya çalışmış
ama her an bir şeyler olacakmış gibi tetikte duruyor. Küçük bir esinti
ile yerle bir olan eşyaları hayallerinin ikinci kez yıkılmasına neden
oluyor.
Şehrin kıyısında hayata tutunmaya çalışan bu adamı gördüğümde yere
serpiştirilmiş binlercesi geldi hayalime. İnsanların gönüllerinden
sürülen bu insanlar bir şekilde hayatlarını sürdürmeye çalışırken, erdem
ve faziletten, sosyal dayanışmadan, merhametten konuşmak ne kadar doğru
olur diye düşündüm.
Sokakta yaşamak zordur ama bunu evinde sıcak bir ortamda yaşayanlar pek
anlayamazlar. Hele gece karanlık bastırdığında üstünüze neyin düşeceğini
hangi hain elin boğazınıza yapışacağını bilemezsiniz. O yüzden
sokakların insanı sürekli korku ve tedirginlik içindedir...
Bu insanların en büyük gereksinimi kuşkusuz güvenlik ihtiyacıdır. Gündüz
gözünüz görürken toprağa serpilir ve insanlık dilenirsiniz ama gece
bunu yapamazsınız... Çünkü kendinizi güvende hissedemezsiniz...
Buruşturulmuş bir kağıt gibi atmışlardır kıyıya. O yüzden kimsenin
nazarında bir değerinizin olmadığını da bilirsiniz... Acınız her gün
biraz daha katlanır, yoksunluğunuzu, çocuklarınızı ve yaşadığınız
ihaneti bütün benliğinizde hissedersiniz. Zorlu bir kayayı tırmanmak
zorundasınızdır. Bu süre içinde kayıplarınız olur, beden ve ruh
sağlığınızdan ömrünüzden, vaktinizden ve gücünüzden bir şeyleri
kaybedersiniz. Ama bu yolu yürümek zorunda olduğunuzu da bilirsiniz.
Bilmiyorum bu yaşlı ve yalnız adamın halini arz edebildim mi? Gerçi
onların öykülerini yazabilirsiniz, acılarını dillendirebilirsiniz ama
bir çözüm olamadıktan sonra bunun neye faydası olabilir!
Ey görünmez el!
Ey insanlık
Ey iyilik borazanlığı yapanlar
Bir gün kaybettiklerimizi bize geri verebilir misiniz?
Görmeyen gözleriniz görebilir mi bir gün, işitmeyen kulaklarınız işitebilir mi?
Yoksa mahşerde iki elim boynunuzda olacak, siz yerken bakındığımızı,
korunaksız ve çaresiz kaldığımızı Yaratıcıya havale edeceğim...