Sina'da ne oldu?
6 Ağustos günü (2012) iftara doğru 16 Mısır askeri Refah sınır kapısında hunharca ve kalleşçe öldürüldü. Olay geride bir çok bilinmeyen ve esrarengiz nokta bıraktı. Olayın İslamcı örgütlerin üzerine atılması veya yıkılması olayın kendisi kadar korkunç. Olayı gerçekten de kim yaptı? Ve olaydan kim zarar gördü ve kim kazançlı çıktı? Olayı gerçekleştirenler noktasında hâlâ net bir bilgi yok.
6 Ağustos günü (2012) iftara doğru 16 Mısır askeri Refah sınır kapısında hunharca ve kalleşçe öldürüldü. Olay geride bir çok bilinmeyen ve esrarengiz nokta bıraktı. Olayın İslamcı örgütlerin üzerine atılması veya yıkılması olayın kendisi kadar korkunç. Olayı gerçekten de kim yaptı? Ve olaydan kim zarar gördü ve kim kazançlı çıktı? Olayı gerçekleştirenler noktasında hâlâ net bir bilgi yok. Bununla birlikte birkaç örgüt isminden bahsediliyor. Bunlardan birisi Celcele Ordusu (Ceyş Celcele) ve bu ordunun kurucusu Abdullatif Musa 2006 yılında güvenlik güçleriyle girdiği çatışmalarda öldürülmüştü. Keza Ceyşü'lİslam gibi bir takım başka zanlı örgütlerden daha bahsediliyor. Bununla birlikte, 16 Mısır askerini öldüren grubun Sina kaynaklı mı yoksa Gazze'den mi sızdığı ve geldiği hâlâ netlik kazanmış değil. Bilinmediği halde ihtimallerden birisi olan Gazze'den sızma gerçek kabul edilerek tedbiren Gazze ile Refah arasında kaçakçılık noktası olarak kullanılan çok sayıdaki tünel kapatıldı. Böylece her zaman olduğu gibi olayla ilgili ilk kaybeden taraf Filistinliler ve Gazze halkı oldu. Tipik vurun abalıya hali. Olayın faturası zarar hanelerine işlendi. Belki de bunu gerçekleştirenlerin olmasa bile planlayanların hesabı bu olmalıdır. Bundan dolayı olayın faillerinden ziyade planlayanları bulmalı. Ya da failler Mısırlı veya Filistinli bazı başı dönmüş gruplar olabilir. Bununla birlikte planlayıcıları kim? Gerçekten de olayın sonuçları faillerin davasına mı hizmet etti yoksa İsrail gibi başkalarına mı?
Salih Niami adlı yazar bu tür eylemleri bazı fason örgütlerin gerçekleştirdiklerini ve olayla birlikte isimlerini duyurduklarını ve sonra da sırra kadem bastıklarını ifade ediyor. Olaylardan sonra hep karabatak gibi kayboluyorlar. Ve Salih Niami, Mossad ajanlarının bazı küçük İslami grupların içine sızdıklarını ve farkına varmadan bunları yönlendirdiklerini ve bu eylemin de benzeri bir yapılanmanın veya sızmanın ürünü olabileceğini ifade etmektedir. İslami Cihad veya Hamas gibi örgütler sıkı iç denetime haiz olduklarından dolayı sızmalara karşı dayanıklı oldukları kadar sızmalar olsa bile bu örgütleri yönlendirmesi veya benzeri eylemlere alet etmesi mümkün değil. Buna mukabil fason örgütler kurmak veya küçük ve deneyimsiz örgütlere sızmak veya bunları yönlendirmek kolay ve mümkündür. İsmail Heniye yönetimi öldürülenlerin Gazze halkından olmadıklarını teyit etmektedir. Bu zımnen faillerin Sina kökenli olduklarını gösterir.
Gelelim bu eylemden kim zarar gördü kim yarar sağladı? Kısa vadeli kâr sağlayanlar orta veya uzun vadede bundan zarar devşirebilirler. Sözgelimi İsrail. Kabaca bu eylemden dolayı kâra geçenler Mısır'daki devr-i sabık uzantıları ve İsrail'dir. Bu eylemle birlikte Mısır ile Gazze arasına soğukluk düşürülmüştür. Mürsi'nin Gazze meselesini sahiplenmesini zorlaştırılmıştır. Mısırlıların kalıntılar dedikleri (fulul) kesim o kadar pervasız ve İsrail yanlısı ki tasavvuru mümkün değil. Eski rejimin amigolarından ve Mürsi'nin de azılı düşmanlarından olan Tevfik Ukaşe youtube düşen bir kasetinde Arapların Kudüs'te sadece Aksa üzerinde hakları olduğunu ve buna mukabil Yahudilerin Filistin üzerinde hakları bulunduğunu savunmaktadır. Bu adam ve bunun gibileri derhal Mürsi'nin düşürülmesini ve hatta öldürülmesini istemektedirler. Bu isimler fulul olduğu kadar İsrail'den fazla İsrailcidirler de. Bu eylemi bahane ederek İsrail Mısır'a yakınlaşmaya çalışacaktır. Bu tür eylemler ayrıca ister istemez askerlerin rolünü artırmaya da hizmet edecektir. Bunu ötesinde Mısır halkının Gazze hassasiyeti kırılacaktır. İsrail, yeni Mısır yönetiminin gölgesinde çat pat Gazze'ye eylem düzenleyemez. Mısır'ın kamuoyu hassasiyetinden ve yönetiminin de bu hassasiyeti dikkate almasından çekinir ve bunu gözetir. Lakin askerlerin öldürüldüğü eylem sonrasında İsrail Gazze'ye yeni bir saldırı düzenleme cesareti bulmuştur. Olayı istismar etmiştir.
Şu bir gerçek ki hem eski rejimin uzantıları hem de İsrail bu olayla birlikte Mürsi rejimini istikrarsızlaştırmayı hedeflemektedir. Bununla birlikte anlık kazanım elde eden Mısır eski rejiminin uzantıları ve İsrail orta vadede kaybedebilir. Sözgelimi, Mısır Gazze ile münasebetlerini kurumsal hale getirmek isteyebilir. Ayrıca haklı olarak Sina'da güvenliği sağlamak için Camp David'in kısıtlayıcı hükümlerinin kaldırılmasını talep edebilir. Hatta Mısır'da onlarca parti Camp David anlaşmasına veda edilmesini ve iptal edilmesini istemektedir. Bundan dolayı İsrail ya tadil ya da tamamen antlaşmanın kaldırılması seçeneğiyle karşı karşıya kalabilir. Bu da İsrail'in en büyük stratejik kaybı sayılır. Arap dünyasındaki güçlü ayağını ilelebet kaybeder. Zaten Mürsi de olayın şokunu atlattıktan sonra hemen inisiyatifi ele almış ve Batı ve İsrail'e yakın İstihbarat Müdürü Murat Muvafi'yi görevinden almıştır. Muvafi olayla ilgili istihbarata sahip olduklarını ancak anlık istihbarattan yoksun olduklarını söyleyerek kendini savunmuştur. Mürsi'nin askerlere ve Batı'ya yakın Murat Muvafi'yi görevinden alması bu kesimlere ciddi bir darbedir. Kısaca tuzak ters tepmiş olabilir.