Şekerin değil ruhun günü

Hakikatte ömür dediğiniz ışığın tayflarını hissettiğiniz bir göz kamaşması değil mi?

Bir hilalden bir hilale ne çabuk aktı geçti.

Hakikatte ömür dediğiniz ışığın tayflarını hissettiğiniz bir göz kamaşması değil mi?

Yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda ayrıntılar puslu bir film fragmanı gibi gelir insana.

Filmin tamamını hatırlamakta zorlandığınız bu enstantanelerde gözyaşıyla tebessüm arasında gidip gelen bir sarkaçtır insan.

Sarkacın tebessüme temas ettiği gündeyiz.

Son hilalin ardından öne çıkıp arzı endam eden bir hediye paketi gibi ellerimize temas etti bugün bayram.

İlk hilalle kısmi bir ızdırabı inançları uğruna 1 ay boyunca tadan insanlar, ay sonu hilaliyle Yaratıcı'nın emrine istinaden bayram ederler.

İnananlarca iki hilal de sevindirici olmakla birlikte, Ramazan orucunun başladığını ilan eden ilk hilalin görünmesi bazı muzipleri kedere sevk eder.

Hilalin görünmesiyle orucun üzerine farz olduğunu bilen bir tiryaki, hilali görmemek için evinin pencerelerini kapar ve perdeleri sımsıkı örter.

Geceleri mahalle kahvesine giderken de başını istikrarla öne eğer.

Nasılsa bir gün önündeki su birikintisinde hilalin aksini görünce:

- Hey mübarek! Gözüme mi gireceksin, anladık işte Ramazan başlamış!

80 yaşında ölürken...

Latifesi bir yana inançla ızdıraba aday olan adanmış ruhlar, 1 ay süreyle metafizik bir gerilim, sabır ve olgunlaşma sürecini yaşarlar.

Psikolog Jurgen Von Scheidt'in lisanıyla oruç, kendini eşyaya bağımlı hissedenlerin prangalarını kırma ve maddeden bağımsızlaşma sürecidir.

Gerçekten çekilen ızdıraplar, boyutu ve kimyası ne olursa olsun, ruhu olgunlaştırırlar.

"Saf Aklın Tenkidi"yle maruf meşhur düşünür Immanuel Kant, 13 yaşında annesini kaybedince tanışır ızdırapla.

Ve dudaklarından kelime kelime ızdırap çekmeyenlerin hayatın esrarını anlayamayacağı düşüncesi dökülür.

80 yaşında ölürken "Has is gut" der, "hayırlısı budur".

Orucun verdiği ızdırapla kışın soğuğunu iliklerine kadar hissedenler için özlenen bir baharın tadıdır bayram.

Dereden kana kana su içerken, membaını hatırladığın zamandır.

Gönül alıcı sözlerle uğursuz bulutları dağıtma, kalpleri okşama zamanıdır.

Kusurların unutulup, iyilik ve güzelliklerin ilişkilerimizi tezyin ettiği lahzalardır.

İnsanın kendine karşı kazandığı zaferi kutlama günüdür.

Kutlu bir ferman

Gençliğin bir anda geçtiğini bilip ihtiyarlığın da derhal geçeceğini idrak edenlerin bahtiyarlığıdır.

Sağırların bile duyabileceği muhabbet ve şefkat kuşunun kanatlarını çırptığı zamandır.

Şeklin, cismin ve şekerin değil muzaffer ruhların bayramıdır.

Birlikte düşmek için değil birlikte yükselmek için birbirimize tutunduğumuz zaman.

Cenap'ın dediği gibi gölgede yaşayan güneşi göremez.

Ramazan Bayramı güneşi görmek için sıcakta yanmaya talip olanların günü.

"Ivan Denisoviç'in Bir Günü" yazarı Soljenitsin, "Rusya'nın başına gelen felaketler Allah'ı unuttukları içindir" diyor.

İşte Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı'nın önemli bir faydası da oruç tutana da tutmayana da Allah'ı hatırlatmasıdır.

Öyle bir bayramdır ki siyasal ve sosyal çekişmeye mahal bırakmayan, "bence..."si olmayan, faniden değil sınırsızdan neşet eden, gördüğümüz duyduğumuz âlemden değil ötelerden gelen bir mesajdır bu.
Ölümle geçilecek kritik bir tünelin ötesinden gelen kutlu bir ferman.

Önündeki gecenin zifiri karanlığını yırtmak için gündüzlerde kandilini hazırlayanlar için eşsiz bir müjde.
Lakin buruk bir bayram müşahede ediyoruz.

Arakan'da akan kan ve gözyaşı...

Suriye'de mazlumların feryadı figanı...

Şeytanlara parmak ısırtan terörün cinnetiyle Ramazan'a girip bayrama çıkamayan şehitlerimiz...

Ve yüreğimizi burkan daha pek çok acı ve ızdırap...

Bu düşüncelerle tüm âlem-i İslam'ın Ramazan Bayramı'nı tebrik eder, huzur ve saadet dolu istikballer dilerim.