Rusların yükseliş ve düşüşü
Rusya kuzey sınırlarımızda 500 yıldan beri yayılma ve yürüyüş halindedir. Rusya güneye doğru baskı yaptığı gibi kuzeye ve güneye de sarkmış ve bunun sonucu olarak büyük topraklara egemen olmuştur. Rusya'nın yıldızının parlaması ve talihinin dönmesi Timurlenk'e kadar uzanır. Timurlenk'in hızlı yürüyüşü ve hareketi ve fecr-i kazip gibi ortaya çıkışı, tuluu Ruslara yaramıştır.
Rusya kuzey sınırlarımızda 500 yıldan beri yayılma ve
yürüyüş halindedir. Rusya güneye doğru baskı yaptığı gibi kuzeye ve
güneye de sarkmış ve bunun sonucu olarak büyük topraklara egemen
olmuştur. Rusya'nın yıldızının parlaması ve talihinin dönmesi
Timurlenk'e kadar uzanır. Timurlenk'in hızlı yürüyüşü ve hareketi ve
fecr-i kazip gibi ortaya çıkışı, tuluu Ruslara yaramıştır.
Onların önünü açmıştır. Oğul Bush'un Afganistan ve Irak işgallerinin de
Rusya'nın işine yaraması gibi. En azından petrol fiyatlarını artırarak
boş Rus hazinesinin dolmasına yol açmıştır. Kazandığı Müslüman nefreti
üzerinden mevzii kaybederek bu gerilediği alanlarda boşluğun bir
kısmının Ruslar tarafından doldurmasına vesile olmuştur. Askeri
hamlelerin sonuçları da aynen 'kime niyet kime kısmet' şeklinde tecelli
eder. Askeri sonuçlar her zaman simetrik siyasi sonuçlar doğurmaz.
Timurlenk'in Altınorda devletini ezip geçmesi Rusların önünü açmıştır.
Moskova Knezliği, Altınorda baskısından kurtularak hamle gücüne kavuşmuş
ve ardından 1552 yılından itibaren güneye yürümüş ve Kafkaslar'a kadar
inmiştir. Altınorda devleti bölündükten sonra, Kazan ve Astrahan'da
kalan cepleri de Rus hamleleri karşısında tutunamamıştır. Bunda hamle
gücünü kaybetmesinin ve iç çekişmeler yaşamasının büyük rolü vardır. Rus
tarihinde üç önemli dönüm noktası vardır. Bunlardan ilki Altınorda
devletinin yıkılması ve altından Rusların çıkmasıdır.
¥
Rus tarihinin ikinci önemli olayı ise Napolyon'ın Rusya çıkarmasıdır.
Napolyon Zülkarneyn gibi iki yönlü bir çıkarma yapmıştır. Bunlardan
birisi güneye diğeri ise kuzeyedir. Güneye olan Mısır çıkarmasıdır ve
1798 yılında gerçekleşen bu çıkarma Akka önlerinde durdurulmuştur.
Durdurulmasaydı Osmanlı'nın toprakları işgal edilecek ve belki de İsrail
erken bir dönemde kurulacaktı. Zira İngilizlerden önce Yahudiler
Napolyon'un aracı milleti olmuştur. Ortadoğu'ya onların rehberliğinde
gelmiştir. Napolyon'un şarka hamlesi Osmanlı'nın büzülmesine yol
açmıştır. Başarısız da olsa Napolyon'un hamlesinin Osmanlı üzerine iki
yıkıcı sonucu olmuştur. Bunlardan birisi Osmanlı ve İslam topraklarına
modernizmin tohumları ekmesi ve bu hamlenin sömürgeciliğin kapısını
açmasıdır. Napolyon'un şarka başarısız hamlesinin ardından 1812
tarihinde Rusya'ya yönelmiştir. Napolyon Moskova'yı almakla birlikte
tarihteki Kahire yangınlarına benzer bir biçimde Moskova yangını
yaşanmış ya da kundaklama sonucunda Moskova alev alev yanmış ve ağır kış
şartları nedeniyle Napolyon Ruslara karşı kazandığı savaşın tadını
çıkaramamış ve coğrafya şartlarına mağlup olmuştur. Deplasmanda
olmasından ve Fransa'ya uzaklık ve yabancı topraklar nedeniyle eriyerek
çekilmek zorunda kalmıştır. 7 Eylül 1812 günü gerçekleşen Borodino
Savaşını kazanmasına ve Rusları kırmasına rağmen düzenli çekilememe
nedeniyle yaklaşık yarım milyon askerini telef etmiştir.
¥
Ruslar, Napolyon çıkartmasına veya askeri hamlesine karşı verdikleri
savunmayı '1812 vatanperverlik savaşı' diyorlar. Hitler'e karşı
verdikleri savaşa da 'Büyük Vatanperverlik Savaşı' diyorlar. Ruslar
eylül ayında (2012) Napolyon bozgununun 200 yılını kutladılar. Ruslar
açısından Napolyon'un başarısızlığı veya maceraperestliği yeni bir
yükselme döneminin kapısını açmıştır. Ruslar hamle gücüne kavuştukları
gibi önlerindeki engeller de kalkmıştır. Kendilerine olan özgüvenleri
tavan yapmıştır. Batı'dan esen milliyetçilik rüzgarları Osmanlı'nın
temellerini sarsar bu da Rusların Balkanlar'a ve Kafkaslar'a sarkmasını
kolaylaştırır ve hızlandırır. 1877-78 savaşından sonra Ruslar Türkler
üzerine askeri baskılarını artırırlar. Savaş sırasında yıkılmasaydı
Çarlığın işi İstanbul'u işgal olacaktır. Böylece Üçüncü Roma olarak
tasvir ettiği Moskova ile birlikte İkinci Roma'yı da ele geçirmiş
olacaktı.
Hitler de Napolyon gibi aynı yanlışa düşmüş ve Rusya bataklığına
saplanmıştır. Hitler'in yenilmesi ve Churchill'in Stalin'i tercih
etmesiyle birlikte Ruslar Avrupa'ya sarkmışlardır. Bununla birlikte
Churchill'in 'hazmetme kapasitesi' olarak nitelendirdiği husustan dolayı
Ruslar işgal ettikleri Avrupa'nın yarısını ancak 45 yıl ellerinde
tutabilmişlerdir. 1968 Prag Baharı 1989 yılında Doğu Avrupa Baharına
dönüşmüş ve meyvesini vermiştir. Ruslar Avrupa'dan çekilmek zorunda
kalmışlardır. Bu Moğolların fiili olarak İslam alemini istila etmesinden
sonra kimlik olarak aşınmalarına ve erimelerine benzer. Zira Ruslar
şarklı batılılardır. Batı medeniyetinin zayıf yüzünü temsil ediyorlar.
Burada Putin'le ilgili önemli bir remiz vardır. Putin, yıkılmadan önce
Doğu Almanya'da KGB'yi temsil etmektedir. Rusların Avrupa'dan çekilmesi
onun da şahsi bir kaderidir. 1989, esasında çıkış noktası Fransız
devriminin estirdiği ideolojiler yüzyılının (iki yüzyıl) kapanması ve
sağ sol ayrımlarının sona ermesidir. İdeolojilerin yerini küreselleşme
almıştır. 1989, 200 yıllık Fransız Devriminin etkisinin sıfırlanması
anlamına geliyor. 1989 yılından 22 yıl sonra ise Arap Baharı esmeye
başlamıştır. O da Fransız Devriminin Ortadoğu'daki etkisini sıfırlıyor.
Bu bahar da Rusya ve çıkarları için ikinci Berlin duvarının yıkılması
anlamına geliyor. Yine Rusya'nın başında Putin var. Siyasi düzen olarak
Putin özelinde Rusya, totaliterlikten otoriterliğe geçişi veya klasik
çağa geri dönüşü temsil ediyor.